YAZIKLAR OLSUN!

Uluslararası Af Örgütü’nün önceki gün yayımlanan 2012 İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nda Türkiye’nin adı yine utanç verici bir durumdaydı! (Tanrım, bundan sonrasını sakin yazmak, içimde birikip kabaran öfkeyi sözcüklere dökmemek için yalvarırım bana yardımcı ol!)

Ey “dini değerleri aşağılıyor” diye Fazıl Say’a soruşturma açtıranlar; Türkiye’nin, ülkenizin aşağılanmasından utanmıyor musunuz? İnsan haklarında hep sıfır alması sizleri aşağılamıyor mu?

Fazıl Say’a bir buçuk yıl hapis isteniyor diye ellerini ovuşturup sevinenler, uluslararası raporlarda ülkenizde adaletin işlemediği, gözaltı sürelerinin uzunluğuyla zulme dönüştüğü; yargıya siyasi baskının egemen olduğu, ifade ve basın özgürlüğünün katledildiği ortaya döküldüğünde utanmıyor musunuz? Küçülmüyor musunuz? İnsanlıktan uzaklaştığınızı anlamıyor musunuz? Size bunu reva görenlere, sizi hakarete uğratanlara öfkelenmiyor musunuz?

Zulüm ölümle bitmiyor!

Ey bu ülkeyi yönetenler! Anadolu’da bir laf vardır “Zulüm ölümle bitmez” diye! Hiç duymadınız mı? Bilmiyor musunuz?

Bitmedi, bitmiyor zulmünüz! Her gün yeniden yeniden yaşanıyor ölümler! Bombalayarak öldürdüğünüz 34 sivil insana “figüran” diyebilen; “Ölmeyip sağ kalsalardı da zaten yargılanacaklardı” diye müthiş dâhiyane akıl yürüten o İçişleri Bakanı’nız o görevi işgal ettikçe zulmünüz devam ediyor!

Hükümet başının “Öldülerse n’olmuş yani” demeye getiren tavrı sürdükçe zulüm devam ediyor… Olay aydınlanmadıkça… Sorumlulardan hesap sorulmadıkça zulüm devam ediyor… Özür falan dilenmediği halde, “mış gibi” yapıp, “Özür diledik ya, tazminat ödedik ya” dendikçe zulüm devam ediyor… Kürt’sen, kaçakçıysan, şuysan buysan müstahaksın dedikçe sizler; ayırımcılığı kışkırttıkça sizler zulüm ölümle bitmez oluyor!

Yetti artık ayırımcılık

Af örgütünün raporu “Hükümetin, kadınlar, çocuklar, eşcinseller dahil olmak üzere, savunmasız nüfusları, kötü muamele, ayırımcılık ve şiddetten etkin biçimde koruyamadığını” da ortaya koyuyordu!

Raporun yayımlandığı gün açıklandı. Bundan böyle gençlik kampları harem selamlık olacak! Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü talimat yayımladı: Bundan böyle yaz kamplarına kızlar ayrı, erkekler ayrı gidecek!

Yuh olsun size! Yuh olsun bu kararı alanlara! Bir de bu ülkede kadına neden bunca şiddet, bunca vahşet var diye sorarlar!

Ey bu ülkeyi yönetenler! Anladık muhafazakârsınız! 4+4+4 garabetiyle başladınız kız çocuklarını ayırmaya! Eğitimden bayramlara, sokaktan eve, her alanda kız çocuklarını erkek çocuklardan ayırdınız! Yarın öbür gün sormayın neden kız çocuğuna 25 herif tecavüz eder, sormayın savcılarınız yargıçlarınız, tecavüzcüleri, kadın katillerini “hafifletici sebeplerden” nasıl beraat ettirir; davalarda “kızın rızası”nı nasıl arar diye!

Her alanda kız çocuklarla erkek çocukları ayırdınız mı, şaşmayın erkeklerin kadın gördü mü “tahrik” olmasına! Kadının saç telini gördü mü zıvanadan çıkmasına! Şaşmayın heriflerin 13 yaşındaki kız çocuklarını gelin diye almalarına!

Düşün kadınların yakasından!

Hükümetin başı buyurmuş “Kürtaj cinayettir, sezaryenle doğuma karşıyım” diye! Kadına karşı şiddet konusunda konuşmaz ama bu konularda uzman maşallah! Kaç çocuk doğurmaları gerektiğine karar veren de o!

Bekleyin göreceksiniz: Şimdi padişahtan çok padişahçılar tartışma başlatacaktır, kürtaj yasaklansın mı yasaklanmasın mı diye! Yandaş gazeteciler koşun televizyonlara size iş çıktı! Yetti be! Düşün artık kadınların yakasından! Rahat bırakın kadının saçını! Rahat bırakın kadınların bedenini! Rahat bırakın kadının döl yatağını, rahmini!

ÖDP’li kadınların çağrısını artık herkes duymalı:

“Başbakan elini, dilini, bedenimizden çek! Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir!” diyorlar!

Yazıklar olsun! Yazıklar olsun ülkemi bu hale getirenlere!