İNANÇ ÖĞRETİLMEZ, EZBERLETİLİR

“Din Öğretilmez” başlıklı geçen haftaki yazımı biraz daha açmak istiyorum.

İktidardaki partinin dayattığı yeni eğitim sistemine göre, İslam peygamberinin hayatı ve Kuran okullarda öğretilecekmiş.

Peki bu nasıl olacak?

***

Sistemin nasıl işletileceğini bilmiyorum. Fakat edinebildiğim bilgilere göre, öncelikle, Kuran harfleri olduğu ileri sürülerek kutsallık atfedilmek (yüklenmek) ) istenen Arap alfabesinin harfleri çocuklara ezberletilecek.

Herhangi bir alfabe kutsal olabilir mi?

Harflerle en değerli kavramlar dile getirilebileceği gibi en bayağı, en aşağılık sözler de yazıya dökülebilir.

Bu her alfabe için olduğu gibi Arap alfabesi için de böyledir.

Öyleyse, henüz kendi dilimiz için kullandığımız alfabeyi öğretmeden, Kuran alfabesi olduğu bahanesiyle çocuklarımıza Arap alfabesini niçin dayatıyoruz?

Bir çoğumuzun, ailede, yaşam içinde az çok öğrendiğimiz birkaç temel duayı öğrenmek için ille de Arap alfabesi mi öğrenmek gerekiyor?

Bütün bunların böyle olmadığı çok açık..

Öncelikli amaç, kafaları en küçük yaşlarda bulandırarak Latin Alfabesinden Arap alfabesine geçmenin zeminini hazırlamaktır..

***

Arap alfabesine koşut olarak dualar ezberletilecek, ezberletiliyor.

Bunun bir başka yolu da yoktur. Dua öğrenilmez, ezberletilir.

İnanç bir öğrenme konusu değil, ezberleme olgusudur.

Tartışamadığınız, üzerinde fikir yürütemediğiniz şeyi öğrenemezsiniz, ezberlersiniz.

Zaten dualar Türkçeleriyle değil Arapçalarıyla ezberletileceğine göre, bunları yazmamın da fazla bir anlamı yok.

Her şeyi öğrenmeye, alılmamaya, özümsemeye en yatkın bir çağda, çocuk dimağlar, Arapça sesler ve sözlerle doldurulacak.

Bunun bir çocuğa, çocuklarımıza, nasıl bir yararı, kişiliklerinin gelişimine nasıl bir katkısı olacak?

***

Arapçaları ezberletilen duaların Türkçe anlamları da verilecek olursa(ki zaten böyle olmalıdır) iş daha da karışacak…

Din bilginlerinin, konunun uzmanlarının bile üzerinde anlaşamadıkları, farklı yorumlara açık sözleri,kavramları; çocuklara kim, nasıl anlatıp açıklayacak?

Çocukların bunları tartışmaya, irdelemeye, sorular sormaya, varsa eleştiri yöneltmeye hakları olacak mı?

Diyelim ki Nisa suresi öğrenilirken zihinlerine kimi sözler takılabilecek kız çocuklarımıza bunları dile getirme hakkı verilecek mi?

Sözgelimi aklı evvel bir çocuk, Kuran öğretilmekteyken , “ Hocam bu bizim Kuran kadınlardan daha çok erkeklerle hitap ediyor gibi geldi bana” diye soracak olursa, kendisine inandırıcı bir yanıt verilebilecek mi?

Yoksa bu çocuk, aynı ve benzer sorular sorabilecek ötekilere de göz dağı olması için sınıftan dışarı atılıp “gâvur damgası” mı yiyecek?

***

Sevgili okurlar, anne babalar, öğretmenler…

Sizlerin pek çoğunun aklından da bu ve benzer soruların geçtiğini biliyorum…

Tartışılamayan, irdelenemeyen, üzerinde düşünülmesine izin verilmeyecek olan şey, öğrenilmez, ezberlenir…

Peygamberin hayatı ve Kuran Dersleri adı altında öğrenim programına sokuşturulan şey, bir öğrenme konusu değil ezberleme olgusudur.

Bunlarla dindar bir gençlik bile değil; ezberci, kimliksiz, kişiliksiz, insana inançsız, bilime saygısız kuşaklar yetiştirilir.

Din bilgisi, dinler tarihi, öğrenci bunları öğrenmeye uygun bir yaş ve olgunluk düzeyine geldiğinde, genel olarak düşünce tarihi içinde yer alırsa anlamlı ve kuşkusuz ki gereklidir.

Bu sırada kimi gençlerin çeşitli mistik düşüncelerden etkilenmeleri, onları benimsemeleri olasıdır ve olağandır.

Bunun ötesindeki zorlama ve dayatmalar, ülkemiz özelinde konuşacak olursak, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğine karşı işlenebilecek en ağır suçtur.