Heykel Meykel İstemem!

Bumburuşuk bir gazete, sararmış, yarısı yırtık: Bir dostum, Bulgaristan’dan getirip hediye ettiği erik rakısı şişesini buna sarmış. Çöpe atarken İngilizce yayımlanmış olduğunu fark ettim, nedir, ne yazıyor diye baktım . Bir söyleşi: “Heykel meykel istemem!” 

Merakım katmerlendi, okumayı sürdürdüm. Muhabir, başkana hava meydanına dikilecek heykelinin yerinin bunca zamandır neden boş olduğunu sormuş.


-Heykelimin dikilmesini doğru bulmuyorum. 
Acaba hangi ülkenin gazetesi? “Bak yeryüzünde ne demokratik devlet başkanları var” diye düşünüyorum ama az sonra gerekçenin bu olmadığını anlıyorum:


-Başlarına kuşlar pisler diye mi istemiyorsunuz? 
- Hayır, her yaratığın pisliği kahverengidir ama kuşlarınki beyazdır. Beyaz ise uğurdur... 


-Öyleyse? 


-Gerekçem Bizans’a dayanır: Bizans İmparatoru III. Leon, Arapların Bizanslıları sürekli olarak yenmesini, Bizans’ta Tanrı yerine Tanrı’nın tasvirlerine tapılmasına bağlamış, “Bundan böyle biz de Araplar gibi resim, heykel yapmayacağız!” demiş. Ben de yurdumda bu kadar fazla AIDS olgusunun görülmesini bu şekilde yorumluyorum. 


-Başka?


-Saddam’ın heykelinin başına gelenler... Bir Alman antikacı Saddam’ın Bağdat’ın Firdevs Meydanı’nda 2003’te parçalanan heykelinin sol bacağını edinmiş. Heykelin başını biri el arabasına koyup götürmüş; şimdi nerede olduğu bilinmiyor. Irak’tan dönen bir İngiliz askerinin, heykelin “Saddam’ın kıçı” bölümünü satmaya kalktığını ama alıcı bulamadığını da biliyoruz. Diktatörlerin heykel diktirmeleri iyi bir şey değil.


Bu hangi ülkenin diktatörü acaba? Gazete parçasında başka ipucu yok... Demokratik ülkemde Google yasak olmasaydı bakardım: AIDS en çok hangi ülkelerde yaygın?

Eskiden yaptığım gibi ansiklopedilerde aradım. Swaziland’ın kralı Üçüncü Mısvati olabilir diye düşünüyorum. Bu, hastalıkların kol gezdiği fakir ülkenin kralı en lüks arabalarda gezermiş ama arabalarının resminin yayımlanması yasakmış.

Ülkenin resmi simgesinde bir kalkan var; tepesinde kralın bayramlarda kafasına geçirdiği tüylerden oluşmuş başlık, kalkanın sağında bir fil, solunda da bir aslan... Aslan diktatörü, fil de anasını simgelermiş. Ulusal simge her meydanda, her hükümet dairesinde, her istasyonda halka kendilerini koruyanın Mısvati ile annesi olduğunu anımsatıyormuş.


Diktatörün heykel istememesinin asıl nedeni bence budur: Her köşe başında, her sokakta onu aslan olarak gösteren simgeleri dururken heykele -ve Ayşegül Aldinç’in şarkıda güzel söylediği gibi söze- ne hacet?

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR