FENG SHUİ

Çin’in 5000 yıllık felsefesi olan “rüzgar” ve “su” anlamına gelen Feng Shui : Doğa da var olan enerjiyi yaşadığımız mekanlarda harekete geçirerek huzurlu ve verimli bir hayat yaratmayı amaçlamıştır.

Bilimsel temellere dayananFeng Shui, günümüz bilim adamlarının da savunduğu
“Herşeyin bir enerjiye sahip olduğu” düşüncesini, çok eskiden beri farklı bir şekilde ele almaktadır. Canlı-Cansız herşey enerjinin yoğunlaşmış şekli ise insanlar gibi eşyalar da enerji yayarlar.

Evimizdeki doğru renge, şekle ve konuma sahip mobilyalar ile daha sağlıklı, mutlu ve başarılı bir hayat sağlanmaya çalışılır.

Feng Shui uzmanlarına göre vücudumuz gibi yaşadığımız mekanda da enerjinin bir giriş ve çıkış yolu vardır. Evin odaları, vücudun organlarına benzetilir. Evde atılmadığı için saklanan birçok eşya enerjinin mekanda rahatça dolaşmasını engellediğinden, tıpkı vücudumuzda hastalıklara yol açan kistler gibi olumsuzluklara sebep olduğu düşünülür.

Feng Shui’ ye göre,

Kariyer: Evin giriş bölümü kişinin iş yaşantısı olarak tanımlanır. Evin ana kapısı açıldığında boş bir duvar yerine manzara resmi yada meslek ile ilgili eşyalar, su, kum, deniz kabukları bu bölümde kullanılması önerilir.

Sağlık: Evin orta bölümü sağlığı temsil ediyor. Bu bölümün mümkün olduğunca temiz olması gerekir. Heykel, vazo, deniz taşları ve dekoratif taşlar kullanılabilir. Ahşap kutu içerisine para konularak evin orta alanına konulması tavsiye edilir.

Zenginlik ve Bereket: Kapıdan içeri girdikten sonra sol uç köşe bolluk bereket köşesi olarak tanımlanır. Su dolu gümüş bir kap, metal paralar ve nar gibi dekoratif objelerin bu bölümde kullanılması tavsiye edilir.

Aşk ve İlişki: Kapıdan içeri girdikten sonra sağ uç köşe aşk köşesidir. Aşk ile ilgili objeler, fotoğraflar, kalp, melek objeleri yada sevgi taşı olan kuvars bu bölümde kullanılabilir. Kullanılan objelerin çift sayıda olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca Feng Shui’ye göre kadın ve erkeği sembolize eden beyaz ve kırmızı olmak üzere iki adet mum da yerleştirilebilir.

Bunun dışında evin belli bölümleri Feng Shui açısından önem taşımaktadır. Örneğin mutfak, evin kalbini oluşturduğu için bu bölümün temiz olması, yaşam enerjisinin açık olmasını sağlar.

Yatak odasında bazalı yataklar önerilmiyor. Yatağın hemen karşısında korku yaratmaması açısında ayna olmamalı ve mutlaka yatak başının olması gerekiyor. Dinlenmeye engel olacağı için geometrik desenli çarşaf ve örtüler yerine düz renklerde, beyaz yada kahverengi gibi sıcak renklerde çarşaflar önerilir.

Banyo da klozet kapağının daima kapalı olması gerekli ve su giderinin üstünün kapalı tutulması önerilir. İç açıcı (doğal) bir koku ve bambu çiçekler pozitiflik getirir.

Yapay ve kurutulmuş çiçekler yerine canlı bitkiler tercih edilmelidir. Ev bitkileri yeşil renkleri ile eve huzur verir. Kaktüs cam kenarında olsa bile bulunmaması gerekir.

Kırık, bozuk ve gereksiz eşyalar ev içinde bulundurulmamalıdır. Hoşlanmadığınız obje ya da hediyeler negatif enerji vereceğinden, evde bulunmaları Feng Shui uzmanlarınca önerilmez.

Son zamanlarda Uzak Doğu ülkelerinden Batı’ya doğru yayılmaya başlayan Feng Shui zanaatını sıkça duyar olduk. Ben de fazla ayrıntıya girmeden değinmek istedim. Gazete ve dergilerden okuduğum haberlere göre Hong Kong’ da şirketler özel Feng Shui danışmanlarına akın ediyor, komşular “duvar yaptı, çit çekti evimin Feng Shui’ si bozuldu” diye birbirine dava açıyormuş. Çin’de evlilik törenleri, yolculuk tarihleri ve çocuk doğurma zamanları Feng Shui’ ye göre ayarlanıyor, hatta Feng Shui mutfağı ve Feng Shui makyajı da çıkmış!

Eğer yaşamımıza huzur ve mutluluk getirecek ve daha sağlıklı yaşayabileceksek, denemekte yarar olduğunu düşünüyorum. Tabii abartmadan…