HAKAN ŞÜKÜR’ÜN ANAYASAL HAKKI

Hakan Şükür , AKP İstanbul milletvekili.

Daha önce ünlü, uluslararası başarıları olan, futbolcunun ve golcünün hasıydı.

Milletvekili seçildikten sonra da TBMM Genel Kurul Toplantılarının veya üyesi olduğu komisyonların çalışmalarına katılacağı yerde, bir özel kanalda, dudak uçuklatacak ücretlerle futbol yorumları yapması eleştiri konusu oldu.

Hatta TBMM Etik Komisyonu, Şükür’e yöneltilen eleştirilerin de etkisiyle, milletvekillerinin .bazı istisnalar hariç, başka işlerde çalışmalarını ve kendi maaşları dışında herhangi bir ücret almalarını yasaklayacak bir teklifi yasalaşmak üzere Meclis’e sunmayı kararlaştırmış bulunuyor.

Bu yasak çerçevesinde kasama giren kişiler üç ay içinde iki görevden birinden istifa etmek zorunda kalacaklar.

Hakan Şükür, kendisine yöneltilen eleştirilere karşı futbol yorumlarını sürdürmek konusunda ısrarlı, bu konuda geçenlerde gazetecilere konuşurken kestirip atmış:

-Futbol yorumu yapmak benim anayasal hakkım.

Vatandaşların anayasal haklarını kullanmalarını sağlamak milletvekilinin hakkı, hakkı olmaktan da öte, görevi.

***

Hakan Şükür’ü velev ki kendisi bile olsa herhangi vatandaşın anayasal hakkını savunma konusundaki çabasını takdirle karşılayıp, desteklemek zorundayız.

Bunu söylerken aklıma, hep Mastafa Balbay geliyor.

Mustafa Balbay Hakan Şükür ile aynı seçimde, aynı şekilde milli irade tarafından İzmir’den seçilmiş milletvekili.

Nasıl ki, dilediği tv. programlarına katılma, futbol maçlarını yorumlama, Hakan Şükür’ün anayasal hakkı ise, deneyimli bir gazeteci ve yazar olan, iç ve dış siyasetin girdisi çıktısını çok iyi bilen Mustafa Balbay’ın da, üyesi olduğu TBMM’nin oturumlarına katılmak, temsilcisi olduğu milli irade adına oy kullanmak, geniş deneyim ve bilgisinden ülkesini yararlandırmak, anayasal hakkı;hatta anayasal hakkı olmanın ötesinde anayasal görevi.

Balbay’ın, da diğer vatandaşlar gibi, başka anayasal hakları da var. Örneğin çıkıp yağmur altında yürümek, çocuklarıyla eşiyle bir pazar sabah kahvaltı masasında sohbet etmek, sinemaya gitmek, tiyatro seyretmek, müzik dinlemek, ana babasının ellerini öpmek, dostlarıyla bir masa başında sohbet etmek vb.

***

Ne var ki, Mustafa Balbay, 1379 gündür ( 46 ay, yani yaklaşık 4 yıl) tutuklu olarak Silivri’de yatmakta olduğundan, anayasal haklarından hiç birini kullanamıyor. Hatta olay artık Mustafa Balbay’ın anayasal hakları çerçevesini aşıp, bir milletvekilinin anayasal vecibelerini yerine getirememesi,dolayısıyla milli iradenin engellenmesi gibi bir sonuç da doğurmuş bulunuyor.

Yukarıda belirtmiştik, vatandaşın anayasal haklarını ve milli iradenin üstünlüğünü savunmak milletvekillerinin görevidir.

Ortada garip bir durum var şöyle ki,İstanbul milletvekili Hakan Şükür anayasal haklarını kullanıyor, ama İzmir Milletvekili Mustafa Balbay onları kullanamıyor.

Bu durumda acaba Hakan Şükür ne düşünüyor?

Hakan Şükür gerçekten ustası olduğu, büyük başarılar kazandığı haklı bir üne eriştiği futbol dışında bir soru ile karşılaştığında biraz sıkışınca hep aynı yanıtla top taca atar:

-Onu büyüklerimiz bilir.

Hakan Şükür Mustafa Balbay’ın anayasal hakları konusunu da “büyüklerinin bildiğini” mi düşünüyor?

Milli iradenin bir temsilcisi, milli iradenin bir başka temsilcisinin anayasal haklarını kullanamama konusunu” büyüklerinin bileceğini” düşünüyorsa yazıklar olsun o milli iradeye!