REYHANLI, REYHANSIZ VE İNSAFSIZ

Hayat’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 Cumartesi günü 13:55’te meydana gelen “ikiz patlama” ile Türkiye, Suriye’deki krize bir adım daha yaklaştı.

Suriye’de olaylar başladığında “Arap Baharı komşuya geldi” diye yorumlayanların dünyadan ne kadar habersiz oldukları henüz belli olmamıştı.

Beşşar Esad’ın da Tunus, Mısır benzeri bir operasyonla devrileceği umudu yaygınlaşıyordu. Ama işler hiç de hesaplandığı gibi gelişmedi.

2013 Mayısında artık açık olarak görülüyor ki, Suriye’de bir özgürlüm mücadelesi yok. Tam tersine yeterli işgal yeteneğine ulaşamamış bir dış güç ile Suriye arasında ateş gücü yüksek bir savaş var: Suriye işgale karşı direniyor!

Son yıllarda “uluslararası toplum” diye cilalı ifadelerle takdim edilen ABD-İngiltere-Fransa-Almanya ve onların çevresinde halkalanan Batılı devletler, kestaneleri ateşten almak için kiralık katillerden oluşan bir “özgürlük ordusu” oluşturdular.

Ama bunların yeterli disiplini yok. Çünkü sahici bir ordu değiller. Ortak ideolojileri, ilkeleri falan da bulunmuyor. Dünyanın değişik ülkelerinden ve bölgelerinden toplanıp getirilmiş katillerin ortak paydası ise para!

İdeolojileri yok ama fiyatları var!

Bastır parayı istediğini yapsınlar…

Yazdıklarımız afaki şeyler değil. BBC bir süre önce Türkiye’de yaptığı çekimleri Reyhanlı Faciasından sonra yayınladı. Sınırın Türkiye tarafındaki laboratuar ekipmanlarıyla üretilen el yapımı bombalar sınırın öte tarafında resmi binaların havaya uçurulmasında kullanıyordu.

Hatta Suriye’ye karşı savaşanlar bomba yapımında ne kadar “başarılı” olduklarını göstermek için BBC ekibine bir de gösteri yapıyorlar. Bombalanan bina ağır tahribata uğruyor, yerde de koca bir çukur meydana geliyor.

Bu bilgileri 14 Mayıs günü sütununda aktaran Can Dündar şöyle devam ediyor:

-Reyhanlı’da olana ne kadar benziyor değil mi?

Olayla ilgili yapılan resmi açıklamalar da evlere şenlik. Devletin emniyet ve istihbarat birimleri bombalamadan önceki 10 günü neredeyse dakikası dakikasına bildiklerini ifade ediyorlar:

  • Bombalama ile ilgili 8 Mayıs 2013 günü saat 16:00’da Hayat Emniyet Müdürlüğü’ne gelen ihbar telefonunda bombalama için bütün hazırlıkların yapıldığını bildiriyor.
  • İki araç ile eylem yapılacak.
  • Hatay Emniyeti bu bilgiyi MİT’e ve Jandarma’ya aktarıyor.
  • Teknik takip başlatılıyor. Ancak Reyhanlı’da Mobese sistemi olmadığından sonuç alınamıyor. (Hay aksi şeytan?!!)
  • MİT merkezden Hatay bölgeye uyarı gönderiyor: Bombalama olacak!
  • Hayat MİT’i bu bilgileri Hayat Emniyetine eylemden 15 saat önce iletiyor. Hem de yazılı olarak.
  • Eylemde kullanılan araçlara bomba konulacak “zula” yerini imal eden oto tamircisi bile tespit ediliyor.

Peki, sonra ne oluyor?

Reyhanlı havaya uçuruluyor! Devletin bu konu ile ilgili birimleri oturup yazdıkları senaryo tadındaki iç yazışmalarını gazetelere servis ediyorlar: Biz her şeyi biliyoruz!

O zaman neden önlemediniz?

Bu soruyu Türkiye’deki bütün büyük eylemlerden sonra soranlara iyi gözle bakılmıyor?

İçinde devletsel organizasyonların olmadığı hiçbir büyük eylem başarıya ulaşamaz.

İster Reyhanlı olsun, ister reyhansız… Sonuç değişmez. Yapılanların tek gerçeği var:

-İnsafsız!