SAVAŞTA VE BARIŞTA MERTLİK

Martin McGuiness, açılımı İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu olan IRA’ya 1969 yılında katıldı. 1972 yılı başında Kanlı Pazar diye anılan olaylar patlak verdiğinde, İRA’nın Derry bölgesi komutanı ve henüz 22 yaşındaydı. 113 kilo patlayıcı madde ve 5000’den fazla mermi yüklü bir arabada yakalanıp mahkemeye sevkedildi.

Bir yıl süren dava sırasında yargıçlara : « Halkımızın katliamına karşı savaştık. Evet, Oglaigh na Heireann örgütü üyesiyim ve bu üyelikten çok, çok gurur duyuyorum ! » diye kafa tuttu.

Altı yıl yattığı hapisten çıktı. İRA’nın paramiliter güçlerinin başına geçti ve 1979’dan 1982’ye kadar « genel kurmay başkanlığı » yaptıktan sonra, örgütün siyasal kanadı Sinn Fein’a geçti.

***

1982’de, Kuzey İrlanda Meclisi’ne milletvekili seçildi. Sinn Fein ve SDLP üyesi tüm dava arkadaşları gibi, McGuiness de meclise girmeyi reddetti. Aynı yıl 9 Aralık’ta İngiliz İç İşleri Bakanlığı, Terörle Mücadele Yasası’na dayanarak McGuiness, Gerry Adams ve Dany Morrison’u Büyük Britanya topraklarına girmekten men etti.

McGuiness, 1996’da Kuzey İrlanda Forum’una üye seçildi. Bir yıl sonra da İngiltere Birleşik Krallık Meclisi’ne Mid Ulster milletvekili. Yine girip oturmadı Meclis’e…

Aynı yıl, Sinn Fein tarafından partilerarası görüşmelere baş müzakereci atandı ve 1998 yılında Kutsal Cuma anlaşmasını imzaladı.

25 Haziran 1999’da yapılan seçimlerde Kuzey İrlanda Meclisi’ne milletvekili olarak girdi ve 2 Aralık’ta Eğitim Bakanı oldu. İlk işi, çocukken kendisinin de geçemediği ortaokula giriş sınavlarını iptal etmekti…

***

Yıllar geçiyor, Kuzey Irlanda meclisleri lağvedilip yeniden açılıyor, ama McGuiness her seçimde milletvekili olarak parlamentoda yerini almayı başarıyordu. Tüm İrlanda siyasal partileri ile İngiltere sonunda biraraya gelip, Saint Andrews anlaşmasını imzaladıklarında, takvim de 2006’yı gösteriyordu.

7 Aralık 2007’de yapılan Kuzey İrlanda seçimleri, Sinn Fein ile Birlikçi Demokrat Parti’nin büyük üyeleri olduğu dört partili bir koalisyona geçit verdi. Ertesi yıl 26 Mart’ta, Sinn Fein’lı Martin McGuiness Kuzey İrlanda Başbakan Yardımcısı atandı. Başbakan ise eski hasmı, BDP’li İan Paisley’di…

***

Martin McGuiness, 8 Aralık 2008 günü Paisley ile birlikte ziyaret ettikleri George W.Bush’un yanından çıktıktan sonra eski hasmıyla ilişkilerini sorgulayan gazetecilere şöyle dedi : « Bu yıl 26 Mart’a kadar Ian Paisley ile tek kelime konuşmamış, hatta havadan bile söz etmemiştik. Oysa 7 aydır birbirimize hiç öfkelenmeden, birlikte çalışıyoruz. Bu da yeni bir çağa girdiğimizin resmidir. »

1969’dan 2007’ye, işte size gerçek bir dava adamının ve siyasal yapılanmanın ayrılıkçı terörden demokrasiye geçiş öyküsü.

Kıssadan hisse : Savaşta da mertlik gerekir, barışta da. Tepesine vurulunca pişmanlık ifade ve savaşına ihanet edenlerden, sadık kalmayacakları barış yapmaları da beklenemez.

Herkesin düşündüğünü söylemek, her zaman cesaret gerektirir.

GEORGES DUHAMEL

«G» NOKTASI

BDP’nin açılımı, Barış ve Demokrasi Partisi. Bu siyasal yapılanmanın 2011 seçimlerinde aldığı %6,4 oy oranına karşın Türkiye gündeminin %70’ini oluşturması, varlığının darlığına inat işgal ettiği yer açısından görmezden gelinmeyecek bir başarıdır. BDP milletvekillerinin hiç bir partide görülmeyen bir özveriyle maaşlarının yarısını partiye bağışlamaları, bizim hoşumuza gitmese de davalarının ardında kararlı duruşları, kelle koltukta çıkışları, tarafsız anlamda saygıdeğerdir.

Ne var ki adında « demokrasi » vurgusu taşıyan bir partinin 10 milletvekilinin, Türkiye ve dünyanın terör örgütü olarak tanımladığı PKK’nın, hem de omuzunda silahlı adamlarıyla kucaklaşması elbette demokratik bir mücadele simgesi değildir. Dünyanın hiç bir parlamentosu, teröristlerle kucaklaşan milletvekillerini hoşgörmez.

Üstelik, BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlığını, bizzat açlık grevi yapan PKK ve KCK’lılar dokunulur kıldı. Çünkü açlık grevini salt Abdullah Öcalan’a yönelik istemlerle başlatıp, zaten onun emriyle bitirerek, devlete Öcalan’ı biricik muhatap gösterdiler, BDP’ni adeta devreden çıkardılar.

Dikkat ederseniz, Başbakan Erdoğan, PKK militanlarıyla kucaklaşan BDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldırmak için startı, olay zamanı Ağustos ayında değil, yeni verdi. Neden?

Çünkü arada açlık grevleri oldu ve PKK ile KCK, hükümete, yetki makamı diye Öcalan’ı adres gösterdi. Üstelik, PKK’nın da sahada ağır darbe aldığı bir sırada, AKP hükümetine arada parazit yapan BDP’ni oyun dışı bırakmak fırsatını, bizzat Kürtçüler verdi böylece.

Dolayısıyla BDP, eğer düştüğü açmazı sorgulayacaksa, önce PKK ile kucaklaşan vekillerinden, ardından Öcalan’dan başka temsilci istemeyen Kürtçülerden başlamalı.