VUDU BEBEĞİ NASIL YAPILIR?

Bir okuyucumuz bize yolladığı bir e-posta ile Haiti usulü “vudu” bebeğin nasıl yapılacağını anlatmış: “Balmumundan da olur, patiskadan da dikebilir” diyor. En iyisi sansar veya kunduz derisinden yapılırmış. İçine, yaz başında kedi, köpek kırpan veterinerlerden toplanacak tüyleri doldurmak gerekirmiş.

Sonra, çizimimiz yeterli değilse, yüzünün, Leman, Penguen, Uykusuz” gibi dergilerde hemen her hafta çıkan bir resmini kesip Japon yapıştırıcıyla bunun kafasına iliştirecek ve böylece oluşturacağımız bebeği, dolunay varken, geceyarısına az kala bir ”Caramba!” yani “Lanet” duası okuduktan sonra bir de “Bonzai” harp çığlığı atarak karnına ya da kalbine kızdırılmış bir siyah çivi batıracak ve ucubeyi bu haliyle götürüp bir mezara bırakacakmışız.

Yapamazsak bunun Çin’den ithal edilmiş hazırı da varmış: Her şeyi tamammış, sadece suratı boş geliyormuş; oraya istediğinin yüzünü monte edebiliyormuşsun. Vade farksız altı ay taksitle satılıyormuş. Son zamanlarda isteklisi o kadar çoğalmış ki yetiştiremiyorlarmış; yakında halka açılacaklarmış.

“2014’te cumhurbaşkanlığı, 2015’te ise milletvekilliği seçimleri yapılacak. İki-üç yıl bekleseniz daha demokratik olmaz mı?” diyecek olduk, tarifi gönderen bu okuyucumuz çok kızdı:

-Gazetelere, televizyona artık bakamıyorum. Ben bu kadar haksızlık, hukuksuzluk, soygun ve rezalet ne gördüm, ne de işittim…

Olanları bitenleri duydukça Lise kitaplarındaki o resim geliyor gözlerimin önüne: İtilaf devletlerinin gemileri sanki yine gelmiş, Marmara Denizine demirlemiş, toplarını Dolmabahçe’ye çevirmişler: Amaçları Türkiye’yi bölmek. “Biraz daha sabretseniz…” demeğe kalktım, “Senin de tasvirini yapar, vudularım ha!” dedi.

Şimdi vudulanmaktan çok, bu e-postayı aldım diye “Örgüt üyesi olmak, Meclis’i ve yönetimi “vudu” yani büyü yoluyla ortadan kaldırmak için hazırlanmış olan gizli planlara destek vermek” ile suçlanmaktan korkuyorum.

Acaba ben de mi yalakalığa başlasam?