ŞİİR OTEL

Şiir ve otel denildiğinde benim aklıma öncelikle Necip Fazıl’ın “Otel Odalarında” adlı şiiri gelir:

Bir merhamettir yanan daracık odaların
İsli lambalarında isli lambalarında…

Bu iki dizeyle başlayan şiir hüzün dolu ikili dizelerle(beyit) sürüp gider…

En ücra taşralarımızda bile beş yıldızlı otellerin boy gösterdiği ülkemizde hâlâ böyle oteller var mıdır, bilmem. Fakat şairin en güzel şiirlerinden biri olan bu şiiri, bizim edebiyatımızda otel kavramının bir hüzün ve yalnızlık imgesi olarak işlendiği, bunun da ötesinde bu kavramın şiire getirildiği belki de ilk örnektir.

Bunları yazarken Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Han Duvarları”nı unutmuş değilim kuşkusuz. “Han”, bambaşka bir konu… Onlar modern anlamıyla otel olgusunun çok daha öncelerdeki örnekleridir. Sıradan halkın konaklama mekânlarıdır. Çamlıbel’in şiirindeki öykü ne kadar hüzün verici olsa da, hanlar Necip Fazıl’ın betimlediği otel odalarından farklıdır… Halkın bulunduğu yerde, ne kadar yoksulluk olsa da, yalnızlık pek yoktur… Yalnızlık modern yaşama özgüdür…

***

Bu çok ilginç konu, bizim edebiyatımızda ve dünya edebiyatında otel izleği,derinliğine incelenmeye değer … Aklıma ilk gelen örnekler olarak Chauser’in “Canterbury Hikâyeleri”nden Jules Laforgue’un “Anonimin(adsızın) Büyük Oteli”ne kadar dünya edebiyatının(şiirinin) hanlarında ve otellerinde bir gezinti…

Bizim edebiyatımızda halk şiiri örneklerinden, belki Evliya Çelebi’den başlayarak, yukarıdaki örneklerden geçerek, Nâzım Hikmet’in gurbet şiirlerine, Cansever’in “Oteller Kenti”ne bir yolculuk…

Bütün bunlar çok sayıda ve heyecan verici edebiyat incelemesi konularını oluştururdu… Fakat ben şiir ve otel konusunda bu uzun girişi burada noktalayarak yazımın başlığına gelmek, geçen yıl Denizli’de açılan harika otelden, “Şiir Otel”den söz etmek istiyorum…

***

Denizli “Şiir Otel”i, yukarıda sözünü ettiğim şiir ve otel konulu bütün kavramları alt üst ediyor…

Tepeden tırnağa şiirle donanmış bir otel bu…

Adından başlayarak, “şiir otel” sözcükleri işlenmiş havlularına, terliklerine kadar…

Duvarlarında şair büstleri, portreleri; gözünüzün değdiği her yerde şiirler, dizeler, şiire ilişkin çizimler; lobisinde dallarından yaprak yerine üzerlerinde şiirler yazılı kâğıttan yaprakların asılı olduğu şiir ağaçları…

Bir şiir kitaplığı…

Her biri bir şairin adını taşıyan odaların bulunduğu katlardan ve oda kapılarından başlayarak, oda içlerini de donatan şiirler, dizeler, şair portreleri…

Bunların yanı sıra, bir otelin sahip olması gereken temizlik, rahatlık, aydınlık, sadelik ve ferahlık…

Denizli “Şiir Otel”, şiir ve otel kavramlarının akla getirebileceği yalnızlık ve hüzün kavramlarını tersine çeviriyor…

Evinizden daha çok evinizde gibi oluyorsunuz…

Orada geçirdiğiniz zaman süresince şiirin konuğusunuz çünkü…

***

Bunca ülke gezdim… Kendi ülkemizde ve başka yerlerde sayısız otelde kaldım…

Ben Denizli’deki “Şiir Otel” gibi bir yer ne gördüm, ne işittim…

Önümüzdeki Mart ayının 22-25 tarihlerinde, dünya şiiri gününün kutlamalarından biri, başka ülkelerden seçkin şairlerin de katılımıyla Denizli “Şiir Otel”de yapılacak…

“Şiir Otel” adı Türkiye’de olduğu kadar dünyada da duyulmaya, öğrenilmeye, merak uyandırmaya başlayacak…

Denizli’ye, Pamukkale’ye, ülkemize ve şiire böyle bir güzellik armağan eden, başta Esat Bozbıyık olmak üzere otel sahipleri ve bütün yöneticileri, çalışanları, her türlü övgüyü, teşekkürü hak ediyor…

Şiir severlerle 22-25 Mart Dünya Şiir Günü kutlamalarında, Denizli Uluslararası 1. Şiir Festivali’nde, “Şiir Otel”de buluşmak üzere…