POLİTİKACI, TİYATROCUNUN ACEMİSİDİR

-Adam ne dese eleştiriyorlar. Ne hakla? Hangi ülkede devlet eliyle tiyatroculuk yapılıyor?

-Çoğunda yapılıyor: Mesela Finlandiya da 56 tiyatro devletçe destekleniyor, 40 tiyatro da hemen her yıl devlet yardımı alıyor. Bulgaristan Kültür, Turizm Bakanlığı aynı işi yapıyor. Çekya’da devlet tiyatroları böyledir. Britanya’da Arts Council, tiyatroları besler.

-Demek ki ona yine yanlış bilgi aktarmışlar. Kızmış, “Bu tiyatro despotları bizi böyle küçümserlerse görecekleri var. Hem maaşını bizden alacaksın hem de bizi eleştireceksin!” demiş.

-Peki tiyatrocular ne diyorlar biliyor musun?

-Ne diyorlarmış?

-Politikacılar da birer aktörmüşler.

-Hadi be!

-Onlar da başka kimliklere bürünüp konuşurlarmış…

-Anlamadım.

-Onlar da rol oynar, gerçekte olduklarından bambaşka görünmeye çalışırlarmış. Mesela bu çağda tutar Muhteşem Yüzyıl padişahı rolü oynamağa kalkarlarmış.

-Sen şimdi millet iradesini temsil edenleri tiyatrocu mu yaptın?

-Tam değil. Tiyatroculardan farkları var : Bunlar, ömürleri boyunca hep aynı rolü oynarlar. Tiyatrocular, rollerini sahne dışında sürdürmezler; bunlar ise elalemi, oynadıkları rolün kendileri olduğuna inandırmak için 7 gün 24 saat rol keserler…

-Başka?

-Tiyatrocular, edebiyatçıların yazdıkları oyunlardaki tipleri canlandırırlar… Bunlarsa ABD li propagandistlerin kaleme aldıkları rollere bürünürler. Onu bile tam yapamaz, kafalarının tası atınca rol dışına taşıverirler.

-İnandırıcı olurlar mı?

-Bir süre evet…

-Peki, tiyatroculara neden kızıyorlar?

  • Halk gerçekleri ancak zamanla anlıyor ama tiyatrocular bu işin ustası olduklarından ta baştan yemezlermiş bu numaraları.

-İki tarafı barıştıramaz mıyız?

-Ben böyle bir şey yapamam!

-Neden ?

-Güllü Agop’un, Naşid’in, Afife Jale’nin, Muhsin Ertuğrul’un, Bedia Muvahhit’in, Cüneyt Türel’in ruhlarını büyük çapta incitmiş olurum da ondan!