ASKER SİVİL FARKI

Geçen hafta Askeri Yargıtay ile Askeri İdare Mahkemeleri’nin kalkacağı haberi yayıldığında, tam da Miyase İlknur’un, “İlhan Abi” adlı biyografisinin Madanoğlu Davası bölümünü okuyordum.

İlhan Selçuk, 1971 – 1974 arasında üç yılı aşkın süre Madanoğlu davasından yargılandı, tutuklu kaldı, Ziverbey’deki mahut köşkte işkence gördü.

Dava dolayısıyla hapsedilip, yargılananlar arasındaydım, olayı yakından biliyorum.

Miyase İlknur kitabının bir bölümünde ( s.381- 384 ) Madanoğlu Davası ile Balyoz ve Ergenekon davalarının benzerliklerini anlatıyor. İlknur’a göre benzerlikler şunlar:

-Her üç davada da sanıklar, seçimle gelmiş iktidarları darbeyle devirmeye teşebbüsten yargılanmaktalar.

-Her üç davada da sanıkların ortak özellikleri ABD karşıtlıkları.

-Her üç davada da deliller tartışmalı.

-Her üç davanın da açılması için suçun işlendiğinin haber alındığı tarih ile kovuşturma arasında yıllar geçmiş.

-Her üç davada da akıl havsala almaz ispatsız iddialar ileri sürülmüş.

Balyoz davasında Hava Kuvvetleri’ne bağlı uçaklar Anıt Kabir ve camileri, Madanoğlu Davası’nda cunta yanlısı uçakların Çankaya’ya bombalamaları radyo istasyonları kurmaları gibi.

***

M.İlknur’un kitabında olmayan, bir ayrıntıyı da açıklayayım. Mahkemenin kararında, şahitliğine neden itibar edilmemesi gerektiği gerekçeli olarak açıklanmış olan ajan provokatör Mahir Kaynak’ın kaydettiği ileri sürülen ses bantlarının bilirkişi tarafından dinlenmesi sırasında MİT’in başka konularla ilgili brifinglerle karıştığı, dolayısıyla bir montaj olduğu saptanmıştı.

Hemen belirteyim, önce Ankara’da başlayan, sonra dönemin Sıkıyönetim Komutanı , Faik Türün’ün “bana gönderin!” talebi üzerine İstanbul’a nakledilen dava, bir kısım sanıkların, işkence altında ifade verdikleri ( işin o yanı okurlarımız tarafından iyi bilinir) dava, İstanbul 2 no.lu Sıkıyönetim Mahkemesi’nde görüldü ve 2 ekim 1974 te, Mahkemenin “sanıkların müsnet suçu işlemedikleri yolunda tam bir vicdani ve hukuki kanaate vardıkları”yolunda oy birliğiyle aldığı kararla sonuçlandı.

***

Evet, 38 yıl arayla karara bağlanmış olan Madanoğlu Davası ile Balyoz Davası arasında büyük benzerlikler vardı.

Ama bir tek önemli bir fark vardı.

O da. Madanoğlu davası İstanbul 2 numaralı Sıkıyönetim Mahkemesinde görülüyordu, Balyoz Davası ise İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde.

Birincisi bir Askeri Mahkeme idi, ikincisi sivil bir mahkeme.

Bu iki mahkemenin kararlarının hukuka uygunluğu ve egemen iktidar ile bağları konusundaki hükmü kamuoyunun vicdanına bırakırım.

Askeri Yargıtay’ın kaldırılacağı haberini okurken de, başka bir askeri dönemin bu kez12 eylülün Askeri Yargıtayı’nın Barış Derneği ile ilgili kararını anımsadım.

Kenan Evren ile Necdet Öztorun’un takipçileri olduğu 12 eylülün ünlü Barış Derneği davası geldi aklıma.

Orada Askeri Yargıtay iki kez İstanbul 2. Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi’nin TCK. 141- 142 ye istinaden verdiği mahkumiyet kararlarını bozmuştu.

Askeri Mahkemeler ile Askeri Yargıtay’dan söz ediyor, özel yetkili sivil ağır ceza mahkemeleri ve bugünkü sivil yargıtay hakkındaki yargıyı da takdirinize bırakıyorum.