ŞİİRLE YAŞAMAK

İki milyon nüfuslu Slovenya… Yugoslavya Federal Cumhuriyeti’nden ilk ayrılan (1991); Avrupa Birliği’ne kendi bahçesine girermiş gibi katılan (2004); zenginliğini Tito döneminde en çok yatırımın buraya yapılmış olmasına ve de nüfusunun küçüklüğüne bağlayan (birilerinin kulakları çınlasın!); muhteşem doğasıyla insanın aklını başından alan bir ülke.

Uluslar arası PEN Yazarlar Birliği, yıllık toplantılarından birini burada Bled kasabasında yaptı. Bir yandan dünyada düşüncelerinden, yazdıklarından, söylediklerinden dolayı hapsedilen, baskı gören, zulme uğrayanlar için neler yapılabileceği konuşulup tartışılırken bir yandan da farklı ülkelerden gelmiş şairler, yazarlar, düşüncelerini, eserlerini, çalışmalarını paylaştı…

Bugün Pazar. Sizi toplantı notlarına boğmayacağım. Önümde neredeyse Adriyatik kıyılarına uzanan Alp Dağlarının en güney ucu yükseliyor. Dağların eteğinde Bled gölü. Yeşilin binbir tonu, mavi sulara yansıyor. Kestane ağaçlarında “şamdanlar” açmış, çimende papatyalar… Çamlarla çınarlar sarmaş dolaş…

Sadece başkent Lubliana’da değil, en minik kasabada bile mutlak birkaç “Şair Evi”, “Yazarlar Odası” var. Sokaklar, alanlar kültür insanlarının adını taşıyor Şair, yazar ve müzisyenlerinin evleri, turizmin kaçınılmaz durakları….

“Bizim hiçbir zaman ordumuz , askerimiz, silahımız olmadı, ama kitaplarımız, şiirlerimiz, müziğimiz hep oldu” diyen ev sahiplerimizin hemen hemen hepsi şair.Bol bol şiir dinliyor, şiir yiyor, şiir içiyor, şiir yaşıyoruz…

Buraya geldiğimden beri duyduğum bir şiir günlerdir aklımı ve yüreğimi terk etmiyor. En iyisi onu sizinle paylaşayım.

Ülkenin ünü şairlerinden Boris Novak’ın “Kararlar” adlı şiiri : (Mia Dintinjana’nın İngilizce çevirisinden Türkçeye şöyle çevirebilirim:

KARARLAR

İki sözcük arasından
daha sessiz olanını seç.

Söz ile sessizlik arasından
dinlemeyi seç.

İki kitap arasından
daha tozlu olanını seç.

Gökyüzüyle yeryüzü arasından
bir kuşu seç.

İki hayvan arasından
sana daha çok gereksineni seç.

İki çocuk arasından
ikisini de seç.

Daha az ve daha çok kötülük arasından
hiçbirini seç.

Umutla umutsuzluk arasından
umudu seç:
Taşıması daha güç olacağı için…

EVİM

Şimdi bir de gelin İzlandalı Şair Sigurdur Palsson’a kulak verelim: “Evim” adlı
şiirini “İşte benim edebiyat manifestom” diyerek okudu: Siz de o niyetle okuyun:

“Evimin eksiği yok gibi
Bacası yok –buna alışırsınız-
Duvarları yok, duvara asılı tabloları da
Bunu da kabullenirsiniz artık.

Evimin eksiği yok gibi
Bacası yok
Bu nedenle , şimdilik tütmüyor
Duvarları, pencereleri yok,
Kapıları da…

Ama evim rahattır
Lütfen içeri girin
Geçin şöyle oturun
Korkmayın
Sofraya buyurun
Birşeyler yer,
Ekmeği şarabı paylaşırız
Yüreğimizde bir ateş yakarız

Lütfen içeri girin
İster kapıdan
Ya da pencereden
Dilerseniz duvardan…”

Yüreğinizdeki ateşin hiç sönmemesi; evinizin kapısını hep açık tutmanız dileğiyle, iyi Pazarlar!