AZİZ NESİN YAŞASAYDI…

Geçtiğimiz günlerde Çankaya Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Mizah Festivali, Aziz Nesin Ankara’da başlığını taşıyordu.
Yirmi yıl önce yitirdiğimiz dünyaca ünlü mizah yazarımızın ardından, Türkiye’de “Tam Aziz Nesin’lik” dediğimiz azizlikler hiç eksik olmadı.

Ustası Aziz Nesin’in mizahı, yaşamı, hakkında açılan davaları, mahkûmiyetleri, ortak anıları, paylaştığı anekdotları konuklara aktaran gazeteci ve mizah yazarı Mert Ali Başarır izleyicilere bir sürpriz yaptı.

Konuşmasının son bölümünü “Aziz Nesin bugün yaşasaydı, gündemdeki konuları mizahının süzgecinden nasıl geçirirdi?”ye ayırdı.
İzleyicilerin Aziz Nesin’e sormak istediği soruları, ustasının izinden giden çırak olarak onun üslubuyla, onun yerine yanıtladı. İşte o sorular ve Mert Ali Başarır’ın Aziz Nesin’lik yanıtları:

Aziz bey, ‘Akil insanlar’ için ne düşünüyorsunuz?

Atanmış akil olmaz bir defa. Zaten muteber olan ‘akil adam’ değil, ‘müstakil adam’dır. Kadirizm, ne yapacak? Sevgili Kadir, biliyorsunuz setlerde kadın oyuncuları hep motive eder. Bu çözüm süresince Kadir İnanır, Türkleri mi motive edecek, Kürtleri mi aktive edecek? Peki, Orhan Baba hangi şarkıyı söyleyecek? Kana kulluk edene/ Yazıklar olsun… Bu kan duracak. Kızılay’ın stoklarında bile bu kadar kan yok.

***

Fazıl Say’ın mahkumiyetiyle ilgili görüşleriniz, Aziz bey?

Sayın başbakan her tarafa saydırıyor. Demek ki sıra Fazıl Say’a gelmiş. Fazıl ‘İstanbul Senfonisi’ besteleyeceğine, ‘Kanal İstanbul’ üzerine bir prelüt çalışması yapsa, işte sana akil adam… Duydum ki, pisküvitçi Devlet Bahçeli, prelüdü duyunca ‘Fazıl Say, flüt de mi çalıyormuş?’ diye sormuş. Fazıl’a ‘Hırt’ demiş, başbakan yardımcısı Bülent Arınç. Fazıl da Sayın Arınç’a ‘Pırt’ dese, hava kötü kokacak. Zaten Türkiye’de siyasilerin zırt, pırt konuşması sadece bize özgü.

Fazıl’ın babası da müzisyen… Başbakan ‘beni meşgul etme Fazıl… Babanı da al git’ diyebilir, bence.

Seçimlerde %10 barajı ve yeni anayasa için ne diyeceksiniz?

Yüzde 10 seçim barajı artık günümüzün ihtiyaçlarını karşılamıyor. Ben bunu daha 82 Anayasası zamanında söylemiştim. Türkiye’nin yüzde 60’ı demiştim… Hatta günümüzde bu yüzde 70’lere 80’lere çıkabilir.

Başkanlık sistemi için yorumunuz?

Başkanlık sisteminde pay ne olacak, payda ne olacak? Tam başkanlık sistemi mi? Yarı başkanlık sistemi mi? Eşcumhurbaşkanı gibi bir format mı? Yani yüzde 50 Gül, yüzde 50 Erdoğan, yoksa ‘barış geçirmiş, genişletilmiş başkanlık’ olarak 1/5 oranı mı söz konusu? Paydalar nasıl eşitlenecek?

‘Rektifiye ediyoruz’ diye Çankaya’nın çanını kaldırırlar, amplifiye ederek hoparlörlü hale getirirler. Yakında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nı da lağvederler. Yerine Cumhurbaşkanlığı Hafız Alayı’nı kurarlar. Başına da Pennsylvania Polis Akademisi’nden bir mürit atarlar, olur biter!

***

4+4+4 eğitim sistemini nasıl buluyorsunuz?

Bu taktik 5+5 cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra geliştirildi. Hatta Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyonu’ndan da görüş alınmış. Fakat onlar ‘3+1 rodoşose’, ‘4+1 verandalı’, ‘geniş salonmanjeli 5+1’ şeklinde görüş bildirdiklerinden, konuya pek adapte olamadıkları anlaşılmış. Zaten İdris Naim Şahin de bu terminolojileri ‘Kürtçe’ sandığından federasyonu hemen ötekileştirip, itiraz etmiş. Aslında 4+4+4 loto gibi bir şey. Yani 5+1’i, 13+1’i andırıyor. Ya tutarsa hesabı…

Hükümet önce 4-4-2 düşünmüş. Komprador Fatih Terim buna itiraz etmiş, “4-3-1-2 olsun” demiş. Sonunda mutabakatla 4+4+4 düzenine geçilmiş. Otomobil sektörü de hükümeti desteklemek için 4x4x4 cip üretmeye başlayacakmış.

Başbakan Erdoğan’ın 3 çocuk ısrarı için ne düşünüyorsunuz?

4 hanım alındıktan sonra seri üretime de geçilebilir!

(Devam edecek)

“Sorma Atam halimizi
Hal mi kaldı anlatacak
İşte geldik, dizindeyiz
Yata yata çok yorulduk
Tatil yaptık, izindeyiz.

AZİZ NESİN (10 Kasım 1968)

“G” NOKTASI

Mert Ali Başarır, 1981’den öteye 13 yıl süreyle Cumhuriyet’te röportaj yazarlığı yaptı, Cumhuriyet Dergi için “Anket Defteri” ve “Ayıptır Sorması” köşelerini hazırladı. Daha sonra Yeni Yüzyıl, Güneş ve Posta gazetelerinde çalıştı, televizyon programları yaptı. Pek çok ödülü olan bir gazeteci ve mizah yazarıdır. Yayınladığı üç kitaptan sonuncusu, “Faili Meçhul” (Cinius Yayınları, 2011) başlığını taşır.

Sizden 3 yazılık tatil izni isteyecektim ki, karşıma MAB çıktı. Röveşata köşesini yokluğumda boş bırakmak yerine, onun nehir röportajına açtım. Yanda birinci bölümünü okuduğunuz röportajda, Mert Ali Başarır zaten Aziz Nesin’in yerine cevaplar veriyor, bu durumda da benim yerime Röveşata’yı yazıyor, oldu!

Umarım sonucu beğenirsiniz. Beğenmezseniz, yapacak bir şey yok, çünkü izindeyim!

26 Mayıs Pazar günü, kendi sözcüklerimle karşınızda olacağım. Öz, hakiki ve yaş imzalı yazılarımı çok çok özlemenizi dilerim…