KÜRESEL BARIŞ VİZYONU

Medeniyetler İttifakı Yayınları’ndan çıkan Recep Tayyip Erdoğan’ın kitabı Haziran 2012 tarihiyle kitapçı raflarında yerini aldı. Eser, Erdoğan’ın çeşitli uluslararası toplantılarda yaptığı konuşma metinlerinden oluşuyor.

Prof. Dr. Bekir Karlığa tarafından derlenen kitabın yazarı olarak Tayyip Erdoğan’ın imzası bulunan Küresel Barış Vizyonu, zamanın hızı karşısında biraz aşınmış görüntüsü veriyor. Çünkü kitaptaki Erdoğan ile bugün gün be gün gündem yaratan Başbakan Erdoğan arasında paralellik kurmak için çok gayretli bir “yandaş” yazar olmak gerekiyor!

Mesela “Yeni Bir Küresel Şuur” başlıklı bölümde Erdoğan diyor ki:
“…birey olma bilinci daha önem kazanmış, kadının konumu tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar ön plana çıkmıştır.”

Son derece doğru olan bu tespit ile Erdoğan’ın ısrarlı bir kararlılıkla sürdürdüğü “kadına karşı kürtaj” harekatını nasıl bir araya getireceksiniz?

Erdoğan önsözde de şu görüşleri savunuyor:

“Kültürler arası ilişkiler alanında ortaya çıkabilecek sorunların çözümüne katkı sağlayabilecek müzakere, çatışma çözümü, arabuluculuk gibi iyi bilinen yöntemler mevcuttur.”

BDP de tam bunu söylüyor, “PKK ile Devlet arasında arabulucu olalım” dediğinde Erdoğan’dan yanıt geliyor: Sizin ipleriniz dağda!

Aşağıdaki cümle de Erdoğan’ın:

“İnsanlığın ilerleyebilmesi farklılıklarımızı avantaja dönüştürmemize bağlıdır.”

İyi, güzel, şahane, fevkalade, aferin, maşallah…

Peki bunu yukarıdaki cümlenin neresine yerleştireceksiniz?

“Tek devlet, tek bayrak, tek millet, tek din!..”

Hani faklılıklar avantaj olacaktı?

Yerseniz!

Her şeye karşın böylesi bir kitabın yayınlanması son derece faydalı olacağına inanmak gerek… Liderin kitabı olduğu için AKP

Meclis Grubunu oluşturan milletvekilleri alır okurlar.

Ülke için olumlu sonuçlar doğurabilecek bir ihtimal daha var:

-Tayyip Erdoğan de yazdığı bu kitabı baştan sona yeniden okur, inşallah!

Zenginlik zindanlardan taşıyor!

Türkiye zenginleşiyor. Ekonomisi güçleniyor. Bölgesinde lider ülke olarak kabul görüyor. Bu yüzden de gerek Avrupa’da gerek Ortadoğu’da Türkiye’ye bağlanan umutlar artıyor.

Bu gelişmenin tamamı 2002’de iktidara gelen AKP’ye aittir.
Alkış!!!

Ama bir başka “gelişme” daha var. AKP’nin iktidara geldiği 2002’de Türkiye’nin cezaevlerinde 40 bin mahkum vardı. Aradan 10 yıl geçti.

Şu anda durum nedir?

Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nün hafta içinde açıkladığı rapora göre; 2.281’i çocuk, 4.818’i kadın, 125.270’i de erkek olmak üzere toplam 132.369 kişi cezaevlerinde bulunuyor.

Artık oranı yüzde 300’ün bile üzerinde…

Ne diyeceksiniz?

-Zenginlik cezaevlerinden taşıyor!

Turizm cehennemi sezonu açtı: Vedat Sakman ve Cezmi Ersöz yaralı

Kadife sesiyle bir müzisyenden çok bir şifacıyı çağrıştıran Vedat Sakman’ın konserleri, sahne performansları ve televizyon programları hafif batı müziği ayini gibidir. Sakman, dinleyicilerini gitarının tellerine alıp bulutların üzerine çıkartır. Bu dünyanın kötülüklerini unutturur. Bir başka aleme götürür, sahnede kaldığı sürece…

Bu yüzden sevenleri ona “büyük sanatçı” demek yerine Vedat Sakman’ı “kutsal müzisyen” olarak kalplerine yazdılar.

Böylesi bir sanatçı Köyceğiz’de lokal açan oğlu Kutsal’ın mekanında sahneye çıkmaya hazırlanırken, Vedat’ın oğlu yaşında bir genç “çalsana ulan” diyerek elindeki içki bardağını onun kafasına fırlatıyor.

Bin lokalin ilk gecesi… İlk program başlamak üzere… Olay çıkması için hiçbir neden yok. Ama çıkıyor! Ortalık bir anda karışıyor, bardak fırlatma ekibi Kutsal’ın üzerine çullanıyorlar, araya misafir olan Cezmi Ersöz giriyor, yapmayın-etmeyin diye… Bir darbe de onun burnuna iniyor. Zaten ayağındaki kırık yüzünden alçıyla dolaşan usta şair, değerli yazar Ersöz de hastanelik oluyor.

Köyceğiz’de turizm sezonu açılış yapıyor!