ÖĞRETMENİM, ÖYLEYSE ÖRT Kİ ÖLEM!

Kadir Ağzıbüyük, 31 yaşında “işsiz” biyoloji öğretmeniydi. Edremit’e bağlı
Güre Beldesi’ndeki evinde yalnız olduğu bir gün, kendisini sundurmaya bağladığı iple astı.

Elif İşler, 28 yaşında “işsiz” coğrafya öğretmeniydi. Beş yıldır atama bekliyordu. Adana Tahsilli Mahallesi’ndesi DSİ su kanalına atlayarak intihar etti.

İsmail Kızılok, Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat mezunu, 27 yaşında ve işsiz
eğitimcilerden biriydi. İstanbul’da bir yıl Esenler, bir yıl Bağcılar’da ücretli
öğretmenlik yaptı. 2010 yılında da ücretli öğretmenlik için başvuru yapan Kızılok, olumsuz yanıt alınca, telefonda ağabeyine : “Cenazemi hastaneden alın,” diye veda ettikten sonra, Bayrampaşa’daki bir elektrik direğine çıkarak ölüme atladı.

Ali Kürklü, 23 yaşında “vekil” ilkokul öğretmeniydi. Ataması yapılmadı, bunalıma girdi. Osmaniye’ye bağlı Güzelyurt Köyü’nde başına sıktığı tabanca kurşunuyla intihar etti.

***

Liste uzun, sevgili okurlarım. Benzeri öykülerin sayısı yirmi. Son sekiz yılda,
20 öğretmen canına kıydı Türkiye’de. Öğrendiklerini öğretecekleri okul bulamadıkları için. KPSS’nı kazanamadıkları için. Kazandıkları halde atanmadıkları için. İçin oğlu için. Özetle işsizlik yüzünden…

İşsizlikten yataklara düşenler, aklını oynatanlar, kahır kanser olanlar ve
atama beklerken ölenler de cabası.

Oysa…

300 bin işsiz öğretmenin atama beklediği Türkiye’de öğretmen açığı ve daha
167 bin 890 öğretmenin istihdam edilmesine ihtiyaç var. Milli Eğitim Bakanlığı 2009 İç Denetim Faaliyet raporuna bakılırsa, sistemde olması gereken öğretmen sayısı 717 bin 824. Halen sistemde olanların sayısı ise 679 bin 538…

Bu açığa karşı Kamu Personeli Seçme Sınavı’na giren her 100 öğretmenden –nedense?- her yıl sadece 5’i, evet, sadece beşi kadrolu personel atanarak muradına erebiliyor. Eski YÖK Başkanvekili Prof. İsa Eşme’nin konuyla ilgili raporuna göre en şanslı öğretmenler –nedense?- Din Kültürü bölümünde. KPSS’ye giren öğretmenlerde atama oranı Din Kültürü bölümünde, maşallah deyip tahtalara vuralım, atama oranı değil rekor oranı adeta: Yüzde yüz!

***

Bakanlık atamalarının başarısı, -nedense?- teknolojik eğitime kaydıkça azalıyor: Özel Eğitim % 91, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık’ta % 44, Bilgisayar Öğretmenliği bölümündeyse % 37…

Hal böyle ve 300 bin işsiz öğretmen atama beklerken sonuncu örneği Edirne’de görüldüğü gibi imamların ücretli öğretmen atandığı düşünülecek olursa, ülkemizdeki öğretmen açığı, galiba yeterli sayıda imam bulunamadığı için kapatılamıyor. Ülkemizde yeter ötesi imam var da, ücretli öğretmen olmak isteyeni kolay bulunmuyor!

Vallahi haklılar. Çünkü ücretli öğretmenlik ücreti, en düşük imamlık maaşının yarısı ve öğretmenlik yapmak için ya intiharı göze alacak kadar umutsuz ya da mazoşist olmak gerekiyor: Derse girmediği (hastalık, tatil vb.) zamanlar ücret alamayan öğretmenler, girdikleri ders başına 6 ila 6,5 TL alıyor ve haftalık 30 saat dersle tavan yapabilenler en fazla 800 TL kazanabiliyorlar. Oysa en düşük (lise mezunu) imam maaşı 1609 TL. Camiye bitişik ya da ayrık lojman avantajı da cabası…

Ücretli öğretmenlik de nedir, diyeceksiniz, öğretmen öğretmendir, ücretsiz
öğretmenlik de mi var?

***

Sağlıklı bir kafa yapısı için algılaması güç, ama Türkiye’de öğretmenlik kurumunu parçalayarak yok eden bir Milli Eğitim Bakanlığı var. Aynı nitelikleri taşıyan öğretmenleri dört ayrı grupta istihdamla, az, orta ya da çok sömüren bu bakanlık, eşit işe eşit ücret prensibi başta, demokrasinin temel zihniyetini ve insan haklarını apaçık ihlal ediyor!

Bu ucube istihdam sisteminde, birinci grupta 657’lik devlet memuru öğretmenler var. İkinci grupta 4/B’lik sözleşmeli öğretmenler, üçüncü grupta vekil öğretmenler, dördüncü grupta da “parya” muamelesi gören ücretli öğretmenler…

Ezilen, horlanan ve sömürülen eğitimcilerin sesini duyuran ve mücadelesini
veren Eğitim Söz Sen sendikası, öylesine çarpıcı bilgiler veriyor ve öylesine
kanayan bir yaraya parmak basıyor ki, gelecek yazımın konusu da öğretmenler
olacak.

“Cumhuriyet, bir ulusu en az bölen hükümet biçimidir.”
ALDOPHE THİERS

«G» NOKTASI

Ülkemizde giderek artan özgürlükler ve coştukça coşan demokrasi, yok edilenin yerine hiç olmazsa mizahı, zekayı, kültürü ve birikimi koyarak var olabilecek bilindik medya kaynaklarını, büyük ölçüde kuruttu. Bu kuraklığı direnen tek kaynak, Cumhuriyet gazetesi.

MGKmedya.com, büyük ölçüde çölleşen bu düşünce dünyasında, yeni seslere, taze düşüncelere, söyleyeceği ve ileteceği pek çok bilgi varken söz verilmeyenlere hiç olmazsa internet üzerinde bir kürsü olmak için var edildi. “YeniHayat Bilişim Teknolojileri A.Ş.” teknik altyapısını oluşturdu, genç dostlarım ve güvendiğim arkadaşlarım omuz verdiler, değişik bir internet sitesi kurduk. Merak, Gençlik ve Kurgu’ya açılacağını umduğumuz susuzluk yolunda, alçakgönüllü bir kaynak yarattık.

Eğlenerek düşünmek ve bilginin bir mutluluk aracı olabildiğini görmek isterseniz, MGKmedya.com’u izlemeye bekleriz.