DİNCİ, TİNERCİ, TABLETÇİ

Ağlanacak halimize artık zor olsa da gülmeye başlıyorum. Polemiklerin seviyesi muhteşem! Az söyledim muhteşemden de öte! Yani müthiş akıl, zeka, bilgi, birikim, incelik ve duyarlık içeren(!) polemiklere tanık oluyoruz. Mizahçılara hiçbir dönemde bunca malzeme sunulmamıştır!

Paul Auster’in “Ergenecon”culuktan soruşturmaya uğraması; yazarlıktan değil konuşmaktan suçlanması ve terörist ilan edilmesi yakındır…

Bir başka çok seviyeli(!) tartışma, “dindar nesil” yetiştirmeyelim de “tinerci mi olsunlar?” meselesi…

Bu laf ortaya düştüğünde Sevgili Pınar Selek’i anmadan, onun tinerci gençleri, yaşama ve topluma kazandırmak için kurduğu atölyeleri, verdiği çabaları düşünmeden edemedim!

Hani her seçim öncesi, cehaleti ve yanlışları pompalayıp, ayırımcılık yaptılardı; “Ya Müslümansın; ya Laik” diye… Ayni hesap, şimdi de “ya Dindar gençlik yetişecek, ya da tinerci!” Oha yani!!!

Tablet güzel de, kullanan akıl?

Bu tartışmalar tam da Eğitimde tabletli dönemin uygulanmaya başlanması sırasına denk geldi. Fatih Projesi adı altında öğrencilerin tablet bilgisayarlarla eğitim görmesi projesi… Şimdilik İstanbul’da sekiz pilot okulda uygulama başladı.

Teknikk gelişimde gençleri yararlandırmak denli olumlu yerimde bir karar olamaz. Ancak o bilgisayarı nasıl kullanacağınız çok önemli.

Evrim teorisini yasaklayarak, bilgiyi sansürleyerek, ilmin içini boşaltarak, tartışmayı, eleştiriyi sorgulamayı yasaklayarak ve cezalandırarak kullanacaksanız, en gelişmiş bilgisayar, en mükemmel tablet işe yaramaz!

Gel de lisedeki tarih öğretmenim Kemal Bey’i (Kemal Özerdim’i anma!) Bize, “Karlofça Antlaşmasının hangi yılda olduğunu ezberlemeseniz olur, düşünmeyi, mantık yürütmeyi, sorgulamayı öğrenmeniz daha önemli” derdi…

Hepimiz tinerciyiz

“Dindar-Tinerci” saçmalığı sırasında, gençlere sarılmak, sakın inanmayın biri ötekinin karşıtı, ilacı panzehiri değildir demek geldiyse de; bir de baktım gençler saçmalığın daniskasını görüp harika eğleniyorlar…

“Hepimiztinerciyiz” başlığı ve imzasıyla “twitter” sohbeti almış başına gidiyor… İşte içlerinden seçtiklerim:

“Tineri biz çekiyoruz ama senin kafan güzel oluyor…”

“Tinerin twitterda TT olduğunu duyan hükümet tinerden alınan vergiyi %25’e çıkardı.”

“Buram buram Mustafa Kemal kokluyoruz Tayyip Bey. Bir sorun mu vardı?”

“Tinerci olmak da ayıp değil, ateist olmak da, Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil”

“Tinerci diye dışlamak yerine, onu o hale getiren sistemi sorgulamayan utansın”

Obama Müslüman, Paul Auster Ergenekoncu, Hrant’ın Katilleri Masum, 13 Yaşındaki Kız RIZALI. Kim Tinerci Belli!

Dindar olmayanlar tinerciymiş bunu da öğrenmiş olduk. Ben akşam köprünün altında takılıyo olcam beklerim".

“Bu gençlik tinerci mi olsun?” sözüne tinercilerden jet cevap, “Kırk yıllık tinerciyiz böyle kafa görmedik”.

“Bir ülke düşünün tinerci çocuklara el uzatmak yerine ötekileştirmeye çalışanlarca yönetilsin… İnadına hepimiz tinerciyiz…”

“Bi gün bunu söyleyeceğime ihtimal vermezdim ama evet hepimiz tinerciyiz”

***

NOT

Geçen Pazar yazıma gelen sayısız olumlu tepki arasında bir de “ne demek istiyorsunuz, dindarlaştıkça daha mı ahlaksız oluyoruz?” diye soran çıktı. Açıklayayım: Hayır, elbet öyle bir şey demedim. Dindar olmakla ahlaklı olmak aynı şey değildir; ikisi arasında dolaysız bir bağ ya da orantı yoktur demek istedim. Din ahlaksızlığı ortadan kaldırmaz. Bu kadar.