İSTİFAN ŞART MIYDI PAPA?

ABD Katolik kiliselerinde papazlardan çocuklara yönelik cinsel tacizler nedeniyle açılan davalarda zarar görenlere ödenen tazminat, milyar doları aşmış ve bir çok piskoposluk bu nedenle iflas etmiştir.

Sadece ABD de değil, Avustralya’da, Yeni Zellanda’da, Kanada’da vb. de bu tür davalar görülmüştür.

1994 te Arjantin’de 47 gencin uğradığı cinsel saldırı gazetelere yansımış,1995 te Kardinal Hans Hermann Groer bu şekilde suçlandığından Viyana Başpiskoposluğundan ayrılmak zorunda kalmıştır.

O tarihten bu yana bu ülkede yüzden fazla katolik papazı, cinsel istismar nedeniyle mahkum olmuşlardır.

Papa 16 ncı Benedict’in istifasında, başında bulunduğu Katolik Kilisesine bağlı tapınaklarda gerçekleşmekte olan bu rezaletlerin etkisinin bulunduğu kuşkusuzdur.

Peki, Papa, öncülleri gibi, insanları çeşitli yollardan yıldırıp susturarak yerinde kalamaz mıydı?

Pekala kalabilir, bu olaylardan bahsaçan köşe yazarlarına, “Ülke gerçeklerinden kopuk ahkam kesiyorsunuz !” ya da “Bunu isbat edemeyen namerttir !” diyebilir, konu üstünde fazlaca duranları da “terör örgütlerine üye olmakla” suçlar ve tüm bu kepazeliklere rağmen daha uzun süre tahtında kalmayı sürdürebilirdi.

Neden böyle değişik bir yol tutmak zorunda kaldı?

Bir fıkra ile açıklıyorlar: Papa’nın bilmemkaçıncı yüzyıl giysileriyle dolaşan İsviçreli muhafızlarından biri, her sabah Papa’nın kapısını çalar,”Papa Hazretleri saat 6 ! “dermiş. Papa bu sözü “Biliyorum Evladım!” diye yanıtlarmış.

-Bu gün günlerden Salı ve hava güzel, kuşlar cıvıldıyor!

Papa, bütün bu sözlere hep ”Biliyorum Evladım!” diye cevap verirmiş.

İsviçrelilerden biri sıkılmış, yıllardır süren bu yalakalığın,”Her şeyi biliyorum !” safsatasının artık son bulmasının gerektiğini düşünmüş, bir sabah ”Saat 6, günlerden Cuma, hava güzel” dedikten ve her söylediğine “ Ben zaten biliyorum!” cevabını aldıktan sonra,”B.k biliyorsun” demiş, “Şu anda saat 7, günlerden Salı değil Perşembe, hava da güzel değil berbat!” ve istifasını bastırıp uzaklaşmış oralardan.

Demek ki bütün mesele yalakalıktan vazgeçmektir! Bir Çin atasözü,”Yalakası azalan müstebid* yerinde uzun süre kalamaz!” der.

“Despot” diye çevirebilir, isterseniz “diktatör” de diyebilirsiniz.