BÖYLE ADALET OLMAZ

Son günlerde ne zaman yargı konusunu gündeme gelse, hep aklıma, Kılıçdaroğlu’nun Silivri Adaletini hedef alan çıkışları üzerine,adil yargıyı etkileme fiilinden hakkında kovuşturma açılması girişimi üzerine Mustafa Balbay’ın şu çıkışı geliyor:

-Suçun oluşması için adil yargının olması şart

İlahi Balbay!

Türkiye’de gün geçmiyor ki, adil yargının varlığı konusunda ciddi kuşkular dile getirilmesin.

Türkiye’de gün geçmiyor ki insanlar “böyle adalet olmaz!” diye feryat etmesin.

Vatandaş feyrat ediyor, halk yargıdan şikayetçi…

Milletvekili haykırıyor, yasama yargıdan şikayetçi…

Bakan Bey kararları eleştiriyor,yürütme yargıdan şikayetçi…

En vahimi, yargı yargıdan şikayetçi…

Malatya’da Grup Yorum konseri için bilet sattıkları, 8 mart Kadınlar Günü’nde yürüdükleri, katliamlara tepki gösterdikleri için haklarında dava açılan yedi kişinin altısı( biri beraat etti) terör örgütü üyeliği, ve örgüt propagandası suçlarından 13 yıla kadar varan hapis cezalarına çarptırıldılar.

Ailelerin isyan ettiği karar hakkında, 3. Ağır Ceza Mahkemesi Reisi şunları söylemiş:

-Bu karardan hoşnut değiliz. Yasaları uyguluyoruz Ceza Yasası’nda düzenleme çalışmaları bulunuyor İnşallah lehte düzenleme olur.

***

Yargı dahil herkes yargıdan şikayetçi. Bu durumda kimse adil yargı beklemesin!

Ama yargıdan şikayetçi ne söz , fevkalade hoşnut olan da var.

Başbakan Tayyip Erdoğan.

“Hiç kusura bakmayın Sayın Kılıçdaroğlu”, diyor Başbakan yargıdan adil yargı yokluğundan şikayetçi ana muhalefet liderine”yargının hükumet emrine falan girdiği yok; tam tersine yargı sizin militanlarınızdan, sizin militan tavırlarınızdan, sizin militan zihniyetinizden arınıyor, temizleniyor.”

Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi İstanbul’da karar veriyor, Hrant Dink cinayetinde örgüt bağlantısı bulamıyor. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi Malatya’da karar veriyor, Grup Yorum konseri bileti satmak, 8 mart Dünya Kadınlar Günü’ne katılmak ve katliamları protesto etmek eylemlerinde terör örgütü üyeliği ve propagandası suçu buluyor.

İnsanlar isyan içinde haykırıyorlar:

-Böyle adalet olmaz.

Her iki mahkemenin de reisleri feryatlara hak veriyorlar:

-Karar bizim de içimize sinmedi

***

Bu olaylar üzerine ortaya çıksam da haykırsam “böyle adalet , böyle adil yargı olmaz” diye, yargıyı ve kararlarını eleştirsem, hakkımda adil yargıyı etkilemeye çalışmaktan, dava açılıp, mahkum olur muyum?

Böyle bir davada çıkıp, kendimi savunurken , bütün yukarıdaki olayları dile getirsem, yine de mahkum olsam, sonra da mahkeme başkanı kararın akabinde şunu söyler mi:

-Karar bizim de içimize sinmedi.

Dikkat buyurunuz. Daha önce de uyarıldığı gibi, özellikle 12 eylül 2010 referandumundan sonra yargı iyice şirazesinden çıkmış durumda.

Herkes yargıdan şikayetçi…

Vatandaş şikayetçi…

Yasama şikayetçi,

Yürütme şikayetçi…

Bizzat yargı şikayetçi…

Bir tek şikayetçi olmayıp savunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan o yargının bile savunmadığı bu yargıyı savunuyor.

Eseridir tabii savunacak…

Hatta iftihar edecek…

Ediyor da…

Sanki marifetmiş gibi!…