11 YAŞINDA HAMİLE…

11 Yaşında ve hamile… Önceki gün tüm gazetelerde onun öyküsü vardı… Fotoğraflarda 11 yaşındaki kız çocuğunun gözleri buğulanmıştı, tanınmasın diye… Dudakları mühürlüydü. Başörtüsü kaykılmıştı. Adı benim gördüğüm gazetelerde yazılmamıştı. Sadece Z.Ç. diye geçiyordu…

Z.Ç. hastalanıp ambulansla hastaneye kaldırılmıştı. İlk muayenede 8 aylık hamile olduğu anlaşıldı. Doktorlar, hastanede kalması gerekir diyordu. “Eşi” 25 yaşındaki E.D. buna izin vermiyor, kız çocuğunu hastaneden çıkarıp eve götürüyordu. Z.Ç. ile E.D. imam nikahlıydı…

Üstelik olay, Bolu İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesin’nde geçiyordu. Bolu’nun Mudurnu ilçesine bağlı Alpagut köyünden getirilmişti on bir yaşındaki kız çocuğu… Yani kimilerinin ileri sürdüğü gibi sadece belli yörelerde, öyle taaa uzaklardaki (?) Güneydoğu’da falan değil, İstanbul’un burnunun dibinde yaşanmıştı olay…

Z. Ç haberini okuyanlar çok şaşırdırlar! OImaz böyle vahşet dediler! İlkellikten öte, barbarlıktır bu dediler! Yazıktır, günahtır dediler… Hangi çağda yaşıyoruz, diye birbirine soranlar oldu…

Ben de şaşıranlara şaşırdım doğrusu… Kadın kuruluşlarının belirlediği sayıyla, bu ülkede 5,5 milyon, yazıyla beş buçuk milyon çocuk gelin var! Z.Ç. onlardan sadece biri!
İntihara zorlanan kız çocukları bu istatistikte yok bile…

Türkiye’de çocuk evliliklerinin yarısı 15 yaşından küçük kız çocuklarıyla yapılıyor. Ve bunların büyük bir bölümü akraba evliliği…

Bu haberin verildiği gün Cumhuriyette ayni sayfada üç haber daha vardı: Beş yaşındaki kız çocuğuna, yeğenine tecavüz eden adam (Nevşehir), 16 Yaşında intihar eden kız çocuğu (Çorum) 14 yaşında evden kaçırılan kız çocuğu (Malatya)…

İrtica ile savaşa devam

Beni bunlar da şaşırtmıyor. Ama doğrusu dün “11 yaşında hamile Z.Ç.” ye ilişkin olarak, Bolu valisi İbrahim Özçimen’in (Hürriyet’teki) “savunmasını” okurken ben de şaşırdım:
Vali Bey, bu işte herhangi bir terslik görmüyor.

Ülkemizde çocuk evliliklerinin kanunen yasak olduğunu bilmiyor.
“Olayda herhangi bir cebir, şiddet yok… Çocuğun kemik yaşı 11 den yüksek çıkmış “ diyor… Diyebiliyor.

Hani anımsayacaksınız, düzinelerle hasta yaratık, 13 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz etmişti de, hakim beyler, savcı beyler ”kendi rızasıyla” diye karar vermişlerdi! Sanki o yaştaki çocuğun “rızası” olabilirmiş gibi!

Yaa işte bu kız çocuklar hep “kendi rızalarıyla”, her daim “ şiddete, cebire baskıya” hedef olmadan, güzel güzel, cici cici, tecavüze uğruyorlar, doğuruveriyorlar, ölüveriyorlar…

Son yedi yılda kadın cinayetlerinin yüzde 1400 artmış olduğunu da herhalde Vali Bey bilmiyor.

Sevgili Okurlar, devlet büyükleri vatanı, memleketi, demokrasiyi kurtarmaya, “ileri demokrasiyi” güçlendirmeye devam etsinler…

Bence, biz “küçük” insanlar da irtica ile savaşa devam etmeliyiz.

Çünkü bu yukarıda söylediklerimin her biri, insan hakları ihlalidir. İnsanlığa karşı işlenmiş suçtur!

Gericiliğin, karanlığın meşrulaştırılmasıdır.

Yaygınlaştırılmasıdır.

Devlet büyüklerinin çocuk gelinler olayını yok saymasıdır, görmezden gelmesidir, ve böylelikle adeta teşvik etmesidir.

Daha söylenecek çok şey var elbet. Ama en iyisi ben söylemeyeyim, siz nasılsa söylemek istediklerimi anlamışsınızdır!