ÖZELLEŞTİRMEDEN KAMULAŞTIRMAYA, CHP

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP başkanı seçilmesinin üzerinden bir yıl bir ay,
bir halkoylaması, bir de genel seçim geçti. Kılıçdaroğlu, partinin altyapı
örgütlenmesi anlamında bir enkaz devralmıştı.

22 Mayıs 2010’daki kurultayın ertesi, CHP’nin il ve ilçe şubelerinde durum, 
İstanbullu, çok tanınan ve çok sevilen, adı bende saklı iş kadını arkadaşımın
gözlemiyle  tam tamına şöyleydi:

“Sevgili Mine,

Kemal Kılıçdaroğlu’nun  CHP ye başkan seçilmesi ile başlayan sevinç dalgasına kapılarak, ben de bir arkadaşımla birlikte İstanbul Beyoğlu CHP bürosuna gidip partiye üye olmaya karar verdik. Voskeparan apartmanının 2inci katına bir pazartesi sabahı erkenden geldik. Bürodaki partililere bir süre niçin geldiğimizi anlatamadık. Sonunda, ‘Şu televizyonu kapatır mısınız lütfen!’ diye ricacı olduk, bizi dinlemeyi lütfettiler. Üye olmak istediğimizi söyleyince, bizdeki heyecanın binde birinin onlarda olmadığını gördük.  ‘Elimizde form kalmadı’ ve ‘ bugün git yarın gel’ tarzında, kaba ifadelerle karşılık bulmak, bizi çok şaşırttı..  Fotokopi çektirmelerini önerdiğimiz zaman ise ‘onlara işlerini mi öğreteceğimiz’ gibi bir cevapla haddimiz
bildirildi.

Kovulmaktan beter bir muamele ile neredeyse kapıya konulduk. Halbuki  her
ikimiz de gönüllü çalışmaya, imkanlarımızı partiye faydalı olmak için kullanmaya hazırdık. Derken, İstanbul İl Başkanı değişti. Bir tanıdığım başkan seçildi, ama ona da ulaşmak mümkün olmadı…

Bir süre sonra tesadüfen, bana kartını veren, CHP ye üye olma dileğimi heyecanla karşılayan ve ‘Partimizin sizin gibi insanlara ihtiyacı var, sizi yarın arayacaklar, gereken yapılacaktır!’ diyen birisiyle tanıştım. Bu kişinin benim tanıdığım yerine CHP İstanbul İl Başkanı olduğunu öğrendim, umutlandım. Hemen ertesi gün, kendisine partiye üye olmak ve gönüllü çalışmak istediğimi anımsatan bir e-posta gönderdim. O gün bugündür yanıt alamadığım gibi, kimse de bana partiye nasıl, nerede üye olabileceğime ilişkin yol göstermedi.

Sonuç olarak, 12 Haziran seçim sonuçlarının hiç de şaşırtıcı olmadığına inanıyorum… Bir CHP kurucusu ve 2 dönem milletvekili torunu olan ben, bir daha CHP’ye oy verir miyim, bilmiyorum…”

***

Yukardaki durum, sıradışı bir örnek değildir. Tanıkların ve benzer tanıklıkların bini bir para.  CHP örgütünün 1 yıl, 1 ay önceki bu köhnelik fotoğrafı, partiyi 18 yıl boyunca “küçülsün, benim kalsın” ihtirasıyla kendi mülküne dönüştüren Deniz Baykal ve ihtiyarlar heyetinin eseridir. Bu heyet, partiyi kendi mevkilerine özelleştirmiş,  kendileriyle birlikte yaşlandırmış ve kedilerinin tıkanan soluğundan fazla solumasını engellemiştir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkan seçilmesi, CHP’nin bir politbüronun özel mülkü olmaktan çıkarılıp kamulaştırılması, yani kamuya mal edilip halka açılması anlamında bir umuttu. Ben de dahil pek çok kökten CHP’li bu umut rüzgarına kapıldık.

Bir de baktık ki, Kemal Kılıçdaroğlu iyi de, partiyi asıl biçimleyen, AKP’nin
açılımlarına öykünen Gürsel Tekin ile “aynı yoldan geçip, aynı suları içen”
fırsatçı takımı.

CHP’nin kamuya mal edilmesini bekleyen bizler gördük ki, Gürsel Tekin ve şürekasının “halka açılım”dan anladığı, partinin ANAP’tan, DYP’den dul kalıp AKP’den yüz bulamamış politikacı eskisi, medya patronu yamağı, yamağın bacanağına falan koltuk sahası açmak.

Kemal Kılıçdaroğlu, yirmi yıldır kimsenin harcamadığı emek ve çabayı harcadı ama…Gördük ki CHP, partiyi çıkar karşılığı olmadan destekleyen aydınları toplayıp kendi saflarına “arkanızdayız” mesajıyla güven ve güç vermek yerine, AKP yandaşı ya da artığı yazarların, şarkıcıların peşinde, onların desteğini kazanmaya çalıştı. 

Gördük ki pek çok ilkeli ve değerli CHP’linin yanısıra Tuncay Özkan CHP üyesi değil diye aday gösterilmezken, DYP’den ANAP’a üyelik abidesi Aydın Ayaydın, CHP milletvekili seçtirildi!

Kemal Kılıçdaroğlu iyi güzel de, CHP’li olup CHP’ne oy vermeyen %5’e bütün
bu ve daha pek çok  ihanetin hesabını da birilerinin vermesi gerekiyor.

“Halk için ölürüm, ama birlikte yaşamam!”

FRANÇOİS MAURİAC

«G» NOKTASI

22 Haziran seçimleri, kimi CHP’liler için kayıp değil, kazanç kapısı da oldu. Seçimler öncesi parti örgütünden sorumlu başkan yardımcısı Gürsel Tekin’in dikkatini çekmek ya da gözüne girmek için yarışan milletvekili aday adayları, Tekin’e yakınlığıyla bilinen Gerçek Gündem sitesine ilan vermek için yarıştılar.

Sonuç: Yakın bir tarihe kadar site çalışanlarının ücretlerini ödemekte zorlanan Gerçek Gündem sitesi sahibi Barış Yarkadaş, ünlülerin gittiği bir klinikte tüm dişlerini yeniledi.

CHP kulislerinin Gürsel Tekin’e ayarlı gazetecisi Barış Yarkadaş’ın otuz iki adet yeni dişine 28 bin TL ödediği iddia ediliyor.

Artık ona buna iftira atmakle yetinmeyip, ısırabilir de. Tabii yeni dişleri gerçekten sağlam ve çetin ceviz kırmaya kalkmazsa.