Adalet Bir Erdemdir

Konuştuklarımız boş.

Söz uçar yazı kalır diyoruz ama bu yazdıklarımız da boş. Dolayısıyla sizin okuduklarınız boş.

Zeytinler kesilsin mi kesilmesin mi? Soruya bakın. Kesilsin gitsin belki de. Tabii ya. Zeytin değil mi sonuçta.

Gerçekten kaç kişinin umurunda?

Dokunulmazlıklarına dokunulanlar için adalet yürüyüşü gerçek mi mesela? Adalet her zaman herkese lazım denirken ciddi mi söyleyenler? Ciddiyet gerçeğe dönüşsün diye türkülü, halaylı, umutlu, dilekli yürüyüşlerin işe yarayacağını düşünenler, ‘yürümekle yollar aşınmaz’ fikrinin zikrinden başka karşılıklar bekliyorlar, öyle mi?

Zeytinin meyvesini yersin, yağını yersin/içersin, yaprağını çay yaparsın, gölgesinde oturursun, asırlık ağaç cinsidir, dolayısıyla canın isterse dertleşir akıl da alırsın… Yağ dediğimiz üstelik vücuda girip de insanı sağlıklı ve kafası çalışır yapan en önemli maddedir. Dolayısıyla zeytin, sadece zeytin olduğu için değil, menfaatlerimiz için de değerli ya, o zaman hemen sesimizi yükseltip kesilmesini engelleyelim. Yurt genelindeki binlerce ağacın ve insanın akıbeti bizim etkileşimde olduğumuz sosyal ağlarda yaratacağımız yaygaraya bağlı. Ancak tabii işlerin bu raddeye varması için, dokunulmazlıkları gereği kimseye de dokunmamış olanlara dokunulması gerekecekti. Zeytin için yürünecek değildi elbet.

Diğer taraftan, zeytin bu, ot değil ya! Kuru ot, yani saman ithal edilir, ama zeytin asla! Buğday, nohut, mercimek, kurufasulye beslenmemizde demirbaşlar olsa da ithal edilebilir gayet normal. Tohumları ise mutlaka ithal edilmelidir, ama zeytin asla! Zeytin kutsaldır, yaban ellere değmiş olursa haram olur bize. Ama diğerleri neredeyse olmasa da olur. Fakirlik sınırında yaşayan koca bir toplumun sofrasının başköşesinde ekmek, pirinç, bulgur, mercimek misal, olmasa da olur, zaten gluten son derece zararlı, yerine lıkır lıkır zeytinyağı içer beynimizi çalıştırırız olur biter. Zeytine dokunmayın aman, geri kalan her şey sizin olsa olur yani…

Sadece İstanbul inşaat faciasına kurban gitmedi. Türkiye’nin dört yanı harala gürele düğüne çeyiz yetiştirir gibi inşaat molozuyla bezeli. Çeviriveriyorlar site alanını metal inşaat bariyerleriyle, içinde kestikleri çamlar, meşeler, çınarlar, daha da evnavi ağaçlar çatır çatır bir gecede yerle bir oluyor. Mesela İstanbul’da ‘Burası yeni İstanbul’ posterleriyle kaplı reklam panolarında gösterilen yerler eskiden çorak Mars toprağı mıydı diye sormak lazım değil mi? Aynı adalet işlesin o zaman, zeytini kurtarırken o sessizce kesilip pişkince üzerinde gülümsenen ağaçların da hesabı soruluversin.

Uzatmayalım bu sefer, yekden soralım bakalım, zeytinime dokunmacılar da cevap versin.

Bu ülkede kaç hektar alanda yerel tohum ile ekim dikim yapılabilmektedir?

Hadi ülkeye GDO’lu ürün giremiyor kabul edelim, hibrit tohumlar ve bunlara ait kimyasalların yıllardır zehirlediği toprakların bir gün temizlenmesi mümkün olacak mıdır?

Anadolu’da kaybolan endemik bitki sayısı kaçtır?

Anadolu’da önümüzdeki on yıl içinde kaybolması kesin olan endemik bitkiler hangileridir?

