Gericiliğin Köpekleşme Merakı

Tarihimizin en zalim iktidarlarından biriyle karşı karşıyayız. Çocuklar ve gençler sokak ortasında öldürülmekte, aileleri yuhalatılmakta ve ahalinin de bunu alkışlaması istenmektedir. Alkışlayanlar ve yuhalamayı normal karşılayanlar olduğu biliniyor.

Zalimler için bu kadarı yeterli değildir. Öldüremediklerini gericileştirmek, kendilerine benzetmek istemektedirler. Osmanlıca tartışması ve karma eğitimin kaldırılmaya çalışılması bu yüzdendir. Büyük bir ataktır ve zalimler bu yükün altından kalkmak için yardıma muhtaçtır. Tecrübelerinden, yardıma koşacakların hazırolda beklediğini bilmektedirler.

Ümit Kıvanç’ın “Osmanlıca AKP’den çok daha önemli konu” başlıklı yazısını da bu türden bir yardım faaliyeti başlığı altında incelemek mümkündür. Kıvanç yazısında “Bizim Osmanlıca bilmiyor, özellikle okuyamıyor oluşumuz, akıl almaz bir durumdur, muazzam bir vahamettir, korkunçtur. Bu eksikliği hissetmeyen, boyutlarını kestiremeyen, cahildir veya kötü niyetlidir” demektedir. Bu kadarla kalsa yine iyi. Kıvanç devamla bu durumun insanlık suçu olduğunu ileri sürmekte, cumhuriyetin yaşadığı sorunları, Kürtlerle ve Alevilerle ilgili meseleleri buraya bağlamaktadır.

Ümit Kıvanç’a göre Osmanlıca’ya karşı çıkmak “dangıllık”, dalga geçmekse “hıyarlık”tır. Ağır mı geldi? Gelmesin. Kıvanç’tır söyler. Merdan Yanardağ yeni kitabı Liberal İhanet’te Kıvanç’ın “hiçbir zaman devrimci olamamanın yarattığı derin kompleksin yol açtığı bir hırçınlık” yüzünden ağzını bozduğundan bahseder. Yanardağ’ın tespiti pek yerindedir. Ciddiye almamak ve söz konusu yazıda geçen hıyarlık ile Türkçe sözlüklerde yer almadığı için klavye başında kızgınlıkla uydurulduğunu tahmin ettiğimiz dangıllık türü lafları bozuk bir ruh halinin sonucu olarak değerlendirmek gerekmektedir. Zamanında solcuların 12 Eylül’den daha acımasız olduğunu söyleyebilmiş, antiemperyalizmi sol içindeki milliyetçilik diye tanımlamış, çalıştığı polis bülteni Taraf gazetesini “sosyalistlerin doğal müttefiki” ilan etmiş birisinden bahsediyoruz sonuçta.

Islahat, inkılab ve inkilab

Osmanlıca tartışmalarının bir diğer eli bayraklısı da Ömer Tuğrul İnançer oldu. Kamuoyu İnançer’in adını ilk olarak hamile kadınların sokakta gezmemeleri vecizesini yumurtladığında duymuştu. Osmanlıca ve Harf İnkılabı hakkında yaptığı açıklamalardan İnançer’in formundan bir şey kaybetmediği anlaşılmaktadır.

İnançer’e göre tarihin en büyük kütüphane cinayetidir. Bir gecede Türkiye’nin bütün kitapları okunamaz hale gelmiştir. Bu durum İskenderiye ve Bağdat kütüphanelerinin yakılıp yıkılmasından daha fecidir. İnançer “inkılab” ve “inkilab” kelimelerinin benzerliğinden yola çıkarak Osmanlıca’dan vaz geçmenin köpekleşme olduğunu söylemektedir.

Köpekleşme nereden mi çıktı? Kısaca açıklamaya çalışalım.

“İnkılab” değişim, bir halden başka bir hale dönüş anlamına gelir. Değiştirme anlamına gelen “kalb” kelimesinden türetiliyor. “Sulh” kökünden gelen “ıslahat”ın, yani “iyileştirme”nin yerine kullanılmaya başlanması siyasi hayatımızda yaşanan köklü değişimlerin sonucudur. Kısacası inkılab basit bir kelime olmanın ötesindedir. Aydınımızın Tanzimat ıslahatçılığından kopuşunu simgeliyor.

Gericiler hem değişimden hem de “inkılab”ı siyasi hayatımıza sokan Jöntürklerden nefret ettikleri için bu kelimeyi hiç sevmediler. Bir ses benzerliğinin ardına sığınıp, “kelb”den türeme “inkilab” demeyi tercih ettiler. “Kelb” köpek, “inkilab” köpekleşme manasındadır. Mesele budur. Bir başka deyişle Türk gericiliğinin köpekleşmeye olan merakının nedeni devrim ve Jöntürk düşmanlığıdır. Kıvanç ve İnançer’i birleştiren bu zemindir.

Siyasi tarihimizde köpekleşmenin farklı tanımları da mevcut. Örneğin Namık Kemal Hürriyet Kasidesi’nde “Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir/ Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten” diyor. Bugün kullandığımız Türkçe’ye “Dünyada zalimin yardımcısı alçaklardır; insafsız avcıya hizmet eden köpektir” diye çevirebiliriz. Buradan yola çıkarak Türk ilericiliğinin özgürlüğüne sahip çıktığını ve zalimlere hizmet etmeyi köpeklik olarak gördüğünü söyleyebiliriz. Arkamızda müthiş bir aydın geleneği var. Gurur duymamız gerekiyor. Gurur duymamız ve yolumuzu, gençleri sokakta insafsızca avlayan zalimlere hizmet edenlerden bir an önce ayırmamız…

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR