‘FİKRİM ARTIK İŞİM’ DİYEBİLEN KADINLAR…

Gözlerindeki ışıltılar her şeyi anlatıyordu. Belki henüz yolun çok başındaydılar ama çoğunun o güne kadar yaşamadıkları bir duygu yavaş yavaş yerleşmeye başlamıştı içlerine. Kendine güven duygusu. İstanbul’un hızla göç alan 3 ilçesinden geliyorlardı: Zeytinburnu, Ümraniye ve Ataşehir’den. 58 kadın. Kimilerinin başı açık, kimisi türbanlı. Ortak amaçları kendi işlerini kurmak. Bu amaçla KOSGEB’in 60 saat süren Girişimcilik Eğitimi’ni tamamlayıp sertifika almaya hak kazanmışlardı…

İstanbul Ticaret Odası (İTO), Coca Cola Türkiye ve TOBB İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu ortaklığı ile başlatılan “Fikrim Artık İşim” programından bahsediyorum. Sertifika törenlerini izledim. Girişimci adayı kadınlarla konuştum. İş fikirleri ağırlıklı olarak gıda, hizmet, tekstil, organik tarım ile ilgili. Kadınlar, sundukları ek hizmetlerle farklılaşan kafe fikirlerinden el zanaatı gerektiren atölyelerin açılmasına, kreş kurmaktan yaşlı bakımevi işletmeye, organik tarım yapmaktan tasarım yapmaya kadar değişik alanlarda iş kurmayı planlıyor. Bu bir kadın girişimciliği eğitimi ve hibe programı. Ancak asıl amaç, kadınların çalışma hayatına sağlam adımlarla katılmalarını sağlayacak bir model üretmek. Ve sürdürülebilirliliğini sağlamak. Bu yüzden de Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı liderliğindeki bir ekip, programın işleyişini, kadınların gelişimini izleyip hikâyeleştirecek. Sonunda hazırlanacak bir kitapta programın kadınlar üzerinde yarattığı etki ve hibe desteğinde bulunulacak 3 kadının dönüşüm ve başarı hikâyeleri anlatılacak.

İlk aşamada bu 3 belediye aracılığı ile programa başvuran 250’ye yakın kadın arasından bir ön değerlendirme yapıldı. İçlerinden 60 kadından 58’i KOSGEB tarafından verilen 60 saatlik Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’ni başarıyla tamamladı ve hibe programına başvurmaya hak kazandı. 15 Ağustos’ta bu kadınlar arasından en iyi iş fikri sahibi 10 kadın seçilecek. Seçilen bu kadınlar 3-7 Eylül’de fikirden projeye uzanan kapsamlı bir atöyle çalışması yapacaklar. Ardından yapacakları sunumlar jüri tarafından değerlendirilecek ve her belediyeden bir kişi olmak üzere en yüksek puanı olan 3 kadın girişimci adayının her biri 50’şer bin lira karşılıksız hibe almaya hak kazanacak. Bunun yanı sıra girişimlerin başarısı için 1 yıl boyunca uzman bir ekip tarafından danışmanlık hizmeti alacaklar. Coca Cola’nın üst düzey 3 yöneticisi de kadın girişimcilere mentorluk desteği verecek. ‘Neden Coca Cola’ diye soruyorsunuzdur herhalde. Sorunun yanıtını; Coca Cola Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Bölümü Başkanı Galya Frayman Molinas, “Şirketimizin 2020 planlarında kadın girişimciliğine özel önem veriliyor, Coca Cola’nın hedefi 2020 yılına kadar tüm dünyada 5 milyon kadın girişimciyi iş hayatına katmak. Biz de bu önem doğrultusunda ‘Fikrim Artık İşim’ programını Türkiye’de başlattık. Bunu İstanbul sınırları dışına taşıyarak Türkiye’ye yaymayı hedefliyoruz” diyerek verdi.

Biliyorsunuz artık kurumsal sosyal sorumluluk projeleri şirketlerin özellikle de büyük ölçekli şirketlerin faaliyet alanlarının, marka değerlerinin önemli bir parçası. Bu yüzden çevre bilincinden kültüre ve spora desteğe, eğitimden sağlığa birçok alanda gerek yerel yönetimlerle gerekse STK’lerle ortak projelere imza atıyor ve sponsor oluyorlar. Kadın istihdamını artırmak, kadın girişimciliğini özendirmek de aynı çerçevede ele alınıyor. Örneğin Garanti Bankası ve KAGİDER’in bu konuda uzun yıllara dayanan başarılı ortaklığı sürüyor.

Bu yüzden Coca Cola’nın başlattığı program da son derece önemli. 37 milyonu aşkın kadın nüfusuna sahip Türkiye’de çalışma potansiyeline sahip 27.5 milyon kadın varken çalışan kadın sayısının sadece 7 milyon olması zaten yeterince vahim. Üstüne üstlük Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı sürekli geriliyor. 1988 yılında yüzde 34 iken 2011’de yüzde 29’a geriledi.

Göç ve kentleşme kadınların istihdam sorununu çözmüyor. Kadın-erkek arasındaki işgücüne katılım dengesizliği ancak kadın üniversiteyi bitirebiliyorsa çözülüyor. Buna bir de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ikide bir tekrarladığı ‘3 çocuk’ söylemini, AKP iktidarının eğitimde 4+4+4 sistemiyle kız çocuklarını evde eğitime yöneltme çabalarını ekleyince Türkiye’de kadın istihdamının artması pek de kolay gözükmüyor.

İşte bu yüzden ben bu tür programları çok fazla önemsiyorum. Suya atılan deniz yıldızlarına benzetiyorum kendi dar çerçevesini kırmak isteyen çıkış yolu arayan kadınları… Sayılarını ne kadar artırabilirsek geleceğe ilişkin umutları da o denli çoğaltabiliriz…