PARA DEĞİL, ADALET!

Uludere’de insansız hava araçları tarafından tespit edildikten sonra F-16’larca bombalanarak öldürülen köylüler için her gün yeni haberler çıkıyor:

“Hükümet Uludere’de ölenlere tazminat verecek!”

Bu haberler bir süre idare edilmesi isteniyor… Bir süre geçtikten sonra “yenisi” geliyor:

“Uludere’de ölenler için kişi başına 20 bin lira ödenecek!”

Aslında bunun doğru okunuşu şöyle olabilir: Alın size, ‘ceset başına’ 20 bin papel, ağlamayı kesin!

Bu da olmayınca “en yenisi” servise konuluyor:

“Hükümet 123 bin TL verecek, kişi başına..!”

Geçtiğimiz gün Uludere Katliamında en fazla insan kaybeden Encü Ailesinden Ömer Encü ile telefonda konuştuk:

-Hükümet 123 bine çıktı, siz diyorsunuz?

-Biz para istemiyoruz!

-Ne istiyorsunuz?

-Bu kadar insanımız öldü. Bu vahşeti yapanların yargı önüne çıkmasını istiyoruz!

Aklı fikri parada olanlar, bu isyandaki acıyı görebiliyorlar mı?

Köylüler, şehirdekiler gibi aç gözlü değiller. Daha özet dile getirmek mümkün olsaydı, şöyle diyeceklerdi:

-Para değil, adalet istiyoruz!

Kirli işler devletsiz olmaz!

Hüseyin Baybaşin, bir dönem Türkiye’nin en önemli isimleri arasında yer alıyordu. Hüseyin Baybaşin’in Mahmut Baksi “Teyrê Baz” adlı kitabında şöyle anlatıyor:

“1952 Doğumluydu Hüseyin liseyi bitirmeden bırakmıştı. 1972’de geldiği İstanbul’da kaçak sigara satarak yeni hayatına başlamıştı. Kendisini uluslararası uyuşturucu ilişkilerinin merkezine çekecek olan okula… Bunların hiç birini gizlemiyordu. Uyuşturucu ticareti yaptığını da açık seçik söylüyordu.”

Mahmut Baksi, 1992’de Stockholm’den İstanbul’a gelerek o tarihte “aranan adam” Hüseyin Baybaşin ile çok uzun bir röportaj yaptıktan sonra biyografik bir kitap yazmıştı. Aşağıdaki cümleler ise italik olarak Baybaşin’in ağzından çıktığı gibi kitapta yer alıyordu:

-Ben uyuşturucu işi yaptım. Ancak tek başıma yapmadım. İngiltere’deki Türk Büyükelçiliği vasıtasıyla gelen uyuşturucuyla yaptım. Mafyaydım ama devletin yöneticilerinin de içinde olduğu bir mafya grubu ile yaptım bu işi!!!