Erdoğan’ın Akıl Hocası Kim

“Ben Suriye’ye 4 adam gönderir, Türkiye tarafına 8 füze attırırım. Problem değil, ben gerekçe üretirim. Gerekirse Süleyman Şah Türbesi’ne bir saldırı düzenleriz.”

Savaş için gerekçe uydurulabileceğini belirtiyordu MİT Müsteşarı.

MİT ajanları sanki Suriyeliymiş gibi Türkiye’ye saldıracak, böylece savaş için uluslararası kamuoyu ikna edilecekti.

Tıpkı…

Tarih: 31 Ağustos 1939.

Gece saatleri...

Polonya sınırındaki Almanlara ait Gleiwitz radyo istasyonu, Polonya üniformalı kişilerce basıldı.

İstasyonu korumakla görevli Alman askerleriyle Polonya üniformalılar arasında çatışma çıktı, Franciszek Honiok isimli bir “işgalci” de öldürüldü.

Radyoyu ele geçiren kişiler, Polonya’nın resmi dili Lehçe’yi kullanarak Almanya’yı hedef alan yayınlar yaptı.

Baskından saatler sonra, 1 Eylül 1939 günü...

Alman radyosundan “Polonya hudut birlikleri bu gece sabaha karşı Gleiwitz’de Alman hududuna tecavüz ederek Alman askerlerine kayıplar verdirmişler, radyo verici istasyonunu tahrip etmişlerdir” duyurusu yapıldı.

Adolf Hitler önderliğindeki Almanya, Polonya’ya saldırarak 2. Dünya Savaşı’nı başlatmıştı.

DÜZMECE OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

Aslında...

Gleiwitz radyo istasyonuna girenler Polonyalı değildi. Savaş için gerekçe yaratmak isteyen, Polonya üniformalı Nazi ajanlarıydı. Başta Almanlar olmak üzere, tüm dünya “Polonya’nın saldırganlığına” inandırılmak istendi ve bunun için kendi topraklarına kendileri saldırdı.

Öldürülen Franciszek Honiok ise Alman asıllıydı ve Polonya taraftarı olduğu iddiasıyla Naziler tarafından tutuklu bir esirdi. Mizansen saldırı yapılmadan zehirle öldürülmüş, daha sonra kurşunlanıp Gleiwitz radyo istasyonunun önüne bırakılmıştı. Böylece çatışma izlenimi de verildi.

Savaşa gerekçe için öldürülen Franciszek Honiok, 2. Dünya Savaşı’nın ilk kurbanıydı.

Tarihe “Gleiwitz Vakası” olarak geçen bu düzmece saldırının detayları, Nürnberg Duruşmaları tutanaklarındaki Alfred Helmut Naujocks’un itiraflarıyla ortaya çıkacaktı. SS provokatörü Naujocks, savaş oyununu kendisi hariç 4 Nazi ajanıyla tertiplediğini söyledi.


Bugün bakıldığında; Başbakan Erdoğan’ın dünya tarihindeki kirli maziyi günümüze taşıdığını görüyoruz. “Cami bombalayacaklardı” yalanından, “Camide içki içtiler”e ve şimdi de “Savaş için türbeye saldırı” planlamaya...

Gelin görün ki; öğrenmek için Nürnberg Mahkemeleri beklenmedi. Belki bugün değil ama bir gün, o mahkemelerde savaş suçu delili olacak konuşmalar tarihe geçti. Ve bir kez daha pekiştirdik ki; savaşta önce gerçekler ölüyor.

Erdoğan ve ekibinin bundan sonra yapacağı en güzel şey ise; Nürnberg’i beklemeden bütün günahlarını açıklamak.

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR