“SİLAHLARA VEDA” YOK

Etraftaki iyimserlik havası, “akan kanlar durdu, artık analar ağlamıyor” söylemleri, çok garibime gidiyor, içimi bayıltıyor ve kendi kendime hep şu soruyu soruyorum:

-PKK’nın “eli kanlı terör örgütü “olduğu, adını telaffuzun dahi neredeyse abdest bozduğu günlerden bu yana amacında herhangi bir değişiklik meydana geldi mi?

Sorunun yanıtı açıktır:

-Ne münasebet!

O zaman hemen şu soru giriyor gündeme:

-Yani her şey aynı mı?

Bunun da cevabı açık:

-Tabii ki, değil amaçlar değişmemiştir, ama yöntem değişmiş, talepler siyasetle ileri sürülmeye başlanmıştır.

İkisi arasındaki fark muazzamdır. Bunu görmezden gelmek gaflet olur.

Nasıl oldu da bu noktaya geldik sorusunun yanıtı da açıktır:

-Örgüt, otuz yıllık mücadeleden sonra, istediklerini silah zoruyla elde edememiş, taktik değiştirmiştir.

Şimdiye kadar taktik, Türkiye’yi bölmek için TSK’yı silahla yenmekti. Ama olmadı.

Peki PKK TSK’nın sırtını yere getiremedi de, TSK PKK’nınkini getirdi mi?

O da olmadı.Ne PKK amacına silahla erişti, ne TSK silahla PKK’yı yok edebildi.

Bu durum, iki tarafın da, barışçıl görüşmeyi silahlı mücadeleye yeğlemesine yol açtı.

***

Silahlı mücadele yerine siyasi müzakereyi tercih edip, desteklemek hem vicdan , hem de akıl borcudur.

Bu yüzdendir ki,ilke olarak müzakere sürecine karşı olmak akıl karı değildir.

Ama siyasal mücadele veya müzakerenin kalıcı adil bir barışa yol açabilmesi için de, tarafların hepsinin çıkarlarına az çok yanıt getirecek koşulların oluşturulması gerekir.

Bunun için de, neyin müzakere edildiği, masada oturanların her birinin konuşurken, neyi telaffuz ve de kimi zaman ima ettiğinin iyi bilinmesi gerekir.Yoksa ya bir sonuca varmadan silaha dönülür veya aksak barış yüzünden savaş – barış diyalektiği işler yine silahlar konuşur.

Önceki gün Karayılan basın toplantısı yaparak açıkladı:

-Çekilme 8 mayıs günü başlayacak

Kimileri açıklamadan olmadık müjdeler çıkarıp, zil takarak oynadı:

-Silahlara veda.

Daha Apo’nun Nevruz bildirisi Diyarbakır’da okunduğunda “silahlara veda “denmişti.

Oysa ne 21 mayıs, ne de 26 nisan açıklamasında yer alıyor silahlara veda.

***

Karayılan PKK lıların silahlarıyla çekileceklerini açıkladıktan sonra, aslında silah bırakmalarının ancak 3. aşamada yaşama geçeceğini söylüyor. O da, daha oraya varmadan henüz 2. aşamada, korucular özel timler silahlarını bırakmaları koşuluyla.

Kısacası şu anda silahlara veda yok, 2- 3. aşamalarda PKK’nın istekleri karşılanırsa, silahlara o zaman veda edilecek.

Şimdilik PKK silahını bırakmadan, sınır dışına çekilecek, orada ne kadar kalacak, o belli değil.

Doğrusu, desteklenmesi gerektiğini belirttiğim çatışma yerine görüşme yönteminin geri dönülmez bir sürece dönüşüp dönüşmediği de henüz kesin değil.

27 nisan itibariyle kesin olan, terör sorununda silahlı eylemler döneminin hiç değilse bir süreliğine müzakere yöntemine bırakması için kimi PKK militanlarının sınır ötesine çekilmeye 8 mayısta başlayacaklarıdır.

İkinci belli olan husus ise,bu çekilmenin tamamlanmasıyla birinci aşamanın bitip, köklü siyasal sosyal, idari ve anayasal reformları içeren 2. ve ardından da, bu değişikliklerin toplumsal bünyeye ve de bölgeye sindirilmesini öngören 3. aşamanın geleceğidir.

Bütün taleplerin somut olarak gündeme geleceği dönem,yani her şey şimdi başlıyor.

Bu dönemde herkes uyanık olmalı, konuşurken ne söylendiğini ne ima edildiğini açıkça kavrayabilmeli ki, gerçekten kalıcı ve adil çözüme ulaşılabilsin.