KATLİAMCI DEVLET GELENEĞİ

Kahramanmaraş denildiğine kentin tarihinde kara bir leke olarak sürülen 1978’de yaşanan acı olaylar akla geliyor öncelikle… Zengin bir kültürel birikime sahip bu güzel kente karşı büyük bir zalimlik olan bu durumun telafisi için aradan geçen bunca yılda hiçbir şey yapılmadı.

Resmi rakamlara göre 111 kişinin katledildiği 33 yıl önceki olayların çıkış noktası öldürülen iki devrimci öğretmen için yapılacak cenaze töreni öncesinde kentte ölümcül operasyonun söylentisi dolaştı: Solcular camileri yakacaklar!

Solcular camii avlusuna toplanmışlardı ama arkadaşlarının cenazeleri için… Bir gece öncesiyse, kimliği meçhul kişiler Alevi vatandaşların evlerini kırmızı boya ile çarpı işaretleri katillere göstermişlerdi.

Her şey o kadar açıktı ki, dönemin Ana Muhalefet lideri Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel, gazetecilerin sıkıştıran sorularına karşı bunalarak kestirip atmıştı:

-Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz!

Bu bile başlı başına o tarihte Maraş’ta neler olduğunu anlatmaya yetiyor. Dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, tam 33 yıl sonra esas gerçeği açıkladı:

-Milli İstihbarat Teşkilatı olayların bizzat içinde yer aldı, hatta yönlendirdi!

Devletin "katliamcı" uzmanlığı Maraş’ta bir kez daha başarıyla hayata geçirilmişti.

Şimdi AKP’nin Dersim Katliamı üzerinden yaptığı insan hakları "şovuna" bakarak, insanlar cesaretlendiler! Maraş’ın da dosyaları açılsın diyerek alanlara çıkmaya teşebbüs ettiler.

Yine karşılarına "eski tanıdık" çıktı: Türk-İslam Sentezi!

33 yıl önce "iş üstünde" olanlar, kimlerse 33 yıl sonra Maraş’ın anılmasına karşı çıkanlar da onlardır!

Tırt İbrahim!

Yayın hayatına 1960’larda başlayan TRT her zaman iktidarların "borazanı" olarak görüldüğünden muhalefet partileri de eleştirilerini bu kurumdan eksik etmediler.

TRT’nin yayın politikası konusunda en sık ve ağır eleştirileri Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) lideri Osman Bölükbaşı yapıyordu. Bunu da iyi yaptığından bir süre sonra Bölükbaşı’na bir lakap takıldı:

-Tırt Osman!

Yıllar geçti, TRT pek çok iyi elemanla çok sayıda iyi televizyonculuk örnekleri verdi. 1991’den sonra özel kanallar da bu alana girince TRT’nin siyasetçilerin gözündeki yeri değişti, eleştiriler unutuldu…

Bu yüzden de kimseye "Tırt" lakabı takılmadı.

Ama geçtiğimiz hafta öyle bir şey oldu ki, bu lakap yeniden tedavüle girecek hale geldi. Büyük bir toplantıda "burada kadın var mı?" diye ortam yoklaması yapan TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, TRT 6’ya bir süre program yapmış olan kadın sanatçı için, düzeyini konuşturdu:

-Rojin denen aşüfte!

Önce "benim üslubum böyle işinize gelirse" diye babalandı. Allahtan Başbakanlık devreye girdi, özür diledi. İbrahim Şahin de çark etti, amma 1960’larda Osman Bölükbaşı’nda kalan unvanı almayı da hak etti:

-Tırt İbrahim!