SONRAKİ YILLARIN KURULUŞU

Türkiye’de toplumsal mücadele ağırlıklı olarak “fedakârlıklar” üzerinde yükseldi. Bunun yeterli isteklendirme de (motivasyon) vardı:

“Sen yanmasa /Ben yanmasam/Biz yanmasak…”

Hepsi oldu.

Geride onurlu bir miras kaldı.

Peki ya gelecek?

Dostluk Yardımlaşma Vakfı 2000 yılının şubatında yola çıkarken “insanı insan yapan değerleri, dostluk, yardımlaşma, dayanışma, paylaşma” gibi değerleri en öne koyarak şöyle dedi:

  • Bu oluşum kesinlikle siyasi değil insani olacaktır!
  • Dostlarına bağlı değerbilir ve güvenilir olacaktır!
  • Gönüllü katılımcığı esas alacaktır!
  • Verdiği sözleri kesinlikle yetire getirecektir!

Dostluk Yardımlaşma Vakfı, eğitim ve yaşamsal destek projelerini hayata geçiriyor. Bu şekilde bir eli geçmişte, diğeri de gelecekte olabiliyor.

DY Vakfı, geçtiğimiz ay Ankara, İstanbul ve İzmir’de Şevval Sam ile “Dostluğa Davet Konserleri” düzenledi. Bu satırların yazarı İstanbul Bostancı ve İzmir Karşıyaka konserlerini izledi. Olağanüstü bir coşkunun insanları sarıp sarmaladığını bu dayanışma toplantılarında gördü.

İzmir’de Karşıyaka Spor Salonu’nun 3500 koltuğu her yaştan seyirciyle dolmuştu. Şevval Sam’ın izleyicileriyle kurduğu sıcak ilişki, Vakfın arzuladığı dayanışma ve dostluğun elle tutulur hale gelmesi gibiydi.

DY Vakfı toplantılarda gazeteci falan yoktu, Şevval Sam konserleri yaygın medyada “haber” olmadı. Ama iyi şeylerin hayatta bir karşılığı olması için medyanın görmesi gerekmiyor ki!

Vakfın çalışmaları en açık şekilde www.dostlukyardimlasmavakfi.org.tr sitesinde yer alıyor. Sayfalar arasında gezinince görülüyor:

-DY Vakfı, Sonraki yılların kuruluşudur!

Çok saygıdeğer bir iş yapılıyor, emeği geçen herkesi kutlamak gerekiyor.

Korkutma ihtiyacı!

Başbakan Tayyip Erdoğan her gün veciz ifadelerle konuşuyor. Önceki gün yine konuştu:

-Duvardaki kitaptan hiç korkmadılar!

Başbakan, İslâmiyeti kendilerine göre yaşayanların duvarlarında asılı olan Kuran’ı kastediyordu. Cümleyi çözümlerken dikkat edilmesi gereken esas nokta ise sondaydı: Korkmak!

İktidarda olanların bu “korkutmak ihtiyacı” acaba nereden kaynaklanıyor?

Dedikodu Tıp Merkezi

Batılı ülkelerde iktidara siyasi partilerle gelinip-gidilir. Türkiye’de ise ailecek gelinip gidiliyor. Geriye doğru bakın epeyce örnek görebilirsiniz.

AKP iktidara geldiğinde de benzer bir beklenti oluştu. Bu yönde de “fısıltı gazetesi” rüzgâr hızıyla esmeye başladı:

-Falanca sağlık zinciri Emine Erdoğan’ınmış!

AKP’nin en katı muhalifleri olan köşe yazarlarından bir ağabeyimiz “yok artık, daha neler” demişti:

-Yıpratmak için başka şeyler bulun. Emine Erdoğan’ın ancak hasta olarak bu sağlık kuruluşuyla bir ilişkisi bulunabilir. Biz de gidip geliyoruz o sözünü ettiğiniz kuruluşlara, ortak mı olduk şimdi?

Kuru iftira kategorisine yazıldı o gün bu iddia…

31 Mart Cumartesi günü Milliyet’in 18. sayfasında şöyle bir haber yer alıyordu:

Emine Erdoğan Güney Kore’de kızı Sümeyye Erdoğan ile birlikte sağlık sektörüne ilişkin bilgi aldı. İlaçsız ve ameliyatsız tedavi konusunda incelemeler yapan Emine Erdoğan, Güney Koreli doktorlara da çağrı yaptı:

-Gelin Türkiye’ye hastane kurun!

Ülkeye “hizmet aşkı” vites büyültünce, iktidarda olanların “düşmana ihtiyacı” kalmayabilir!

İsmail Gülgeç Sergisi

Geçen yıl kaybettiğimiz karikatürün küçük dev adamı İsmail Gülgeç’in eserlerinden oluşan bir sergi açıldı.

Tepebaşında yeni açılan İstanbul Karikatür ve Mizah Merkezi’nde ki sergi Nisan ayının son gününe kadar açık kalacak.

Yeri lk kez gidenler için biraz sıkıntılı olabilir ama çok kolay… Önce adresi yazalım: Refik Saydam Caddesi Tepebaşı Beyoğlu. Telefonu: 0212. 256 42 58… Tarifi de şöyle: Tepebaşı’daki TRT binasının bulunduğu yerdeki trafik ışıklarından otoparka iner gibi gittikten sonra, tam karşınıza çıkan şahane Kasımpaşa Stadı manzaralı yeni tesis… Ünlü karikatürcü ağabeyimiz Erdoğan Bozok da dostlarına çay ısmarlıyor. Hem Gülgeç hem de Bozok’la hasret gidermek için önünüzde bir ay var…