Biz Neyin Derdindeyiz?

Dünya, geçmişinin ve geleceğinin derdinde… Nasıl varolduğuyla ve bundan sonra da nerede varolacağıyla uğraşıyor.

Nasıl mı?

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olan Jüpiter’i daha iyi bilmek için bir uzay aracı fırlattı. Adı, Juno… Juno sayesinde, Jüpiter’in nadir görülen güney kutbunun fotoğrafları yayınlandı.

Geçtiğimiz Şubat ayında, NASA’nın bilim adamları, son zamanların en önemli bilim olaylarından birine imza attılar.

Gökbilimciler, Dünya’ya 40 ışık yılı uzakta olan bir yıldız etrafında dönen ve boyutları aşağı yukarı Dünya ile aynı olan 7 tane gezegen keşfettiler. Bu gezegenlerde yaşam olabileceği düşünülüyor.

NASA’ya ait olan Hubble ve Spitzer adlı gözlem teleskopları, Neptün’ün ebatlarında olan ve bizden 437 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir gezegenin varlığına eriştiler. Bu gezegende su bulunmasına rağmen, uzmanlar atmosferik yapısının insan yaşamına uygun olmadığını belirttiler.

Mars yüzeyinde keşiflerine devam eden Curiosity uzay aracı, oralardan çektiği selfie’lerini Dünya’ya göndermeye devam etti. Kızıl Gezegen’de boron ve su izlerine rastlandı.

NASA, şimdi de Güneş’e dokunmaya karar verdi. “Touch the Sun” (Güneş’e Dokunmak) isimli uzay projesinin maksadı, Güneş’e uydu gönderip, sırlarını çözmek…

Tüm bu sayılanlar, dünyanın daha çok geleceği yönünde attığı, sadece birkaç adımıydı.

Bunlar yaşanırken, amacı evrenin yapısını anlamak olan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) de boş durmadı elbette…

Fransa-İsviçre sınırında, yerin 100 metre altında ve 27 kilometrelik tünellerde yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” deneyinde toplanan tüm verilerini, halka açtı.

CERN grubunun sözcüsü, ışık hızının atomdan küçük nanoparçacıklar tarafından aşıldığını açıkladı. Bunun, birçok yasayı alt üst edebileceği konuşuluyor.

Madde ile temas ettiğinde anında yok olan ve sürekli olarak üzerimize yağmakta olan “Antimadde” hakkında birazcık daha fazla bilgi edinilmesinin de önü açıldı.

CERN’deki bilim adamları, evrenin nasıl oluştuğu bilmecesine, deneyleriyle yanıt aramaya çalışarak, diğer bilim adamlarına umut olma yolunda ilerliyorlar.


Dünya, bu tip şeylerle ilgilenirken, ülkelerin birinde Darwin’in evrim teorisi müfredattan silindi.

İmamların resmi nikâh da kıyabilecekleri gündemde tartışılan, en baş mevzulardan biri oldu.

Cihat bilmeyen çocuğa, matematik öğretmenin faydası olup olmayacağı konuşuldu.

Tamamıyla tüm dokusu bozularak, betona dönüştürülen bir şehir, 21. yüzyıl dünyasında sular altında kaldı.

Şiddet daha da tehlikeli boyutlara ulaştı.

İnsanlar birazcık daha doğruyu terk ederek, birbirlerine hata dolu gözlerle bakmaya başladılar.

Lafın kısası, bilimden, ilimden, fikirden, bilgiden koşar adımlarla uzaklaşılarak, Araplaşmanın ve çağın epeyce gerisinde kalmanın önü, azıcık daha açıldı… Topluma uzun zamandan beridir hükmeden, korku, endişe ve ümitsizlik hali biraz daha genişleyerek, yüzey alanını arttırdı.


Dünya, geçmişinin ve geleceğinin derdinde…

Durum böyleyken ve her geçen gün biraz daha Ortadoğulaşan memleketimizin hali ortadayken, dayanamıyor insan…

Utana sıkıla soruyor kendine:

Sahi…

Biz neyin derdindeyiz?...

Bir şey kaçırmayın! sosyal ağlardan bizi izleyin...


Yorum yazabilmeniz için önce giriş yapmalısınız.

Henüz kimse yorum yapmadı.

MGKMEDYA ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR