Bİ’ÖZET BU

MGKmedya yeniliğe kafayı taktı, ey okur!

Ama ülkemizde az rastlanan, çünkü gerçekleştirmesi zor bir köklülüğe, sağlamlığa
da kafayı taktı.

Türkiye’nin “en”leri, en iyi sağlık, en evrensel hukuk, en uç bilim, en üst
sanat ve yazın insanlarından yepyeni bir demeti mütevazi şemsiyesi altında,
yurduma yağan budalalık yağmurlarından koruyan sanal gazetemiz ; o yağmurlarda
ıslanmaktan bıkan izleyici ve okurlara minik bilgi şemsiyeleri dağıtmayı amaçlıyor.

MGKmedya’da Yazgülü Aldoğan, okurlarına bilmedikleri akademisyen yönünü açıyor
ve gazetecilik kuşaklarına rehber olacak yazılar yazıyor. Türk yazınında “Konuşmayan
Tavus Kuşu Camio” romanıyla bence çığır açan Berrak Yurdakul, kitap eleştirileriyle
okuma arzusu uyandırıyor. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Başar
Yaltı, dilimizde tüy bitiren “hukuk devleti”ne ışık tutuyor. Nörolog ve Nöralterapi
Uzmanı Dr. Emel Gökmen klasik tıbbı, insanı bütün düşünen Hahnemann’ın felsefesiyle
sorgularken ; dünya çapında bir tıp değerimiz, Prof.Dr. Mehmet Ömür, bizi uzmanlaştığı
şarap yolunda bambaşka bir ufuk turuna çıkarıyor. Dünyayı, ülkenin en bilgin
ve etkin gezi yazarı Saffet Emre Tonguç’la geziyoruz, satırlararasında…

Ceza Hukukçusu ve akademisyen Aslıhan Öztezel, uzmanı olduğu “Evropa” gözlüğüyle
bakıyor düzene ve olaylara. Biyolog Duygu Asova, bilinçli insanlığın ortak
kaygılarına, herkesin anlayacağı arı duru vurgularla alışılmadık netlikte bir
ışık tutuyor. Gazetemizin teknik yöneticisi Gökçe Asova, bilgisayar yüksek
mühendisliğinin yanısıra, bilimi ilginçleştiren yazılarıyla en bilim özürlüleri
bile fethetti… Havacılık Yüksek Mühendisi’miz Aytaç Aras, ta Dubai’lerden
gönderdiği makalelerle, geleceğin siyasal bir figürü olmaya aday. MGKmedya’nın
grafik “babası” Yiğit Günel, görsel sanatçılığının yanısıra kallavi yazarlık
kumaşından dokunmuş meğer!

Bahis dalında ise bir şampiyon çıkardık: Zlatan Yakoviç. Şansını henüz denemeyenlere
duyurulur:Yakoviç’in harbi matematiğe dayalı haftalık tahminleri %78 oranında
tutuyor, dostlar!

Bir de tazecik, çıtır çıtır bir müjdemiz var: Ozanımız Nerhan Hepşen, ilk
albümü “Bi’özet Bu”yla fethe çıktı. Güfteleri ve besteleri tümüyle kendisine
ait 10 şarkıyla, susuz kalmış aşıkların, aşka acıkmış kalplerin fatihi olmaya
aday, Nerhan’ımız. Albümdeki “Yorma Beni İstanbul”, hepimizin kulağındaki baba
sesini uyandıran bir martı çığlığı. “Bi’tek Sen Anlardın,” her ölümlünün tattığı
bir günün ardından dinlenmeli. “Yine Bana Kaldın”, yüreğimizi acıtan bir intikamla
titretirken, “Çalkala” adlı şarkıda yaşadığımız düzenin kara mizahıyla ürpertiyor.

Akıllı okur ve bilgili yazarlarının övüncünü taşıyan MGKmedya, bugün ozanı
Nerhan Hepşen’le gurur duyuyor!