Geçmişdeki Hayaller, Bugünkü Gerçekler!

8 Şubat Jules Verne'nin doğum günüydü. Hiç farkettiniz mi? 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başından itibaren birçok bilim kurgu romanı ve filmi, günümüzde artık gerçek oldu ya da olma yolunda. 1865'de Ay'a yolculuk romanı ile Jules Verne uzay yolculuğunu hayal etmişti ve mucize, 20 temmuz 1969'da Amerikalı astronot Neil Armstrong'un Ay'a ilk adım atmasıyla gerçekleşti.

Şimdiye kadar gözlemlediğim gerçek; hayal gücü, eğitim ve merak her şeyin temeli olduğu.

Hayal gücünüz yoksa merak etmezsiniz, merak etmezseniz öğrenemezsiniz ve öğretemezsiniz. Dünyadaki sayılı ve saygılı tüm bilim adamları önce merak eder, sonra belirli bir konuda varsayımlar hayal eder, teoriler üretir, kanıtlar, başkalarının merakını uyandırmaya çalışır ve sorulara rasyonel yanıtlar aramalarını sağlarlar.

Günümüzde en yaygın Bilim Kurgu konuları; Işınlanma, nano-teknolojiler, ışık hızı, yapay zeka, zaman yolculuğu... Aklınıza gelemeyecek kadar çok konu mevcut. Söz ettiğim birkaçı üzerinde yaklaşık 50 yıldır araştırmacılar çalışmakta ve bazıları da gerçekleşti. Ama çoğu, askeri kullanım için henüz toplumdan gizli tutulurken, bildiklerimiz askeri gizliliğe artık gereksinim duyulmayan teknolojiler.

Nano Teknolojiyi duymuşsunuzdur, ne yazık medyalar bu kelimeyi fazla genelleştirdi ve yanlış kullanıyor.Peki nano teknoloji nedir? Aslında henüz toplumda kullanılamayacak ve üretimi aşırı derecede maliyetli ürünlerdir. Şu anda yalnız laboratuvar ortamında deney amaçlı kullanılmaktadır. Şöyle düşünün: Çevrenizde gördüğünüz herşey, bilgisayarınız, arabanız, televizyonunuz, telefonunuz gördüğünüz boyutlarda değiller. Hepsi bir atom veya molekül büyüklüğünde. (Nanoteknoloji diye sunulan boya badana reklamlarına inanmayın!)

Işınlanmaya gelince: Her şey 1997'de başladı, Anton Zeilinger ve ekibi (Avusturya Innsbruck Üniversitesi) ve Francesco Martini (İtalya Roma Üniversitesi) Quantum Mekaniğine dayanarak bir foton ışınladılar. 1999'da Amerika'da Los Alamos laboratuvarı ve California Teknoloji Enstitüsü (Caltech) aynı deneyi gerçekleştirdi. İleri zamanlarda sırayla atom, molekül, cansız cisimler, organik maddeler ve en son olarak da insanlar ışınlanabilecek.

Ünlü fizikçi Albert Enstein'ın teorilerine dayanarak ışık hızına yakın bir hızda seyahat etmek üzere, ilk 1980'lerde büyük ekranda oynayan ve bu yıl yenilenmiş olarak gösterime giren Tron filmindeki gibi dev bir uzay yelkenine yakın tasarımlarla, olası bir uzay yolculuğuna hazırlık için Japonlar, Avrupalılar ve Amerikalılar elele çalışmaktadır.

Sizin anlayacağınız hayal ürünleri, gerçek ürün yaratanlara ilham veriyor!

Yapay zeka uzun zamandır askeri amaçlarda kullanılmakta.Bilinen en gelişmiş örneği, IBM'in Deep Blue super bilgisayarı.

Sözümü yapay zeka ile bitirmek isterim. İsviçre'de Henry Markram laboratuvarları Blue Brain projesinde bir insan beyninin digital modelini tasarlıyorlar. Genetik hastalıklara karşı tedavi olmak için ya da bambaşka alanlarda, yeni ufuklar açmak için. Kim bilir?

Ve nedense bunların hepsini Batılılar araştırıp yaratıyor ve geliştiriyorlar. Biz ise sadece tüketici ve seyirci olarak kalıyoruz.

Merak ediyorsanız!

Tavsiye ettiğim yazarlar:

  • Jules Verne 
  • Philip K Dick
  • Arthur C. Clarke
  • Frank Herbert

Tavsiye ettiğim filmler:

  • Blade Runner (Ridley Scott)
  • Welcome to Gattaca (Andrew Niccol)
  • Minority Report (Steven Spielberg)
  • Screamers (Christian Duguay)
  • Johnny Mnemonic (Robert Longo)
  • 451 Fahrenheight (François Truffaut)
  • Soylent Green (Richard Fleischer)

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

  • Profil Resmi
    @Ihsan A. neredeyse 7 yıl önce...

    Sevgili Gökçe, çok doğru...Yaşadığım 1950'li yıllarla bugünü karşılaştırdığımda özellikle teknoloji alanında çok şeyin değiştiğini gördüm. Daha neler göreceğiz bilinmez. Gönül ister ki birileri Türkiye'de yaşayan böyle genç beyinlere sahip çıksın!!!

  • Profil Resmi
    @Eozkan Ebru 6 yıldan fazla önce...

    Bunların hepsini Batılılar araştırıp yaratıyor çünkü bizim daha önemli işlerimiz var. Neler mi? Kafanın dışıyla uğraşmak, onu bohça gibi bağlayıp içindeki insanı nasıl yok ederiz, bu ülkeyi nasıl geri bırakırız diye düşünmek ve bunun için çaba harcamak...

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR