ŞEVVAL SAM İHALESİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan “operasyonda” İZENERJİ Genel Müdürü
Ali Sabukay, Kültür Müdürü Abdülhalim Cumhur Yazıcı ve prodüksiyon şirketi
sahibi Sedat Sakur tutuklandılar.

Bilirkişi raporuna göre 2011 Şubat ayında yapılan Şevval Sam konseri için ihale
açılmamış olması tutuklama gerekçesi olarak gösterildi.

Her hangi bir belediye veya başka bir kurum Şevval Sam konseri düzenlemek isterse
sanatçının organizatörünü arayıp kaşe ücretini sorar, anlaşırlarsa konser yapılır.
Anlaşamazlarsa yapılmaz.

Ama bunun için ihale açılabilir mi?

Ülkede 150 tane Şevval Sam yok ki… İhale açılıp da bütün Şevval Sam’ların katılmasına
olanak sağlansın…

İhale ile konser yapılırsa ne olabilir?

İhale zarfları açıldığında bir de bakılır ki, en düşük teklifi veren konseri
kapmış… Şevval Sam’ı dinlemek üzere salona gidenler konser anı geldiğinde şu
anons ile karşılaşabilirler:

  • Şimdi alkışlarınızla Ankaralı Turgut sahneye geliyor!

Dinleyiciler şaşkınlıkla birbirlerine sorabilirler:

  • Abi n’oldu? Hani Şevval Sam konseriydi?

  • Valla biz de öyle düşünmüştük ama mevzuata göre ihale açtık bu sanatçı kazandı!

Yüzleşme mi yüzsüzleşme mi?

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın CHP’yi yumuşak karnından vurmak için attığı “Dersim
yumruğu” ülkede bomba etkisi yaptı. Türkiye’nin yakın tarihine “resmi” bir
damga vurdu.

Artık Dersim 1937-38’de o bölgede nelerin yaşandığı başka bir düzlemde tartışılıyor.
Bu ayki NTV Tarih dergisinin kapak konusu, kimseyi kıpırdatamayacak fotoğraflar
yayınladı. Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık’ın arşivinde bulunan Dersim Belgeleri
tartışılmaz acıları gözler önüne koyuyor.

Ama burası Türkiye olduğundan “klasik pişkinlik” de bütün çıplaklığıyla sırıtıyor.
BDP Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için bir önerge verdi. AKP oylarıyla
bu öneri reddedildi. Başbakan “özür diliyorum” diyor, milletvekilleri ise boş
ver, salla yolla umursamazlığıyla oy kullanıyor.

Bir başka pişkinlik örneği de yönetmen Çayan Demirel’in yaptığı “Dersim 38”
belgeseli ile ilgili olarak ortada duruyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu bu belgesel
için Ticari Dolaşıma Sokulma İzni vermiyor. Avukat Fikret İlkiz’in açtığı dava
Ankara 7. İdare Mahkemesi tarafından 22 Temmuz 2010 tarihli kararıyla bu adeletsizliğe
dur dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ise karara itiraz etti.

Hani Dersim için özür dilemiştiniz?

Tarihimizle yüzleşme öyle bir mecrada ilerliyor ki, bu pişkinliğe ancak şu
tanım yakışır:

  • Yüzsüzleşme!