Köksüz Ağaçlar Ülkesi

Çınar;

Anavatanı Kuzey Amerika… Kökleri oldukça sağlam, dalları kalın… Çok hızlı büyüyorlar… Ömürleri de bir hayli uzun. Yaşlı çınarların, içleri çürüse bile yaşamaya devam edebilecek kabiliyetleri var. Nemli, direk güneş alan ve biraz gölgeli bölgelerde sağlıklı bir şekilde yetişebiliyorlar…

Yani;

Kurak ve soğuk bir bölgeye getirip koysan, olmaz.

Büyüyemez…

Var olmadan yok olur, gider…


Erguvan;

Baklagiller familyasından… Çalıya benzer bir ağaççık… 10 metreye kadar uzayabilir.

Toprağa azot bağlaması yönünden farklı bir özelliğe sahip; havadaki serbest azotu toprağa bağlar, bu azotu hem kendisi hem de çevresindeki diğer bitkilere kullandırır.

İlkbaharda, morumsu-pembe çiçekler açar. Işık ağacıdır. Dondan etkilenir…

Yani;

Soğuk mu soğuk bir iklimde yapamaz.

Morumsu-pembe çiçekleri açamaz…

Var olmadan yok olur, gider…


Ladin;

Çamgiller familyasından… Bir orman ağacı… Her daim yeşildir… Tepesi piramide benzer. Yaprakları iğne gibidir. 30-40 metre kadar uzayabilirler. Kuzey Yarım Kürede, soğuk ve ılıman yerde yetişir…

Yani;

Sıcak bir yerde yetiştirmeye zorlasan, olmaz.

O iğne gibi yapraklarını ne yaparsan yap, çıkaramazsın…

Var olmadan yok olur, gider…


Okaliptüs;

Mersingiller familyasından… Boyları 100 metreyi geçebilir. Mor renkte çiçekler açar ve her zaman yeşil kalmayı başarır. Yaprağının içinde okaliptüs yağı ve reçineler vardır.

Bütünüyle Avustralya’ya adapte olmuştur; çok azı Yeni Girne ve Endonezya’da bulunur… Yani;

Kökünden tutup, gidip zoraki Afrika’ya eksen, tutunmaz; tutunamaz.

Ne dersen et, adaptasyon sağlayamaz…

Var olmadan yok olur, gider…


Defne;

Parlak ve yeşil yapraklı bir ağaç… 18 metreye kadar uzayabilir. Dört mevsim boyunca yemyeşil kalır. Yaprağında esansiyel yağlar bulundurur. Meyvesi, zeytini anımsatır.

Akdeniz iklimine has bir bitki türüdür…

Yani;

Karasal iklimde yapamaz.

Buz gibi havada, değil 18 metre, 1 metre bile boy atamaz…

Yaprakları öyle ışıldayamaz…

Var olmadan yok olur, gider…


İnsanlar ve toplumlar da böyledir işte… Tabiatlarına aykırı bir ortamda yapamazlar.

Doğaları onlara neyi emrediyorsa, onu yapmak zorundadırlar. İçlerindeki dürtü ne yöndeyse, onlar da o doğrultuda hareket ederler.

Yani;

Benliklerinde Ortadoğu’nun karanlığı yaşarken, Batı’nın ışığını kabullenemezler; olmaz.

Cehaletleriyle övünüyorlarken, aklı ve mantığı en baş sıraya koyamazlar…

Her bir yanlarına haksız rekabet bulaşmışken, adil davranamazlar…

İçten içe nefreti büyütmüşlerse, sevgiyi yaşatamazlar; mümkün değil, olmaz…

Ama yine de, sanki hiç olmadıklar gibi yaşamaya devam ederler. Öyleymiş veya böyleymiş gibi hayatları sürer gider…

Tıpkı köksüz ağaçlar gibi…

Aslına bakacak olursanız, bu kökü olmayan ağaççıklar ülkesi çoook önceden;

Var olamadan yok olup, gitmiştir…

Dışarıdaki, çürük bir bedenden başka bir şey değildir.

Aciz…

Zayıf…

Korkak…

Ve çelimsiz…

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR