İLETİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜ

Bu sitedeki ilk yazımı “İletişim Özgürlüğü” hakkında yazmak istedim. Ülkemizde
son yıllarda bir çok değişim yaşandı ve devam ediyor. İyi ya da kötü, her açıdan
hatalı yönetmeliklerden, yanlış kararlardan ve öncelikle politakacıların  bilgisizliğinden
ve zihniyetinden kaynaklanan bir gerçek var: Son 8 yıldır (ne tesadüf) iletişim
gücümüz, her açıdan, git gide daralıyor.

Demokrasi adına atılan bu adımlar despotik bir düşünceden ibaret. Türkiye’de,
dünyanın faşist 2 ya da 3 ülkesi hariç, başka hiç bir ülkesinde uygulanmayan
yöntemler kullanılıyor. Bu faşistler hangileri diye sorarsanız biri Çin, biri
Kuzey Kore, diğerleri de Afganistan, Pakistan gibi ülkeler diyebilirim. Bilmem
bu ülkelerin, demokrasiyle uzaktan yakından akrabalıkları olmadığını söylememe
gerek var mı? Oysa Türkiye’nin sözde demokratik ama uygulamada sözü geçen ülkelerden
bir farkı yok.

Mahkeme kararlarıyla bir siteye erişimi, davacının gururu zedelenmiş diye,
hakarete uğramış diye veya içeriğini beğenmemiş diye kapattırmak bir çözüm
değil. Çünkü ilgili siteleri “yerel” alanda sansürlemekten ileri gitmeyen yasaklar
uygulanıyor, bu sitelere geriye kalan tüm dünyada, hatta Türkler tarafından
erişilinebiliyor.

Site kapatarak, iletişim teknolojisinden geçinen bütün insanların emeğini
ve gelirini engellersiniz. O kadar. Bu kapatmaların mercilerinin, konu hakkında
karar veren  bilirkişilerin nerde eğitim görmüşlerse, kime danışmışlarsa, biraz
daha fazla okuyup araştırmaları gerektiğini düşünüyorum.

Türkiye’nin iletişim alanında en büyük eksiklerinden biri dijital ortamı ve
iletişim dünyasını yasal olarak denetleyecek ve koruyacak bir kurum. Maalesef
tüm dünyada her ülkenin böyle bir yapısı varken, bizde nedense hala yok. Böyle
bir kurum hayata geçirilse, site kapatmak yerine ilgili içerikler çıkartılıp,
ilgili sahipleri yani şahıslar cezalandırılırdı. Böylece diğer kullanıcılar
veya tüketiciler cezalandırılmazdı.

Şimdi ise keyfi cezalarla, sorumlu kişi(ler) yerine herkes aynı kefeye konup
cezalandırılıyor.

Böyle bir uygulamanın temel nedenlerinden biri, belki de ülkemizde kimsenin
artık eleştiriye, farklı düşünceye ya da varoluş biçimine, artık tahammülü
olmaması. Neden diye sorarsanız, bence bunun da nedeni eğitimsizlik ve cahillik.

Bu ülkeyi yönetenler de bunun farkında olduklarından, her alanda işlerine
geldiği gibi davranıp, cahilliği sömürerek, muhalefeti ezerek iktidarlarını
sürdürüyorlar.

Yarın sabit Telefon, Gsm, İnternet, ve bütün iletişim servisleri kapansın,
Türkiye dünyada tek başına kalsın… İletişim  hakkımız elimizden alınsın…
İşte sana despotluk altında ezilmekte, “Tam Bağımsız Türkiye”…

Oh ne güzel, herkes herşeyden habersiz, hakaret yok, eleştiri yok, cinayet
yok, tecavüz yok, alınganlık yok…

Bu zihniyette olanlara bir önerim var: İsterseniz mağaralara dönelim,  tarih
öncesi çağlara göre yaşamaya tekrar başlayalım mı ne dersiniz?