ANLATABİLİR MİSİNİZ?

Son zamanlarda Türkiye’de demokrasi ve hukuk konularıyla ilgilenen yerli yabancı herkesin eninde sonunda gelip çarptığı duvar “Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri”.

Türkiye’de, okuyan, yazan, siyaset ile uğraşan, fikrini söyleyen, hele hele muhalif olan herkesin kabusu bir gün özel yetkili ağır ceza mahkemesinin önüne çıkmak.

Çıkıyorlar da…

Gösteri yapıyorlar.

Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’ne Parasız Eğitim istiyorlar.

Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Toplu halde konser bileti alıyorlar.

Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’ne.

Bu mahkemeler herkesi korkutuyor herkesi yıldırıyor.

Demokrasilerde İnsanların yargıdan korkmaları, yılmaları iyi bir şey değil.

Demokraside yargı korkutmaz, adalet dağıtır, yasalardan korkulmaz, yasalara uyulur.

Ama özel yetkili yargı korkutuyor.

Yalnız sade vatandaşı değil, MİT Müsteşarını bile korkutuyor.

***

Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerine kimse taraftar değil, herkes sakıncalı buluyor.

Cumhurbaşkanı endişe ihzar ediyor.

TBMM Başkanı arka çıkmıyor.

Hükümet sözcüsü çekincelerini dile getiriyor.

Başbakan adamlarını onun elinden kurtarmak için kişiye özel yasalar çıkarttırıyor.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da, demokratik hukuk devletlerinde, Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri ve benzerlerine yer olmadığını, ama bundan kendilerinin sorumlu tutulamayacağını söylüyor.

Oysa, özel yetkili mahkemeler AKP’nin eseri.

Avrupa Konseyi’nden dışlanmamız tehlikesi, DGM lerin kaldırılmasını gerektirmişti.

O zorunluluk doğunca onun yerine ÖYACM ler kuruldu.

O günlerde çok uyarıldı, ama askerlerin de desteğiyle, AKP bildiğini okudu.

Kimileri bunları çetelerin çökertecek ihtisas mahkemeleri olarak niteledi.

Bunun da doğru olmadığı, Hrant Dink davasında çıktı ortaya. Bu davayı gören özel yetkili ağır ceza mahkemesi şu acı itirafı yaptı:

-Bu cinayetin ardında çete var, ama ben çıkaramadım.

Böylelikle bu sav da çöktü.

***

Başbakan Yardımcısı Bozdağ diyor ki,

-Bu mahkemeler terör ile mücadelede kullanılıyor, onun için zorunlu.

Bugün, İstanbul Barosu’nun eski Başkanlarından, ülkemizin önde gelen ceza avukatlarından Turgut Kazan Erzurum Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 3 yıla kadar hapis ve meslekten men talebiyle yargılanacak.

Özetlemek gerekirse, hemen hemen herkesin anımsayacağı İlhan Cihaner davası sırasında, cezaevinden cezaevine, gönderilen ve çok ilginç iddiaları içeren bir mektup ortaya çıkıyor. Cihaner vekili Kazan da savcıdan gerçeğin ortaya çıkarılması için, araştırılmasını istiyor. Savcı iki ay boyunca hiçbir işlem yapmıyor. Kazan da bu tavrı eleştiriyor. Araştırma yapmayan savcı terfi ettiriliyor, araştırmanın yapılmamasını eleştiren savunma avukatı hakkında da Erzurum Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılıyor. Olay kısaca bu.

Şimdi Sayın Bekir Bozdağ’a sormak istiyorum:

-Sayın Bozdağ, hani bu mahkemeler, terör ile ilgiliydi. Av.Turgut Kazan’ın terör ile ne ilgisi var, şunu bana anlatabilir misiniz?

-Turgut Kazan veya savunduğu İlhan Cihaner terörist midirler , söyleyebilir misiniz?

Bu arada, hem Sayın Bozdağ’ın hem de sivil darbenin savunucularının bilgisine bir gerçeği de arz edeyim:

12 eylül döneminde, o günlerin ünlü savunma avukatı Turgut Kazan aleyhine savunmasından dolayı, hapis ve meslekten men talebiyle herhangi bir dava açılmadı.

Ama bugün açılıyor, hem de terör ile mücadele amacıyla kurulmuş Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde…