SON DAKİKA!

Eskiden çok korkardık, günü geceyi bir anda, aniden bölen haberlerden.

Bir filmin, bir dizinin ortasından geçen siyah bir kuşaktı "son dakika".

Şimdi:

Son dakika ölenler.
Son dakika kazalar.
Son dakika çarpışanlar.
Son dakika intiharlar.
Meclis’ten canlı yayın yumruklaşmalar, son dakika.

Şu an paylaşılanlar, açıklananlar çok da önemli değildi ben çocukken.
Aniden yayın kesilir, birdenbire savaş ilan edilir, simultane tercümanlar üşüşürdü
"son dakika".

Oysa şimdi:

İktidarla muhalefet tokalaşmamış, son dakika.
Arda, Sinem’le yakalanmış, son dakika.
Üç sevdalı, yedi yaralı, son dakika.
Maçta tutuklananlar, son dakika.
Son dakika: “ben yaptım, oldu işte. nokta!”

Bir de mühim bir şahsiyet temkinli bildirirdi bu dakkayı, memleketin can evinden.
Ekonomi çöküntüsü, deprem, toprak kayması, sel baskınıydı "son dakika".

Ama şimdi:

Panpişin yeni tweetleri, son dakika.
Doğuş’un plastik çiçekleri, son dakika.
Birand’ın bozulmuş bağırsakları, son dakika.
Züttürünün kulis teyyaresi, son dakika.
Son dakika: "Yüz hatları artık daha düz olanlar"

Suretimiz çöker, sus pus beklerdik üç dakika sonra yayına girecek o şok, üzücü haberi tv’den.
Terör saldırısı, uçak düşmesi, iz bırakmış değerli bir kalemin vedasıydı "son dakika".

Ya şimdi:

Son dakika: Uykuda zayıflayanlar.
Son dakika: Hürremle aşka karışanlar.
Son dakika: Muhteşem düğünden botokslu fotoğraflar.
Son dakika: "Survivor"da ünlü, ünsüz acıkanlar.

Bir zamanlar gazetede üçüncü sayfa olan haberler, parayla satın alınmış tüm köşeler artık son dakika.

Yüreği ağızdan fırlatacak bir fon müziğiyle süslenmiş, gizli kamera ile tespit edilen o yasak öpüşme son dakika…

Hay Allah hepinizi bildiği gibi yapsın o dakka!