FAZIL SAY YENİDEN YARGILANIRKEN…

"Fazıl Say Yeniden yargılanacak"… Haberi çeşitli kaynaklardan okudum. Aklımda soru işaretleri: Neden , nasıl, vb.? Akın Atalay’a sordum, anlattı daha iyi anladım.

Fazıl Say, 10 yıl hapse mahkum edilirken, "hükmün açıklanması geri bırakılmıştı.." (Aslında bu bile kendi içinde tutarsızlık ve de saçma sapan bir çelişki: Hükmü hem açıklıyor, hem de açıklanmasını geri bırakıyor! Hukuk dili böyle bir şey!) Özetle 5 yıl içinde ayni "suçu" (tırnak içinde "ayni suçu" ) işlerse hapis cezası uygulanacaktı… Bence bütün bu süreçte en korkunç olay da bu. Sadece Fazıl Say’a değil, bu ülkede yazan, çizen, düşünen, karşı çıkan, kul olmayı ret eden herkese verilen bir gözdağıydı bu. Bir tehdit, bir baskı unsuruydu. Ayağını denk al, bizim gibi düşünmezsen, seni de yola getirmeyi biliriz demekti!

Şimdi ne Olacak

Şimdi, Fazıl Say’ın, daha doğrusu avukatının bir üst mahkemeye yaptığı itiraz, kabul edildi. Yargıç Yaşar Yetiş özellikle şu noktaları vurguluyordu. "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" Fazıl Say’a sorulmamıştı. Usulen bu geri bırakmayı isteyip istemediği sorulmalıydı…. Ayrıca dava açılmasına neden olan Ali Emre Bukağalı, ayni zamanda Fazıl Say’ın talebinin reddi için dilekçe vermişti. Bu usul yasasına aykırıydı. Ve Yargıç raporunda şunlara yer veriyordu: "Sadece İslam dinine mensup diye" bu kişinin davaya katılamayacağı… "Yargılama yapacak hakimin İslam dinine mensup olması halinde davanın tarafı olacağı"… Şikayetçi şahsın "sadece ihbarcı olabileceği," ; bu şahsın" taleplerinin incelenmeksizin reddi…"

Şimdi yeniden yargılanmada, on yıl hapis hükmü veren ilk hakim değişmeyecek. Belki de yine ayni kararı verecek. Ama hükmün açıklanması geri bırakılmazsa, o zaman temyiz, Yargıtay yolu açılacak. Hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar yolu var…

Haydi bakalım, içeride ve dışarıda rezil olmaya devam!

Fazıl Say’ı dinlerken

Sevgili Okurlar, bu yazıyı yazarken Fazıl Say’ın "Hezarfen Ney Konçertosu"nu dinliyorum. Muhteşem… " İstanbul Senfonisi"yle birlikte CD kayıtları yeni çıktı. Sırada öteki eserler var. "Mezopotamya" ve "Universe" senfonilerinin de CD olarak piyasaya çıkmasını bekliyorum.

Anımsayacaksınız, Fazıl Say’a 10 yıl hapis hükmü çıkar çıkmaz. Osman Kavala’yla birlikte bir imza destek kampanyası başlattık. 48 Saatle sınırladık. Çok büyük bölümü sanatçı, yazar, müzisyen, eleştirmen ve bilim insanlarından oluşan 1111 imza… Basına dağıtılmasında Banu K. Zeytinoğlu İletişim seferber oldu. (Teşekkürümüz sonsuz) Her görüşten gazetenin özellikle internet ortamında haberimiz yer buldu. Haberi her kullanan, kendi seçtiği isimleri öne çıkardı. 48 Saat ve kampanya sonlandığı halde hala tepkiler, mektuplar, şiirler gelmeye devam ediyor. Tüm imzaların neden yayınlanmadığını soranlara yanıt: gazete sayfalarının yetmeyeceğidir. Duygu ve düşüncelerinizi elbet Fazıl Say’a info@fazilsay.com adresine bildirebilirsiniz.

Bu arada Fazıl Say ne mi yapıyor? İki havaalanı arasındayken telefonla konuştuk: Sağlığı yerinde. Çalışmaya devam. Nisan ayı boyunca yurt dışında tam 15 konser verdi. 30 Nisan’da Viyana’da konseri var. Sonra Türkiye ile hasret gidermece: 5 Mayıs’ta İstanbul, 7 Mayıs’ta İzmir, 20 Mayıs’ta Ankara konserleri… Her gittiği yere insanlığı taşımaya devam ediyor hala…