Çiftçi Kayıt Sistemi dahilinde belirttiği ürünlerin ekim dikimini yapabilen çiftçi kalmış mıdır?

Karadeniz incisi fındık ve çayın akıbeti nedir?

Elli yılı aşkın süredir havadan, karadan ve sudan zirai ilaçlamaya maruz kalan 783.562 kilometrekarelik topraklarda temiz ürün verebilecek, bu zehirlerin hiç bulaşmamış olduğu yerler var mıdır?

Büyük tonajlarla hayvan yemi olarak ithal edildiği söylenen mısır, soya, buğday ve benzerlerinin hangi bölgede hangi hayvanların beslenmesinde kullanıldığının envanteri tutulmuş mudur? Yoksa insan da bir sosyal hayvan mıdır?

Sadece son bir yıl içinde o, bu, şu sebeple, yerine dikildiği! söylenenlere bakılmaksızın, toplam kaç/ hangi cins ağaç kesildiğinin dökümü var mıdır?

Bütünşehir Yasası ile 51 il bütünşehir statüsüne geçirilir,1.023 belde belediyesinin ve 16.082 köyün tüzel kişilikleri de ortadan kaldırılır, köylü nüfus yok edilirken, bu siyasi ve ticari zemin hazırlama işine, yani toprağın, suyun ve gıdanın metalaştırılmasına, nasıl göz yumulmuştur?

Kanun Hükmünde Kararnameler ile14.6 milyon hektarlık Türkiye meralarının imara açılması, yani amaç dışı kullanılabilmesi, yani otel, motel, ev bark yapılabilmesi mümkün hale geldiğine göre, hayvancılıkta endüstriyel dışı seçenek kalmış mıdır?

Ben size bir şey söyleyeyim mi? Tüm bunların cevapları için kılınızı kıpırdatmadıysanız, yaygara koparmadıysanız, yürüyüş yapmadıysanız, o zeytinler bile size hakkını helal etmeyecektir.

Bu bir çifte standart olup neredeyse genetiğimize işlemiştir.Samimiyetsizlik gereği kimine aval aval bakıp kimine celallenmek yolun doğasından olsa gerektir.

Altı aylık kızım var. Bir şey için tutturduğunda, hoop azıcık ses tonumuzu değiştirip başka bir yöne çeviriyoruz, hemen unutuyor tutturuğunu. Dokuz yaşında bir oğlum var. Tablette oyun oynamak için ısrar ettiğinde, hooop hadi basketbola diyoruz, unutuyor ısrarını. Onbir yaşında bir oğlum daha var, çikolata yemek için yalvardığında, hooop bir film izlemeyi olmadı sinemaya gitmeyi öneriyoruz, çikolatayı anmıyor geri. Hatta küçük cins bir köpeğimiz var evde, bebeğin oyuncaklarına musallat olduğunda çıkarıyoruz ortaya çıngıraklı topunu, gözüne görünmüyor artık bebeğin oyuncakları…

Yani hanımefendiler ve beyefendiler, bir aldatan varsa aldananın olması son derece olağan. Neyle aldatıldığımız ise bir dram. Geçici hoopların kısa süre sonra ‘hoppalaya!’ dönüşmesi ise sıradan.

Yani benim anladığım bu hayattan, ot da lazım ağaç da, arı da lazım ayı da, domates de lazım bamya da. Yoksunluk, tüketmişlik, kaybetmişlik çarkın dönüşünü toptan keser. Sonra o keser döner, sapı da döner, gün gelir hesap da döner.

Zeytinim de zeytinim diye tutturma. Zeytin asırlık da çam, meşe, kayın, çınar, köknar, hatta nar, hatta fıstık, hatta fındık akşamdan sabaha mı büyüyor? Ayıptır, yazıktır, günahtır. Birini diğerinden ayırma.

Zeytinim deme, ağacım de, toprağım de, tohumum de, ekinim de, vatanım de!

Zeytin için susmayacaksan, incir için de konuş, çay için de, pamuk için de konuş buğday için de.

Ki ben de sana inanayım.

Ki ben de adalet diyen dillere kurban olayım.

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR