ÜÇ ALABALIK

Daha demin geçti buralardan yalnızlık
Usulca gülümseyiverdi
Sesleniverdim peşinden
Haykırdım
Aniden kayboluverdi

Çok eskilerden kalmadır bu ağ
Fadime ile örmüştük
Bir Korkuteli masalında
Altmışlarda
Baştan aşağıya bölünmüştük
O zamanlar ormanı bile koruyanlar vardı
Bizi düşmana karşı kollayanlar vardı
İki lokma ekmek, soğan ile
Koskoca sofrayı donatanlar vardı

Şimdilerde bakıyorum
Oltaya karşı koymazsa
Üç alabalık
Ben anca doyuyorum
Bu yüzden terketti oğul
Hayali İstanbul’da iki evmiş
Kollayamıyorum
Ansızın göçüp gitti Fadime
Gül bahçesi gibiydi
Koklayamıyorum

Bir tanıdık yolumu kessin
Bi’ hatır sorsun diye yaşıyorum
Olur da
Bi’ misafir gelirse
Korkuteli’nde hiç yaşamadıklarımı bile
Upuzun anlatıyorum