ZENGİNLER VE ENGİNLER

Bir zamanlar Türkiye’nin gündemini belirleyen bir iş adamıydı. Yapılan iyiliği
unutmaz, değer bilir, karşılığını verir, zaman zaman karşılıksız hayırsever
bile olurdu.

Tüm başarılı patronlar gibi hırslıydı tabii. Ne var ki hırsı gemlemek gerektiği,
aklın ve yüreğin önüne geçen bir hırsın, vezir de rezil de edebileceği üstüne
fazla düşünmemişti.

Zaten giderek büyüyen işleri dışındaki konulara kafa yorduğu, pek söylenemezdi. Sanattan anlamaz, anlamadığına da değer verir görünmeyecek kadar dürüsttü. Kafasını yormamak için okumazdı. Bırakın kitabı, gazete bile okumazdı ! Okuyarak kafasını yormayacağını, tam tersine beyin ömrünü uzatacağını anlatmak hem olanaksız, hem de boşuna bir çabaydı. Çevresinde şahsı ya da işiyle ilgili yazılanları okuyup kendisine sözlü aktaracak sürü sepet « adam » besliyordu, nasılsa… Dağınık düzende kimi çantasını taşırdı, kimi sırtını kaşırdı, kimi basını « mütalaa » ederdi. Bazen çanta taşıyanın basını kaşıması, yanlış aktarımlara neden olabiliyor, örneğin kendisine övgüler düzen birine küsüp, küfür edeni bağışladığı oluyordu,
ama « iş » yürüyordu. Kültürel birikimi, gençken ezberlediği şiirlerden ibaret
olup, iş hayatına atıldığı noktada durmuştu. Ama El Hak ! Ezberlediklerinin
hiç birini de unutmuyordu.

***

2000’li yılların başında, milyar dolarlarla ifade edilen kişisel servet birikimi
de göz kamaştır olmuştu. Etkinliği Türkiye’yi aşmış, dünyaya taşmıştı. Aşırı
hızlı ve kuşkusuz, aşırı hırslı büyütmüştü « işleri ». Söylemiyordu, ama bir
süredir içinden « Türkiye benim ! » diye geçirdiği gayet açık ve « Dünya benim! » sanrısına çeyrek kalmıştı. Her karşılaştığımızda adeta düşüncelerini okuyor, alçakgönüllü bir insanın nasıl bir megalomana dönüştüğünü izliyordum, adım adım.

Türkiye’de yine bir sorun mu çıkmıştı, piyasaları sallayan, tam anımsamıyorum, ama yine para konuştuğu bir gündü. Oysa ağır bir hastalıktan yeni kalkmış, yaşı da ilerlemişti. Hala para kazanmak uğruna kapıldığı hırs ve öfke karşısında afalladım. Her tür çıkardan bağımsız patavatsızlığımla, herzamanki gibi çenemi tutamadım. Gönül adamı patrondan ulaşılmaz patrona dönüşen iş adamına, «Niçin hep daha fazla kazanmak istiyorsunuz ? Daha fazla para sizi daha iyi yaşatmayacak
ki…» deyiverdim.

Kimseden beklemediği sözleri, benden duymaya alışıktı. Bir an durdu. Sonra,
« Biliyor musun, » dedi. «Neye yaradığı önemli değil, para kazanmak başlıbaşına bir zevk.»

Bilmiyordum, ama iş adamının ne demek istediğini gayet iyi anlamıştım : Parayı araç olmaktan çıkarıp, amaç yapmıştı kendisine. Hem de yaşamının son çeyreğinde.

O gün, kurduğu imparatorluğun da kendisiyle gömüleceğini sezdim. Çünkü paradan başka savunacak hiç bir ideali olmayanın malının da kalıcı olmayacağını, herkesin ve herşeyin alınıp satıldığı bir kurumun da eninde sonunda satılacağını düşündüm.

Zaman, ne yazık ki beni haklı çıkardı…

***

Neyse ki dünyadaki tüm zenginler böyle değil. Microsoft’un dahi kurucusu Bill Gates, genç sayılacak bir yaşta işini ehil ellere ve kişisel servetinin %5’ini
çocuklarına bıraktı. Gerisini 2000 yılında eşi ve kendi adına kurduğu « Bill&Melinda Gates Foundation» insani yardım vakfına devretti. 34 milyar dolarlık bir varlığı yöneten vakıf, o gün bugündür Dünya Sağlık Örgütü’nün en büyük bağışçısı. Yoksul ülkelerde tarım, eğitim ve sağlık hizmetlerini geliştirmeye her yıl, ayrıca 3 milyar dolar harcıyor. AİDS, verem ve sıtma aşısı üretimi başta, pek çok sağlık projesini destekliyor. Melinda ve Bill, yılda en az iki kez Hindistan ve Afrika yollarında. Üstelik çok mutlular!

***

Türkiye, Forbes’un en zenginler listesine giren milyarderlerini sayadursun,
ABD’de zenginliğin ölçüsü artık Slate 60 listesi, yani dünyanın en cömert 60
hayırseveri arasına girebilmek.

Warren Buffet, Mark Zuckerberg, Ted Turner, George Lucas ve Michael Bloomberg gibi mültimilyarderler, kişisel servetlerinin büyük bölümünü hayır kurumlarına bırakıyor. Hintli milyarder Azim Premji’den Çinli Chen Guangbiao’ya pek çok dünya zengini de zaten, dostları Bill ve Melinda’nın vakfına bağışlıyor.

Kalıcı servetin sırrı, galiba ideale harcanan para. Tersi değil.

"Düşene elini uzat."
Milet’li Fosilides (Ozan, M.Ö. 6. Yüzyıl)

«G» NOKTASI

Coca Cola, Gillette gibi devlerin ortağı Warren Buffet, 2005 yılından öteye servetinin %80’ini aşamalı olarak Gates Foundation’a aktarmaya başladı. Buffet, kararının gerekçesini soran gazetecilere, « Çocuklarım, salt şanslı sperm klübünde yer aldılar diye, niye benim topladığım paradan yararlansınlar ? » yanıtını verdi.

Çinli milyarder Chen Guangbiao, yurttaşı yüz milyoneri Bill Gates ve Warren Buffet’nin Pekin’de Gates vakfına bağış toplamak için düzenledikleri Giving Pledge’e katılmaya ikna etti. Ve aynı gece, çocuklarına hiç bir şey bırakmayacağını açıkladığı gazetecilere, « Ben sıfırdan başladım, onlar da aynısını yapabilir, » dedi.