AĞZIMIN SUYU AKA AKA

Artık haber okumuyorum. artık gazete bilmiyorum. artık sırf yarıştıran kanallardan kurulu televizyonları seyretmiyorum. artık kalabalık çok kalabalık hatta birbirinin kopyası "dumtastas dumtastas" şarkılar dinlemiyorum. kafiye kalabalığı sözlerden, hikayesi olmayan şiirlerden, geçmişini bilmeyen nesillerden, bozdurulmuş seslerden
uzağım. işte şimdi tam bu anı kutluyorum.

eskilerin yerine yeni renktekilerini değil, hiç denemediklerimi alıyorum.
köşe bucak didikliyorum benliğimi. izin vermediğinde bir yerlerim, bir başka
tarafıma ulaşayım diye merdiven dayıyorum. yüreğimde hiç denemediğim tüneller açıyorum aortuma inat. henüz izin alamadıklarıma geri döneceğim güne oyalanıyorum.

haberim var olacaklardan. saklansa da bekliyorum.

okuyamadıklarımı okuyorum. bilmediklerimi öğreniyorum. görmediklerimi göreyim diye, nefes aldığım yerde dört dönüyorum. asabım bozulmasın diye mutlak başka bir şey daha demiştir deyip yeniden asaf karıştırıyorum. görmediğim yuvarlağın köşelerini sivriltebileyim diye gidip geliyorum. gelip gidiyorum.

bütün sokaklarım sana doğru diyen ortaçgil’i kıskanıyorum. imreniyorum. bağırmadan da çığlık çığlığa söyleyebiliyor diye. çırılçıplak söylemeden, göz içine sokmadan, bi’ güzel şifreleyip notalarla şifresini çözdürebiliyor diye bayılıyorum. anlaşılmazlığı anlatabilir hale getirebildiğinden ayakta alkışlıyorum.

artık ötekileştiremediklerimizden misiniz sorusunu sormuyorum. "çok öteki
oldum da ne oldu" sorusu üstünde çalışıyorum. kuru kıyamet insanlardan sıyrıldığıma şükrederken, borç alıp  geriye ödemek yerine yada özür dileyip yokluğunu paylaşabileceğine, hayatımdan ansızın çıkanlara son kez selam ediyorum.

yoruldum. dizlerim sızlıyor koşamadıklarımdan. koştuklarım acaba fark ediyor mu yanlarında olduklarımdan diye de sormuyorum artık. çünkü hiç biri umurumda bile değil geç de olsa biliyorum ooh! rahatsız edenler çok olursa, susuyorum en derinlerimde. çünkü meşgulüm, yaratıyorum.

sessizliğin sesinde kayboluyorum. tüm kayboluşlarımda sonrasında karşılaşacaklarımın siluetlerini tarıyorum. gözler görüyorum sözlerden önce. haberleşiyoruz buluşacağımız o an öncesinde. sözlerin gözlere uygun düşmeyen teorisine yazılmış aforizmalara içiyorum arada sırada içinde ege’yi yüzdürdüğüm.

yıldızları bulabilmek adına gökyüzüne bakmıyorum. bana ulaşanları yaşıyorum. yüzlercesi akıyor hayatımdan. kimine sarılıyorum. kimini öpüyorum. kayınca kollarımdan birileri ağlamıyorum bir gün ben de kayıvereceğim birilerinin gökyüzünden diye daha sıkı kucaklıyorum. yaşayabildiğim, yaşatabildiğim kadar yaşıyorum.

hayatımı güzelleştirenlerin yanında olacağım. hayatımla dans edip oyun oynayacağım. başka yıldızlardan başıma taç takıp, bu sonsuzluk dizisinde var olacağım. anlaşılmaya çalışmadan sırf anlayabilenlerle rengarenk gördüğüm bu coğrafyayı dibine kadar tadacağım. akacağım. şakıyacağım.

hep en güzel yerlerinden. tam ağzıma layık diliminden. yavaş yavaş. gözümün feri sönmeden. ağzımın suyu aka aka. bazen en kıtır köşesinden bazen tam orta göbeğinden!