YAPIŞ YAPIŞ

Çok seviyor önce herkes birbirini. Öyle ki, daha önce hiç kimseyi sevmediği kadar.
Ardından methiyeler düzüyor kimselere söylemediği.

Öyle bir bağlılık ki, tanımlanabilir bir şey değil. Hatta bu sevgiyi ve bağlılığı sorduğunuzda kendisine, hissettiği : “kardeşinden de yakın!”

Bir süre sonra yemeler, içmeler, dışarıda eğlenmeler, hafta sonu sinema buluşmaları, aile tanışmaları, birlikte gidilen tatiller.

Sormayın, hayat bir güzel. Hayat onunla daha da güzel, daha bi’ anlamlı. Çocukluktan kalma bir sevinç. Asıl, şimdiye kadar tanışmamış olmaları büyük kayıp!

"Sen benim için çok ama çok önemlisin !"

“Tanrı seni bu zor günlerimde karşıma çıkardı !”

Ben o kadar fazla duyuyorum ki bu türden ilişkileri. O kadar şahit oluyorum ki bu tasvirlere.
Yetmez yanıma gelip:

“Onu bir tanısan inan sen de çok seversin. Şimdiye kadar gördüğüm, bildiğim en doğru insan !”

“Sana benzeyen bir yönü de var biliyor musun? O da senin gibi çok güzel dinliyor !”

Keşke bu duygularla hep böyle devam etse bu yolculuk. Ben de bu yeni dostluğa imrenerek baksam, alkışlasam, kutlasam, şapka çıkarsam.

Gel gör ki; bu tür durumlarda telefonum beklenmedik saatlerde aniden çalıyor. Önce ismini çıkaramam diye, bana kim hakkında konuşacağını anlatıyor: peşinden verip, veriştiriyor.

“Öyle bir kazık yedim ki, sorma gitsin. Şerefsizin tekiymiş!”

“Bana şöyle şöyle dedi. Sonra beni filanca aradı aslında ona da tam tersini söylemiş!”

“Zaten biliyorum beni sadece çıkarları için kullandı!”

“Peki söyle sen şimdi bana, benim yerimde olsan ne yapardın ?”

Açıkçası hepimizin hayatı bu tür olaylara tanıktır. Eminim hiç birimize yabancı değil. Eminim hiç kimse de bu hayal kırıklıklarını yaşamak istemez. İlk anda hissetmiş olduğu bu güzelim duyguları günlerce, aylarca, yıllarca yaşamak ister. Ben de bu aşamalardan geçtim. Benim de örneklerim var. Ancak bu örnekler bir iki olduğunda kendime bakmayı hep bildim.

Ben vıcık vıcık olmuş hiçbir ilişkinin adamı değilim. Tadında bırakılmış mesafenin ödülü her zaman en büyüktür. Kazanandır.

Birilerini yerin dibine batırmadan önce neden baş tacı ettiğini önce sorarlar adama.

Hem biraz uzaklık, kalıcı olarak hissedeceğiniz saygı ve sevginin ifadesidir. Yapış yapış olmanın kimseye faydası yok. Bu nedenle hayatınıza alacağınız insanlara biraz zaman tanıyın. Bu sadece karşınızdakine değil öncelikle kendinize zaman tanımanızdır.

Güzel ve kaliteli dostluklar, çerçevenin içine resminizi koyduktan sonra çıkarmayacaklarınız olmalı. Yoksa aşınır, camları kırılır ve elinizde sadece boş çerçevelerden bir koleksiyon kalır.