AVUKAT

Diktatörler avukatlardan hiç hoşlanmazlar. Tarih boyunca, diktatörlerin avukatları
sevdikleri hiç görülmemiştir.

Avukat; soru soran, sorgulayan, kuşku duyan, araştıran, olaylara farklı açılardan
bakmasını bilen, bakmak zorunda olan bir hukukçudur. Böyle olduğu içindir ki,
avukat diyalektiğe inanır. Böyle olduğu içindir ki, avukat akla ve bilimsel
mantığa güvenir.

Her konuyu felsefesine inerek kavrar. Düşünüyorum, çünkü kuşku duyuyorum,
der. Ama safsata yapmaz, totolojiye düşmez. Avukat araştırmacıdır. Avukat düşünürdür.

Avukat için hiçbir şey mutlak değildir. Aksi taktirde, sorgulama becerisini
yitirir. Herkesin aynı şeye inandığı bir ortamda, gerekirse herkesi, bütün
toplumu karşısına alarak farklı sonuçların olabileceğini gösterir. Avukat aykırı
kişidir.

Avukat tartışmayı sever. Tartışmaktan çekinmez. Ayrıntıları önemser. Gerçeğin
küçük bir parçası bile olsa, bir ipucu olarak ayrıntıdan yola çıkarak gerçeğe
ulaşmaya çalışır. Avukat, analitik bir zekaya sahiptir. Avukatın sermayesi
bilgidir.

Avukat tasarlama, soyutlama ve muhakeme yeteneği gelişmiş birisidir. Soyutlama
yeteneği gelişmemiş kişilerin avukat olmaları mümkün değildir. Avukat bir sorunun
yarattığı süreci başından sonuna kadar zihinsel olarak yaşar. Her adımını tasarlayarak
atar. Avukat için her dava bir satranç oyunudur. Stratejisttir avukat.

Avukat özgür düşüncelidir. Bağımsızdır. Bağımsız olmak zorundadır. Savunduğu
kişiye karşı, kendisine karşı, yargıca ve savcıya karşı, gerekirse tüm topluma
karşı hak ve hukuk adına bağımsızlığını korumasını bilir.

Avukat tüccar değildir. Serbest meslek sahibidir ama serbest piyasacı hiç
değildir.

Avukat kamuya adanmış bir kişiliktir. Avukat yargılamada halkın biricik temsilcisidir.
Hak aramaktan daha önemli kamusal bir iş yoktur. Avukatlığın koruduğu değer,
çağdaş insanlığın en önemli değeri olan insanlık onurudur. Yargılamanın adil,
inandırıcı, güvenilir olması ancak yargılamaya halkın katılması ile olabilir.
Yargılamayı adil ve güvenilir kılan avukatın varlığıdır.

Avukat aydındır, barışçıdır, uzlaşmacıdır. Ancak avukat, bir değer olarak
adaletten asla ödün vermez. Hak olarak adalet ile acıma biçiminde adalet farklı
şeylerdir. Acıma duygusu olarak adalet kişiyi küçültür. Onurunu kırar. Avukat,
hak olarak adaleti savunur. Acıma duygusu üzerinden hukuk üretilemeyeceğini
bilir.

Avukat güvenilir kişidir. Cesurdur. Yüreklidir. İnsan haklarını tarihte avukatlar
geliştirdiler ve genişlettiler. Yargının kahramanı avukattır.

Yargılama meşruluğunu savunmadan, avukatın varlığından alır. Yargı bağımsızlığının
güvencesi avukattır.

Avukat, hukukun gerçek mimarıdır. Adalet değerini koruyan avukattır. Bir teknik
olarak hukuktan, bir kültür olarak hukuka kadar hukukun sahibi avukattır.

Yargılama diyalektik bir süreçtir. Tez ve antitezi avukat üretir. Çelişkinin
olumlamasını, adil bir sentezi avukatın varlığı ve katkısı gerçekleştirir.

Hukukun üstünlüğüne saygı ilkesiyle yönetilen bir toplumda avukat özel bir
role sahiptir.

Charles Dickens, “ Kötü insanlar olmasaydı, iyi avukatlar olmazdı”, der. Güzel
Türkiye’mizde, kötü insanlar yanında, kötü bir yargı sistemi var. Kötü niyetli
yasalar, yargıçlar, savcılar ve avukatlar var. Piyasacı anlayış, Cumhuriyetin,
aydınlanmanın özgür düşünceli yargıçlarını, hukukçularını ürkütüyor, sindiriyor.
Özgürlük ve bağımsızlığın bir hukukçu karakteri olduğu unutturuluyor. Yargı
siyasallaştırılıyor. Paralel yargı anlayışları üretiliyor. Biat kültüründen
gelen, bilinçaltında yerleşik değerlere göre karar veren, dogmatik anlayışlı,
intikamcı, köhne zihniyetli hukukçular gizlendikleri karanlık köşelerinden
çıktılar.

Hukuk ve yargı sistemi saldırı altında. Hukuk ve yargıyı ele geçirilecek bir
mevzi gibi gören tasarlanmış bu saldırıyı önleyecek tek güç bağımsız avukatlardır.
Halkın gerçeği görüp kavraması için verilecek mücadeledir.

Türkiye’nin önemli şansı, henüz bağımsızlığını yitirmemiş, siyasal iktidarın,
dogmatik güç odaklarının emrine ve güdümüne girmemiş, dünyada ve Türkiye’de
olup bitenleri kavrayan yetkin avukatların ve baroların varlığıdır. Bu umudu
yeşerten ise Silivri yargılamalarında, hukuk ve adalet adına kahramanca görev
yapan avukatların varlığıdır.

Despotlar, krallar avukatları sevmezler. Polis avukatı sevmez. Savcı avukatı
sevmez. Kararından emin olmayan, hak ve hukuk duygusu gelişmemiş yargıç avukatı
sevmez.

Laf cambazları avukatı sevmez. Maskesi olanlar, gizli iş çevirenler, hilebazlar,
hırsızlar, sömürgenler ve sürüngenler avukatı sevmez.

Dar kafalılar avukatı sevmez. Benciller avukatı sevmez. İstismarcılar avukatı
sevmez.

Sorumsuzlar, neme lazımcılar avukatı sevmez.

İnsan onuruna ve emeğine, doğaya saygı duymayanlar avukatı sevmez.

Kötüler avukatı sevmez…