SİNİYOR AMA İŞLEMİYOR

TBMM Başkanı Cemil Çiçek yeni anayasa çalışmalarına karşı ilgisizlikten yakınıyor.

Kimi köşe yazarı arkadaşlarımız da, bu görüşe katılıp, yeni bir anayasa hazırlanırken toplumda heyecan dalgası oluşmamış olmasını anlayamadıklarını dile getiriyorlar.

Melih Aşık, geçenlerde “Açık Penceresi” nin baş köşesini “Anayasa Komedisi “ başlığı altında bu konuya ayırmıştı. Yazıda Cemil Çiçek’in çeşitli sivil toplum kuruluşlarında hep aynı soruyla karşılaştığı belirtiliyordu.

Konuşanların çoğu Cemil Çiçek’e sormuşlar:

-Görüşlerimizi açıklarsak, acaba başımıza bir iş gelir mi?

Çiçek’in görüştüğü KESK Yöneticileri daha da eleri giderek, kestirip atmışlar:

-Söylediğimiz sözlerden dolayı yarın gözaltına alınmayacağımızın garantisi olmayan yerde, fikrimizi özgürce açıklamamız mümkün değil.

Şimdi bu açıklamaya da biz bir ekleme yapalım:İnsanların görüşlerini özgürce açıklayamadıkları yerde sivil demokratik anayasa yapılamaz.

Okurlar arasında abarttığımı ve insanların kokusununun haksız olduğunu söyleyen var mı bilmiyorum.

***

Bir ülkede hapishanedeki gazeteci sayısı 99 u bulmuşsa, o ülkede korkunun kol gezdiğini söyleyenlerin abarttıklarını ileri sürmek insafsızlıktan da ötededir.

Bir ülkede, hapishanelerdeki tutuklu sayısı, hükümlüden fazlaysa, o ülkede insanlar tutuklulukla infaz edilmekten korkmakta hiç mi hiç haksız değillerdir.

Fazla bir şey yapmaya gerek yok. Herhangi bir yakınınızı, mesai arkadaşınızı, meslektaşınızı ya da astınızı hapishanede ziyaret etmiş olmak bile hakkınızda soruşturma açılması için yeterli sebeptir.

Nitekim eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner, eski Kara Kuvvetleri Komutanı Erdal Ceylanoğlu, eski Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Aksay ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Eşref Uğur Yiğit hakkında “terör örgütüne yardım ve yataklık ve görevi kötüye kullanmak” suçundan soruşturma açılmış bulunmaktadır.

Soruşturmanın nedeni adı sayılan komutanların Balyoz Davası nedeniyle Hasdal Cezaevine giderek, 24 ü general ve amiral olan 102 subayı ziyaret etmiş olmalarıdır.

Ceza evi ziyareti suç mudur?

Dört komutan, salt bir ziyaret yüzünden nasıl olur da, terör suçlusu sayılabilirler?

Generallerin emirleri altındaki kişileri sırf ziyaret ettiler diye başlarına bunlar gelirse, alelade insan, sendikacı, sivil toplum örgütü üyesi nasıl korkmaz?

Artık bir sendikanın üyeliğinin bile suç sayılmayacağının güvencesini kim verebilir?

Evet insanlar anayasa çalışmalarına destek vermiyorlar. Çünkü korkup, sinmişler.

***

Gelelim diğer noktaya:

Yürürlükte olan Anayasa’nın, 16.10.2007 tarih ve 59697 sayılı kanunla değiştirilen ve 21.10 .2007 tarihinde yapılan halk oylaması sonucunda kabul edilen Cumhurbaşkanı başlıklı 101. maddesinde açıkça belirtiğinde göre, Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır.

Anayasa’nın Cumhurbaşkanının seçimi ve süresi ile ilgili maddesi halkoyuna sunulmuş, yani halka,” Cumhurbaşkanı nasıl ve süreyle seçilsin?” diye sorulmuş ondan alınan cevaba göre de sürenin 5 yıl olması tescil edilmiş.

Ama sonra ne olmuş?

Olan şu:

Bugün hala Cumhurbaşkanının görev süresi soruluyor ve Başbakan 7 yıl istediği için 7 yıl oluyor.

Şimdi 2007 de oyuna başvurulan insanlar, haklı olarak isyan etmezler mi.

-Siz bizi işletiyor musunuz Beyler? demezler mi?

Halk korkuyor, sinmiş Anayasa için görüş açıklamıyor.

Görüşü iktidarınkine ters düşmeyenler ise, daha önce işletildiklerini düşündüklerinden bir kez daha işletilmek istemiyorlar.

Evet insanlar korkmuş sinmiş, ama artık işlemiyorlar!