KEHANETTEN KIYAMET

Taksi şoförümüz, halim selim, aklı başında bir adama benziyordu. Arkadaşım indikten sonra sordu: "Hangi dili konuşuyordunuz?" Türkçe, yanıtını alınca: "Ah!" dedi. "Dünyanın sonunu hazırlayan millettensiniz!" 


Dünyada deli çok. İçimden sessiz bir lahavle çektim. Laf olsun torba dolsun diye otomatik bir: "Öyle miii?" hayreti ünledim. "Nasıl hazırlıyormuşuz dünyanın sonunu?" 


Adam, tatlı bir masal anlatıyormuşçasına: "Türkiye içten içe çürüyecek ve parçalanma tehlikesiyle karşılaşacak. Ordularınız Ortadoğu’da savaşmak zorunda kalacak. Tüm dünya orduları ARMAGEDON’da toplanacak ve başlayan büyük savaş dünyanın sonu olacak! Daniel’in kehanetinden haberiniz yok mu?" demez mi?
Haydaa. Taksiye değil, kıyamete bir-iki dolmuşuna binmişim sanki. Benim bildiğim ‘Armagedon’, gidip görmeye zahmet etmediğim acayip bir Amerikan filmiydi. Tanıdığım tek Daniel ise, gözümün nuru, mutfağımın tartışılmaz efendisi, bizim evdeki. Bu kıyametçi Daniel de kim ola ki?

Tatlı kaçık taksi şoförünün söylediklerinden etkilenmemiş de değildim hani. Kendimi eve atınca internete saldırdım ve ‘Daniel, Kıyamet, Türkiye’ sözcüklerini içeren metinleri aradım. Breh, breh. Bir değil bin metin, üstelik Türk bayrağı ile başlayan bir kıyamet tahmini bile buldum! 


Meğer Daniel, İ.Ö. 587 ile 537 yılları arasında yaşadığı varsayılan bir İncil kahramanı, Hz. İsa’nın seleflerinden dördüncü peygambermiş. ‘Kıyamet Kitabı’ diye bir kehanetler dizisi olup, Nostradamus gibi her yana çekiştirilen muamma cambazlıkların üstadıymış.

***

Rivayet mebzul ve muhtelif, ancak Daniel, yedi aşamaya ayırdığı kıyameti Türkiye’nin Fırat Nehri havzasından başlatıyor ve bugün bildiğimiz Filistin değil, büyük Filistin denilen ve Ortadoğu’nun büyük bir bölümü anlamına gelen Armagedon bölgesinde kopacak dünya savaşı ile bitiriyor. 
Daniel’in şiirsel bir muamma olan kehanetlerinden anladığım kadarıyla, mahşerin yedi atlısından altıncısı işimizi bitirecek. Önce Fırat’ın suları kuruyacak, Anadolu toprakları güneşin altında cayır cayır yanmaya başlayacak. Sonra nerede bilinmez (!) büyük bir deprem olacak!

Koşullar, doğudaki kralları (yani orduları) Armagedon’a doğru inmeye zorlayacak. Ve orada, yani Ortadoğu’da Batı ordularıyla savaş başlayacak, vb. 
Bu feci kehanetlere ilişkin yorumlar ise, Türkiye’yi açıkça kıyametin başrolünde göstermekle kalmayıp: "Sınırlarının küçüleceğini ve Fırat havzasında başlayacak afetin Türk milletini çökerteceğini, bölgedeki Türk egemenliğinin sonunu ise Armagedon savaşının başlatacağını," öngörüyor!

***

Yukardaki satırlar, 27 Eylül 2002’de « Daniel’in Kehaneti » başlığıyla yayınlanmış yazımdan alıntıdır.

Varlığını ilk kez Paris’te bir taksi şoföründen duyduğum ve bizim ellerde Danyal Peygamber diye anılan Aziz Daniel’in kehanetini o günlerde ha koptu, ha kopacak diye beklenen Irak savaşına bağlamıştım. Ama hazretin peşini hiç bırakmadım. İnternette izini sürdüm ve tuhaf bir saptama yaptım : ABD’nin Ocak 2003’te başlattığı Irak işgalinden sonra Türk bayrağıyla açılan ve Türkiye’yi felaket kehanetinin göbeğine oturtan internet sitesi yayından kaldırıldı. Hatta ötekiler de Türkiye’ye atıfları geri plana çekti.

Sosyal ağlardaki bu bariz manipülasyonda, George W.Bush’un Irak seferine kutsal bir boyut katmak isteyen gizli servislerin parmağı olduğunu düşünmeye başladım.

Kehanetlerden Türkiye’nin silinmesi, Irak işgaline asker desteği vermeyi reddettiği döneme denk geliyordu…

***

Dünyada, Hz. Danyal’ın olduğu iddia edilen dört mezar yeri var:
Uzbekistan, İran, Kürdistan (Kerkük) ve Türkiye (Tarsus).

Garip ama gerçek ; Türkiye’nin Suriye sınırına asker yığdığı bugünlerde, yabancı internet sitelerinde Hz. Danyal kehanetleri yeniden Türklere odaklandı, hatta ortaya « yeni » bir kehanet meali atıldı ki…Yorumunu size bırakıyorum :
«23/Günahkarlar yanıp nüfuzları söndükten sonra, ortaya küstah ve düzenbaz bir hükümdar çıkacak. 24/Gücü büyüyecek, ama başkasının gücü olacak; inanılmaz zararlar verecek, girişimlerinde başarılı olacak, muktedirleri ve azizleri yok edecek. 25/ Yarattığı bolluk ve kurnazlıkla kazandıklarından, yüreğini kibir bürüyecek, huzur içinde yaşayan çok adamı mahvedecek ve önderlerin önderiyle kavgaya tutuşacak ; ama kimsenin eli değmeden, kendine yenilecek.”

Peygamberin iki seçeneği vardır : Ya geçmişe uyumlu bir
geleceğin kahini olmak, ya da yanılmak.
REMY DE GOURMONT

«G» NOKTASI

Günleri saydı benim için,
Üzüntülü günler de yaşadık,
Neşeli günler de.
Üzülünce yanımda,
Neşeliyken yanımda…
Kim için yaptı bunları
Uzun uzun düşündüm
Tabi ki benim için.
Leylek hikayesine son verelim.
Uzun bir hayata devam edelim…
Olur ya bir gün ecel kapına uğrarsa,
Laleler mezarının üzerinde…
Seni hiç unutmayacağım;
Unutulmaz bir kişisin ANNECİĞİM.
Nice senelere…

BEHZAT BARAN AYHAN (13 yaşında)