İSVEÇ’TE KADIN HAKLAMALARI

Coşkun Aral kurucusu olduğu İZ TV’de bir süredir Avrupa Notları tutuyor. Her ülkenin başka bir not defteri var Coşkun Aral’ın çok cepli yeleğinde… Geçtiğimiz günlerde Aral ve İZ TV ekibi Stockholm’deydi. Bu sefer, gelişmiş bir demokrasiye sahip bu zengin ülkede Türkiye’yi yakından ilgilendiren bir konunun kapağını açtı:

-İsveç’te Kadın Hakları!

Türkiye’nin “gurur duyulacak” bir hali yok, bu biliniyor…

Peki ne kadar?

Coşkun Aral, çekimler sırasında bir hayli bilgi de verdi:

-Kadın Hakları sıralamasında 135 ülke arasında Türkiye 122. sırada yer alıyor!

Erkeklerin düzenli olarak kadınların gırtlaklarını sıktıkları, boğazlarını kestikleri, kurşuna dizdikleri, ağır kaba dayakla öldürdükleri bir “kadın cehennemi” haline gelmiş ülkenin pişkin erkekleri olarak yaşıyoruz.

Coşkun Aral yakın geçmişten bir istatistik bilgi veriyor:

-Ülkemizde son 7 yılda, 4000 kadın daha erkekler tarafından katledildi!

İsveç kadın hakları sıralamasında dünyan en iyi 4 ülkesi arasına giriyor.

Kadın hareketinin çıkış tarihi olarak 1979 yılı baz alınıyor. İsveç’te 150 kadın sığınma evi bulunuyor. Türkiye’de bu sayı sadece 65 basamağına kadar gelebilmiş.

Ayrıca İsveç’te kadına uygulanan şiddet tanımlaması ile Türkiye’deki arasında kıyaslanmayacak kadar “ölçü” farkı bulunuyor. Örneğin Türkiye’de erkeğin yemek saati gecikmesi nedeniyle eşine ağır küfürler savurması “normal asabiyet” kabul edilirken, İsveç’te bir erkeğin eşine yüksek sesle hitap etmesi “kadına şiddet” olarak değerlendiriliyor.

İsveç’te yaşamak kadınlar açısından talih olabilir mi?

Bu soruya “evet” yanıtı verebilmek o kadar kolay değil. Önemli olan yaşadığın ülke değil ait olduğun ulus… Coşkun Aral’ın Stockholm’e 70 km mesafede bulunan Upsala kentindeki küçük bir parkta yaptığı anons, Türkiyeli kadın çilesinin Avrupa’nın en gelişmiş ülkesinde bile bitmediğini ortaya koyuyordu:

-Şimdi bulunduğumuz “Fadime Şahindal” parkı 2002 yılında babası tarafından bu ülkede namus cinayetiyle hayatına son verilen genç bir kadın için düzenlendi!

Coşkun Aral’ın İsveç’teki kadın haklarını ve haklamalarını birlikte değerlendirdiği “Avrupa Notları” Aralık ayında İZ TV ekranlarına gelecek ve çok tekrarlı bir yayınla izleyicisine ulaşacak.

Küba Mozaik Sergisi

Türkiye-Küba ilişkileri 60 yaşına bastı. Bir insan için çok fazla olan bu süre iki ülke açısından bakılınca gençlik döneminde sayılabilir.

Bugünlerde Küba Dostluğunun 60. Yılı münasebetiyle Karayiplerdeki özgürlük adasının dokuz seçkin ressamının eserlerinden oluşan görkemli bir sergi açılıyor.

Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) 27 Kasım Salı günü sanatseverlerin huzuruna çıkacak sergi 11 Aralık’a kadar açık kalacak.

Küba Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçiliği himayesinde düzenlenen sergiyi Küba’da faaliyet gösteren tek Türkiyeli şirket Giraylar Uluslararası Danışmanlık’ın katkıları oluşturuldu.

Küba’daki Türkiye yakınlığını ilk kez 1993’te gittiğimiz Havana’da görmüştük. Rahmetli Ahmet Kaya’nın da aramızda bulunduğu Türkiye delegasyonu gümrükten çıkışı sırsında görevli memur “Nereden geliyorsunuz?”sormuştu. Biz de “Türkiye’den” diye yanıt verince, bizim valizlerimizi işaretleyip hiç biri açılmayacak diyerek torpil yapmıştı!

Bu durumu o dönemdeki Havana Büyükelçisi Aykut Berk bize şöyle anlatmıştı:

-1963’ten beri Birleşmiş Milletler’de Küba aleyhinde yaptırım içeren hiçbir karara Türkiye “evet” oyu vermedi.

Bu bilginin gümrük memurlarına kadar ulaşmış olması Küba’da eğitim ve bilinç düzeyi hakkında fikir sahibi olmak için yeterlidir sanırım…

Bu yakınlığın Türkiye’de de bir karşılığı var elbette… Küba sevgisinin Türkiye’nin sadece sol yanından besleniyor olması bize yeter de artar bile…

Salı akşamı CKM’deki sergi açılışına Küba’nın Türkiyeli bütün dostları davetlidir.

Güneştekin sınırları aşıyor

Batmanlı bir Kürt ressam olan Ahmet Güneştekin, doğduğu coğrafyadaki bütün renkleri, kültürleri, canlıları, cansızları, can alanları, can verenleri, sesleri, çığlıkları, haykırışları tablolarına kendine özgü bir teknikle yansıtmayı olağanüstü bir görsellikle yansıtabiliyor.

Onun her yeni sergisi sizde şu duyguyu uyandırıyor:

-Artık bunun üzerine çıkamaz!

Ama yanılıyorsunuz!..

Güneştekin her yeni sergisinde sanatseverleri şaşırtıyor, büyülüyor, uçuruyor. Sergilerindeki en belirgin tepki şöyle oluyor:

-İnanılır gibi değil!

İstanbul Modern’in hemen yanındaki 3. No’lu Antrepoda açtığı devasa sergi (buna müze mi demeli?) daha gezerken insanda “ben buraya tekrar gelmeliyim” hissiyatı uyandırıyor.

Aralık ayının son haftasına kadar gezilebilecek olan Ahmet Güneştekin’in “Yüzleşme” adlı sergisi kendini devamlı olarak aşan bir sanatçının görkemli yükseliş eğrisini de ortaya koyuyor.