KÜRTLERE UĞRAMAZ: MİLLİ BİRLİK TRENİ!

Türkiye yine büyük bir “mutluluğun” ön sonuçları altında kıvranmaya başladı. İktidarda bulunan AKP “olağan çılgın projelerinden” birini daha uygulamaya soktu!

Haydarpaşa Garı devre dışı kaldı!

Başbakan Tayyip Erdoğan ekranlara çıktı, gündüz partisinin grup toplantısında konuştu. Yetmedi gece de “uykudan önce” programı için tekrar evlerin içine girip ulusa seslendi:

-Beni dinleyip öyle uyuyun!

Bu ülkede iktidar yorgunu olan her parti, “Tarzan zorda” vaziyeti yaşadığında hemen olağanüstü çözüm projeleri uzatırlar liderin önüne:

-Efendim siz çıkıp bir ulusa seslenin, çok iyi gelir!

Bu demektir ki, “bizim iktidar olarak gazımız bitiyor” size biraz nutuk vereceğiz!

Başbakan Erdoğan da -Allah’ı var- iyi bir hatip, ele aldığı bir konuyu (hele önünde de promtır varsa) şahane bir şekilde anlatır. Muhalifleri dışında herkesi de ikna edebilir.

Geçen gün de öyle yaptı. Yeni müjdeler verdi. Yurdu demir ağlarla öreceklerini söyledi. Bazı münafıklar bunu yurdu demir parmaklıklarla örecekler şeklinde yorumladılar ama olsun, hapishanelerin durumu her ne kadar gerçekse, Erdoğan’ın müjdeleri de o kadar inandırıcı olabiliyor.

Erdoğan, Arabesk filminden Şener Şen’in repliklerini kapmış:

-Sevgilim gördüklerine değil benim anlattıklarıma inan!

Erdoğan dedi ki:

-Edirne’den Kars’a kadar hızlı tren olacak!

Bu en eski “milli birlik ve beraberlik hattı” olan Edirne’den Ardahan’a kadar, yeni versiyonu olarak kayıtlara geçti. AKP’nin iktidara gelmeden önce “ceberut devlet” diye tanımladığı yapı da aynı güzergahtan milli birliği tesis ederdi.

İktidarda kalıcı olmak aşkı siyasi vaatleri işte böyle kireçlendiriyor. Başbakan demiryolu-hızlı tren müjdesini verirken şöyle diyemedi:

-Edirne’den Hakkari’ye hızlı tren olacak!

Hadi Hakkari’ye demiryolu yok.

Kabul…

Diyarbakır, Batman ve “efsane istasyon” Kurtalan’a da mı yok?

Acunokrasi

AKP ile Acun Ilıcalı’nın yükselişi eş zamanlı oldu. Biri parlamento için yapılan bütün seçimleri kazandı, diğeri de yarışmalı seçmeler yaptı.

Televizyonlarda Acun, siyasette ise Tayyip Erdoğan seçti!

Sonuçlar itirazsız kabul edildi.

Hangisi “daha iyi” denirse sesini yükseltebilenler “Acun” diyebilirler:

-En azından öfke nöbetleri geçirip, kimseye bağırıp çağırmıyor!

Sadece seçiyor, kitleler de uysallıkla kabul ediyor.

Askeri vesayeti kaldırıp da en ileri demokrasiye geçince devletin yeni düzeni de bir eğlence programı ile eş düzeye gelebiliyor.

Burası Türkiye, burada her şeyin aşırısı makbul:

-Demokrasi kalsın, size Acunokrasi verelim!

Kürt basınından bir gazeteci daha tutuklandı.

Azadiya Welat gazetesinin Mardin temsilcisi Aziz Tekin, 28 Ocak 2012 tarihinde Kızıltepe’de KCK adı altında BDP’li Kürt siyasetçilere yönelik eş zamanlı operasyonlardı gözaltına alındı ve aynı gün tutuklandı. Tutuklananlar arasında, BDP Kızıltepe İlçe Başkan Yardımcısı Kenan Akdoğan, Kızıltepe Belediyesi Başkan Yardımcısı Leyla Salman, Belediye Meclis Üyesi Nuran Turan da bulunuyor.

Aziz Tekin’in tutuklanmasıyla birlikte, tutuklu gazetecilerin sayısı, 19’u imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü olmak üzere 105’e çıktı. Tutuklu gazeteci sayısı bakımından Türkiye’nin dünya birinciliği iyice sağlamlaştı! Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF)’nin yayınladığı 2011/2012 Dünya Basın Özgürlüğü listesinde de Türkiye 10 sıra daha geriledi ve 148. sırada yer aldı. AKP hükümetinin dört elle sarıldığı Terörle Mücadele Yasası (TMY)’nin marifetidir bu…