ÇAĞ İLE ÇELİŞEN EĞİTİM

İkinci Dünya Harbi nerdeyse sona erecek. Amerika’da çağımızın en önemli fizikçilerinden Richard Feynman ve Schwinger, kvantum elektrodinamiği konusunda çalışmakta ve önemli sonuçlara ulaşmaktadırlar.

O sırada yoğun bir şekilde bombalanmakta olan Japonya’da, Tomonaga adlı bir fizikçi de harabeler arasında çalışarak, iki ABD li fizikçinin ayrı ayrı ulaştıkları sonuçlara başka yollardan varmaktadır.

1965 te Nobel Fizik ödülü, bu çalışmaları nedeniyle bu üç bilim adamı arasında bölüştürülmüştü.

O sıralarda, Almanya’da Belirsizlik İlkesi ‘nin bularak 1932 Nobel Fizik ödülü’nin almış olan Werner Heisenberg, Arnold Sommerfeld, Max Born gibi fizikçilerle çalışmaktaydı. Bu bilim adamı, harpte başladığı çalışmaları sürdürerek atom çekirdeğinin temel parçacıklarının yapısını açıklayan bir teori geliştirecektir…

İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Japonya’da ve Almanya’da yıkılmamış tek binası ayakta kalmamış kalmamış kent azdı. O yıllara ait yayınlarda bu ülkelerde yıkıntılar arasında dilenen, yiyecek bulmak için çöp karıştıran iskelete dönmüş çocukların resimleri vardır.

O harpte kayıtsız şartsız teslim olmuş Japonlar da, Almanlar da kısa süreler içinde kendilerine geldiler ve her iki ülke, dünyanın en kalkınmış, en gelişmiş ülkeleri arasındaki yerlerini yeniden aldılar.

Yerlebir edilmiş, halkının büyük bir bölümünü yitirmiş, mahvolmuş ülkeler, kısa sürelerde yeniden nasıl kalkınabilirler?

Böyle bir ülke, doğrudürüst, çağdaş eğitim görmüş bir avuç vatandaşı kalmışsa yeniden kalkınabilir.

Almanya’da ve Japonya’da harpten sonra geride kalmış olanlar, zamanlarının “en hakiki mürşit” yani yol gösterici olan bilimleri yerine 4+4+4 adı verilen bir eğitimle yetiştirilmiş olsalardı ne olurdu biliyor musunuz? Bu ülkelerde bu gün bile çocuklar çöp karıştırmayı sürdürürler, büyükler de dilenmeye ya da başka ülkelerde iş aramaya devam ederlerdi. Harpten sonra açlığın yolaçtığı fuhuş da azalmazdı tabii.