EKONOMİ LİBERAL, POLİTİKA KARTEL!

Türkiye’de « liberal demokrasi » Turgut Özal yıllarında emekledi, AKP’nin 11 yıllık iktidarında ise yürüdü ve koştu. Ekonomik alanda devletin tüm tekelleri kırıldı, neyi varsa, bazen yok pahasına satılarak özelleştirildi. Başka bir deyişle « liberal demokrasi »nin öz be öz kapitalist demek olan sıfatı tamam, Türkiye artık « liberal » de…Hani demokrasi?

Yasama, yürütme ve yargının iktidarın tekelinde toplandığı Türkiye’de güçler ayrılığı mı kaldı? Hangi kurum, hangi yetki makamı özerk? Basın mı özgür, muhalefet mi hak?

Demokrasi, bir paylaşım rejimidir. Olmazsa olmazı, muhalefettir, iktidar değil! Çünkü çoğunluk iradesi asla hak eşitliğinin garantisi değildir. Tam tersine! Hitler, Mussolini, Franko, Stalin’in faşist iktidarları, tarihte hiç bir demokrasinin ulaşmadığı oranda halk iradesine dayandıkları içindir ki… Günümüzde %90 oy oranlarıyla seçim kazanıp iktidar olunan diyarlara « demokrasi » denilmemektedir.

***

Türkiye hızla bu yolda ilerliyor. Ekonomide serbest rekabet yanlısı AKP, politikada serbest rekabet karşıtı ! İktidarı, hiç bir alanda muhalefete söz ve varlık hakkı tanımayan, gerçek bir tröst. Tröst olmak bile kesmedi, Allah’ın izniyle « tekel »leşmeye doğru gidiyor.

Merkez yönetimde AKP’li olmayanı ezmek ve yok etmeye yönelik « tröstçü » siyasal tavır, yerel yönetim düzeyinde de « kartelci » olarak görülüyor. CHP’li belediyeler, her türlü baskı, yıldırma ve taciz hedefi. İşte İzmir, işte Eskişehir, işte Antalya… Öylesine gözü kara bir rekabet düşmanlığı ki bu kartelci zihniyet, AKP’li bir belediye, halka yapılan çok iyi bir hizmeti bile salt CHP’li belediye yaptı diye hırsla, kinle, yıkabiliyor!

***

Çankaya Belediyesi, Ankara’nın az sayıda CHP’li yerel yönetimlerinden biri. Ama Çankaya ! Anıtkabir ve Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nü barındırıyor, dolayısıyla tröstçü iktidarın yerel kartelini hırslandırıyor…

CHP’li Çankaya, AKP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 17.05.2012 tarihli kararıyla « Bölge Parkı » ilan etmediği, dolayısıyla kendi insiyatifine bırakılan, Çukurambar dahilindeki iki parsellik alan için temalı bir park projesi geliştirdi.

Alana 1000 kişi kapasiteli bir çim amfi yapılacak, arazi topografyası doğal taş duvarlarla teraslandırılacaktı. Çim amfinin yanısıra, arazi eğimine uygun seyir terasları, dinlenme alanları, hatta beni çok heyecanlandıran dev bir yer satrancı da öngörülmüştü ! Bitkisel örtüsünden, doğaya uygun taş duvarlarına kadar çok zevkli, olağanüstü bir tasarımdı. İçinde halkın kullanımına açık atölye ve derslikler olacaktı. Parkın bir ucunda, hepimizin saygısını kazanan TEMA vakfıyla ortak proje de geliştirilmişti. Semt sakinleri, çoluk çocuk, yepyeni bir anlayışla düzenlenen, bu modern parkı heyecanla bekliyordu.

Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, Ankara’nın Seğmen kültürünü çim amfide düzenlenecek gösterilerle yaşatmayı da amaçladığı « Seğmen Çim Parkı »na çok özeniyordu. İnşaat ihalesi yapıldı, çalışmalar başladı.

***

Vay sen misin, Melih Gökçek efendinin estetik görgüsüzlüğüyle, çakma bir Disneyland’a dönüştürdüğü zevksizlik başkenti Ankara’da, doğaya ihanet etmeyen zarif bir park yapmaya kalkan?

Ankara Büyük Şehir Belediyesi 17 Mayıs 2012 tarihli kararından bir ay sonra aldığı 15 Haziran 2012 tarihli bir kararla, parkın yapılacağı alanı « Bölge Parkı » ilan ederek, kendi hükümranlığına geçirdi. 22 Temmuz gecesi, Gökçek Belediyesi’nin iş makinaları ve 30-40 kişilik bir grup park alanına girdi, atılmış temelleri yıktı, inşaat malzemelerini hasara uğrattı ve inanır mısınız, tüm alana hafriyat molozu döktü!

Zabıt tutuldu, yargıya gidildi, park ihalesini inşaatı 100 günde tamamlamak üzere alan şirketin 70 günü, Ankara Büyük Şehir Belediye’sinin iş makinalarına karşı Çankaya Belediyesi’nin iş makinalarının mevzilendiği bir savaş alanında, Başkan Bülent Tanık ve Çankaya’lıların tuttuğu gece nöbetleriyle geçti.

***

Ama Ankara’nın oldumcuk sultanı Melih Gökçek, mülküne tepeden bakan Çankaya ilçesinde hem zevkli, hem de halka yararlı bir tesise tahammül edemezdi.

28 Ağustos gecesi saat 3’te, 100 kişilik bir ekip, ellerinde sopalar ve büyükşehir belediyesi damgalı iş makinalarıyla alana hücum edip, nöbetçi personeli tartakladı, telefonlarına el koydu, polis gelinceye kadar park inşaatını tarümar etti. Polis geldiğinde iş bitmiş, saldırganlar da kaçmıştı…

Tanrı yanımızdaysa, karşımızda kim var?

AZİZ PAULUS

«G» NOKTASI

AKP’nin 30 Eylül’deki olağan büyük kongresinde, Başbakan Erdoğan’dan « yerel yönetimlere daha geniş yetki ve mali imkanlar » müjdelemesi bekleniyor.

Merkez yönetimde zaten tröst olan AKP’nin yerel yönetim kartelinin dar yetki ve imkanlarla muhalif yerel yönetimlere, Çankaya örneğindeki gibi neler yaptığına bakılırsa, geniş yetkilerle donanmış ceberrutluğu varın siz hesap edin!

Demokrasiden geçtik, bilmem liberal AKP’nin kapitalist sistemde « tröst » ve « kartel » oluşturmanın serbest rekabete karşı suç sayıldığından haberi var mı?