Nefese Talip Olmak

Ona talib olanlar, seçilir…

Hak ediştir seçilmeye sebep…

Hak edenlere tatlı, eğlenceli bir yol görünür. Fark edemez sizden başka kimse o merak uyandıran yolu. Bazen bir ahu gözdür bu, bazen bir servi boy…

Dediğim gibi, tatlıdır, eğlencelidir ilkin. Bu cazibe, yörüngeye girmenize sebep olur. Mest olmuş bir halde döner durursunuz…

Yaklaşır, yaklaşır, yaklaşırsınız…

Yaklaştıkça yüzünüze çarpan hararetle ayılırsınız. Ha deyince tutacağınız kadar yakınınızdadır fakat yüzünüze vuran sıcaklık ürpertir. Her seçilmiş gibi, azıcık daha, azıcık daha, sözde temkinle, yaklaşırsınız ona…

Bir anda, ne olduğunu anlayamadan alev alır her yanınız… İbrahimî bir ateşin tam orta yerinde olduğunuzu fark edersiniz. Panikle bir o yana, bir bu yana koşarsınız… Doğru-yanlış algınız yok olmuştur, yön mefhumunuzu yitirirsiniz…

Nefessiz kalınca teslim olursunuz…

Yakan ateşin har’ı o kadar yüksektir ki, acıdan uyuşur tüm benliğiniz… Yapacak bir şey kalmamıştır. İş işten geçmiştir. Kurtulamayacağınızı fark edersiniz. Kurtulmak da istemezsiniz.

İşte o an, yanmanın acısından sıyrılırsınız. Bir bir uzuvlarınızı kaybederken, birer birer yok olurken sizi siz eden ne varsa, hüzünle izlersiniz sadece tüm bu yok oluş sürecini… Şahit olursunuz kavrulan kendinize…

Uzuvlar yok oldukça, “kendiniz” varlıktan yokluğa geçmeye başlar. Hafiflemişsinizdir… Yükselirken, sizden geriye kalan bir avuç külden başkası değildir.

Son bir kez bakarsınız küle… Gülümsersiniz gördükleriniz karşısında… Esen rüzgârda kaybolan külleriniz, sizi Hiç’lik mertebesine çıkarmıştır.

Hiç’lik, sizi yakan ateşi öyle bir yakar ki, ateş de yok olur… Ateş yanar mı? Yanar elbet…

Siz, ateş ve her ikinizin küllerini sıyırır Nefes’in rüzgârı…

Nefes o an zuhur eder…

Ateşi hâk eden, sizi kül edenin Nefes olduğunu anlarsınız…

Nur olursunuz…

Ateşin özünde yükselmek, toprağın özünde düşmek vardır ey Talib!

Sen hiç olduğunda özün olursun…

Seni libaslarından sıyırınca Nefes, sen, sen olursun…

Öz olursun…

O olursun…

O sana ilk bakan, cezbeden kimdi? Gözlerini kime ödünç vermişti?

Gören mi, bakan mı?

Kim kimin cazibesine kapılmıştı?

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR