KOMUNİSTLER Mİ YAPTI?

Bu ülkede bir zamanlar deprem ve su baskınları dışında bütün felaketlerin komunistlerden geldiği ileri sürülür, kötülenmek istenenler, komunistlikle suçlanırdı :

6-7 Eylül 1955 te Istanbul’da çok acı olaylar yaşandı: Bir çok semtte azınlıklara ait dükkanlar, evler, yıkıldı, yağmalandı.

Neden?

Başbakan Adnan Menderes şöyle açıklamıştı:

-Katiyetle ifade ediyorum ki, büyük bir komünist darbesinin karşısında bulunmaktayız. Müsait olan zemini fevkalade üstadane maharetle ve soğukkanlılıkla istismar eden komünistler birer milli felaket diyebileceğimiz fevkalade ağır bir vaziyet vücuda getirmişlerdir…

Dünya komünistleri faaliyetlerini Türkiye üzerinde yoğunlaştırmışlardır.

Türkiye’yi en çekici bir hedef olarak ele almışlardır. Sadece kiliselerin tahribine büyük ehemmiyet ve dikkat atfedilmis olması , ölülerin kemiklerinin muhkem mermerler altında sökülüp ortaya çıkarılıp hakarete maruz bırakılması keyfiyeti, damgası üstünde komünist eseri olduğunu apaçık ifade etmektedir .

Komunistler mi yapmıştı bunu?

“Selanikte Atanın evi bombalandı” manşetiyle çıkan iktidar güdümlü İstanbul Ekspres gazetesi genelde tirajı 20.000 civarında olduğu halde 6 Eylül’de 290.000 basılmış, bedava dağıtılmış, halk galeyana getirilmiş, önceden hazırlanmış sopalar bazı kimselere dağıtılarak eylem başlatılmıştı.

Atanın evine bomba atan kimdi ? Bomba attıran da dükkanları yağmalatan da komunistler değil, devletti.

27 Mayıs 1960 da Türkiye’de askeri bir darbe gerçekleştirildi.

Neden?

9 Aralık 1959 da –yaklaşık yirmi yıllık bir aradan sonra- Türkiye’den Sovyetler Birliğine bir bakan gitmişti. Dışişleri Bakanı Zorlu’dan sonra 12 temmuz 1960 da Başbakan Menderes’in de SSBC yi ziyareti planlanmıştı.

Ardından da Kruşçev Ankara’ya gelecekti. Bir çok yazar, bu gelişmelerin, ABD tarafından Türkiye’nin SSBC ye yaklaşması, Komunist blokunun etki sahasına kayması olarak yorumlandığını, bu kanının askeri darbeye yol açtığını ileri sürmüştür.

Menderes de mi Komunizm’e kayıyordu ? Hayır, Türkiye ekonomik sıkıntı içindeydi; ABD den istenen yardım sağlanamıyordu, Sovyetler ise durmadan yardım önerisinde bulunuyorlardı.

1960 askeri darbesini yöneten Milli Birlik Komitesi, 147 öğretim üyesini Üniversiteden uzaklaştırmıştı.

Neden?

Komitenin bazı üyeleri açıklamışlardı:

-Kimi komunisttir, kimi de eşcinsel!

Zamanla 147 ler hakkında geçerli bir suçlama, bir dosya bulunmadığı, bazı meslekdaşlarının isteğiyle komiteye sunulan listede yer aldıkları anlaşıldı ve üniversiteye döndüler.

Özet: 6-7 Eylül olaylarında, 147 ler meselesinde komunistlikle suçlanan kimse komunist değildi, Rusya’ya gitmeye kalkan Adnan Menderes de!*

Çok sayıda okur yazarın, gazetecinin, rütbelinin, öğretim üyesinin ve milletvekilinin “darbecilik”le suçlandıkları ve uzun süredir tutuklu bulunduruldukları bu günlerde geçmişi anımsamamak elde değildir!

*Komunist olmanın ayıp ya da suçlanma nedeni olmaması gerektiğine inandığımı da belirtmeliyim.